Blog Arşivleri

Waters’dan Çocuklar Yararına Şarkı

‘The Child Will Fly’ adlı yaklaşık bir buçuk yıl önce Şili Arjantin konserleri sırasında Latin Amerika ülkelerindeki çocukların sağlığı ve bakımıyla ilgilenen bir vakıf için Roger Waters’ın hazırladığı şarkı ve klip görücüye çıktı.
Bu yazının geri kalanını okuyun

This Heaven Türkçe Çevirisi

All the pieces fall into place when we walk these fields
Buralarda yürürken tüm parçalar yerine oturmaya başladı Bu yazının geri kalanını okuyun

See Emily Play Türkçe Çevirisi

Bak Emily Oynuyor
(Barrett)

Emily tries but misunderstands, ah ooh
Emily deniyor ama anlamıyor

She often inclined to borrow somebody’s dreams till tomorrow
Sık sık yarına kadar birilerinin hayallerini ödünç almak için yatar

There is no other day
Başka bir gün yok

Let’s try it another way
Başka yolla deneyelim

You’ll lose your mind and play
Aklını kaybedeceksin ve oynayacaksın

Free games for may
Bedava oyunlarla

See Emily play
Emily’i oynarken gör

Soon after dark Emily cries, ah ooh
Karanlıkta Emily ağlar

Gazing through trees in sorrow hardly a sound till tomorrow
Ağaçlar arasında gözlerini gezdirir acıyla, sesi çok az duyulur yarına kadar

There is no other day
Başka bir gün yok

Let’s try it another way
Başka yolla deneyelim

You’ll lose your mind and play
Aklını kaybedeceksin ve oynayacaksın

Free games for may
Bedava oyunlarla

See Emily play
Emily’i oynarken gör

Put on a gown that touches the ground, ah ooh
Yere değen bir rop giy

Float on a river forever and ever, Emily
Nehirde yüz, sonsuza dek Emily

There is no other day
Başka bir gün yok

Let’s try it another way
Başka yolla deneyelim

You’ll lose your mind and play
Aklını kaybedeceksin ve oynayacaksın

Free games for may
Bedava oyunlarla

See Emily play
Emily’i oynarken gör

See Emily Play şarkısı Pink Floyd’un ikinci single’ıdır. Barrett, şarkıyı uyuşturucular sonucu gördüğü bir kızdan etkilenerek yazdığını söyler. Daha sonra ise bunun doğru olmadığını iddia eder. Asıl Emily, Pink Floyd’u UFO Club’ta izlemeye gelen Emily Young adlı bir kızdır.

Şarkının kayıtlarından sonra Barrett şarkının yayınlanmasına karşı çıkar çünkü şarkının piyasaya yönelik bir şarkı olduğunu düşünmektedir. Barrett’teki şöhrete karşı duruş bu single kaydedilirken ortaya çıkmıştı. Kayıtlarda Barrett’i ziyarete gelen arkadaşı David Gilmour, Barrett’teki değişimi ilk kez o zaman farketmiştir.

Şarkı, Pink Floyd’du İngiltere listelerinde üst sıralara çıkarmış ve daha da ünlü yapmıştır. Şarkı kapağını Syd Barrett kendisi hazırlamıştır. Ayrıca kendine has Zippo çakmakla slide tekniğini bu şarkıda kullanmıştır.

Syd Barrett’in kendi için önemli bir idol olduğunu söyleyen David Bowie şarkıyı 1973 tarihli Pin-ups albümünde yeniden yorumlamıştır. Barrett’in anısına Red Hot Chili Peppers gitaristi John Frusciante bir konserinde bu şarkıyı yorumlamıştır.

Şarkının bir klibi vardır ancak Syd Barrett’in gruptan ayrıldığı ve yerine David Gilmour’un geldiği kadroyla çekilmiştir.

vikipedia.com’dan alınmıştır.

Arnold Layne Türkçe Sözleri

Arnold Layne had a strange hobby
Arnold Layne’in garip bir hobisi vardı

Collecting clothes
Kıyafetleri biriktirmek

Moonshine washing line
Ayışığı sınırı yıkıyor

They suit him fine
Ona yakışıyorlar

On the wall hung a tall mirror
Duvarda uzun bir ayna asılı

Distorted view, see through baby blue
Bozuk görüntü, bebeğin maviliğinden görünen

Oh, Arnold Layne
It’s not the same, takes two to know

Aynı değil, artık bilmek için iki kişi lazım
Two to know, two to know

İki kişi, iki kişi
Why can’t you see?

Neden anlamıyorsun?
Arnold Layne, Arnold Layne, Arnold Layne, Arnold Layne

Now he’s caught – a nasty sort of person
Şimdi yakalandı – pislik bir adam

They gave him time
Ona zaman verdiler

Doors bang – chain gang – he hates it
Kapılar çaldı – zincir takıldı – ondan nefret ediyor

Oh, Arnold Layne
It’s not the same, takes two to know
Aynı değil, bilmek için iki kişi lazım

Two to know, two to know
İki kişi, iki kişi

Why can’t you see?
Neden anlamıyorsun?

Arnold Layne, Arnold Layne, Arnold Layne, Arnold Layne

Don’t do it again
Bir daha yapma öyle

http://ceviri.alternatifim.com”den alınmıştır.

Lucy Leave

(İlk Floyd şarkılarından 1966)

Leave, when I ask you to leave, Lucy
Git, sana gitmeni söylediğimde, Lucy

Please, far away from me, Lucy
Lütfen, benden uzağa, Lucy

Oh, go little girl
Oh, git küçük kız

Seen, is (oh so) broken up about you, Lucy
Gördün, sana kırıldım, Lucy

Mean, treat me and done me harm, Lucy
Kötü, davrandın ve bana zarar verdin, Lucy

Been, in love with you and your charms, Lucy
Aşık oldum sana ve çekiciliğine, Lucy

Oh, go little girl
Oh git küçük kız

I’m in love with you, Lucy
Sana aşığım, Lucy

You got my heart
Kalbimi çaldın,

You got my heart, oh no!
Kalbimi çaldın, oh hayır!

You tear me apart
Beni parçalara böldün

You just won’t let me go
Beni hiç bırakmıyorsun

You hold on so tight, so tight I just can’t breath
Sıkıca tutundun, o kadar sıkı ki nefes alamıyorum

Now Lucy leave, Lucy
Şimdi Lucy git, Lucy

Leave, when I ask you to leave, Lucy
Git, sana gitmeni söylediğimde, Lucy

Please, far away from me, Lucy
Lütfen, benden uzağa, Lucy

Oh, go little girl
Oh, git küçük kız

Seen, is (oh so) broken up about you, Lucy
Gördün, sana kırıldım, Lucy

Yeah!
Evet

Go.
Git!

Relics – Türkçe Sözleri

Paintbox – Boya Kutusu

(Wright)

Last night I had too much to drink
Dün gece çok fazla içtim

Sitting in a club with so many fools
Birçok aptalla barda otururken

Playing to rules
Kuralları oynayarak

Trying to impress but feeling rather empty
Etkilemeye çalışıyordum ama onun yerine boş hissediyordum

I had another drink
Bir içki daha aldım

Drink – a – drink – a – drink – a – drink
İç iç iç iç

What a way to spend that evening
O akşamı geçirmek için ne güzel yol

They all turn up with their friends
Herkes arkadaşlarıyla döndü

Playing the game
Oyunu oynayarak

But in the scene I should have been
Ama sahnede olmalıydım

Far away,
Uzaklarda

Away – away – away – away – away
Uzaklarda da da da

Getting up, I feel as if I’m remembering this scene before
Kalkıyordum, bu sahneyi önceden hatırlıyor gibiyim

I open the door to an empty room
Kapıyı boş bir odaya açtım

Then I forget
Sonra da unuttum

The telephone rings and someone speaks
Telefon çalıyor ve biri konuşuyorShe would very much like to go out to a show
Kız konsere gitmek ister gibiydiSo what can I do – I can’t think what to say
Ne yapabilirim, ne diyeceğimi düşünemiyorumShe sees through anyway
İçimi okuyor nasılsa

Away – away – away – away – away
Uzaklarda da da da

Out of the front door I go
Ön kapıdan çıktım dışarı

Traffic’s moving rather slow
Trafik yavaş ilerliyordu

Arriving late, there she waits
Geç geldim, işte orada bekliyor

Looking very angry, as cross as she can be
Çok kızgın bakıyor, ne kadar olabilirse

Be – a – be – a – be – a – be – a – be
Olabilirse olabilirse sese

Getting up, I feel as if I’m remembering this scene before
Kalkıyordum, bu sahneyi önceden hatırlıyor gibiyim

I open the door to an empty room
Kapıyı boş bir odaya açtım

Then I forget
Sonra da unuttum

Biding My Time

(Waters)

Wasting my time,
Zamanımı harcıyorum

Resting my mind
Aklımı dinlendiriyorum

And I’ll never pine
Ve asla özlemeyeceğim

For the sad days and the bad days
Üzgün ve kötü günleri

When we was workin’ from nine to five.
9’dan 5’e çalıştığımız günleri

And if you don’t mind
Ve aldırmazsan

I’ll spend my time
Zamanımı harcayacağım

Here by the fire side
Burda ateşin yanındaIn the warm light and the love in her eyes.
Ilık ateşte ve gözlerindeki aşkla

And if you don’t mind
Ve aldırmazsan

I’ll spend my time
Zamanımı harcayacağım

Here by the fire side
Burda ateşin yanında

In the warm light and the love in her eyes.
Ilık ateşte ve gözlerindeki aşkla

http://ceviri.alternatifim.com”den sitesinden alınmıştır.