David Gilmour – Live at Pompeii İzlenimleri

Geçen yıl olay yerinde izlenimlerimi yazıya dökmemiştim ama filmini de şimdi sinemada izleyip geldikten sonra bir kaç fikrimi paylaşayım istedim.

Waters’ın Sean Evans’ı varsa Gilmour da kendine Gavin Elder’ı var. Bu adamlar bizim gibi Floyd fanları için büyük nimet. Zira 70lerde video kayıtlara öcü gibi baktıkları için görsel malzeme üretmekte çok çekingen davrandılar. Neyse ki artık işin görsele dayandığını kabullendiler. Eminim Waters’ın 2017-2018 turnesinden de böyle bir yapım oluşturulacaktır.

Filmi izlerken Floyd mükemmeliyetçiliğine her yeni performansta gelişen teknolojinin büyük etkisini ve ses kalitesindeki gelişimi de gözlediğimizi fark ettim. Floyd müziği her çağda etkisini biraz daha artırıyor. Bu konuya sonra döneceğim.

Film konser versiyonundan yedi parça eksik olarak hazırlanmış.

Box set halinde yer alacak dokümanterden kısa bir bölümün başlangıçta yer alması benim ilgimi çekti.

Floyd/Gilmour/Waters konserlerinin bir klasiği olan girişteki efektif seslerin film ve videolara niye konulmadığını anlamıyorum. Bence aslında gayet etkileyici bir bölüm.

5 AM’den sonra Rattle That Lock, Claire de Luna’dan sonra Pharrell Williams – Happy girmesi kadar alakasız. (Örnek değiştirilebilinir ama anladınız)

Ardından What Do You Want… ‘oh bee nihayet bir gram Floyd’ dedirtip rahatlatıyor.

Ses mühendisliği yapmış ve canlısını izlemiş biri olarak konser sırasındaki ‘The Great Gig In The Sky’ performansı tam anlamıyla kaotik duyulurken sinema versiyonunda gayet derli toplu idi. Gilmour, iyi müzisyenler iyi şarkıcılar ile iyi işler yapmak isterken Floyd’un kozmik etkisinden uzaklaşıyor. Waters’ın vokalistleri Lucius’un bu parçada daha iyi olduklarını düşünüyorum.

Başta değindiğim teknoloji – Floyd bağı konusuna dönersek One of These Days performansının 1988 Momentary turnesinde stadyumdaki inanılmaz enerjiyle yürek hoplatan etkisine bir daha hiç bir canlı veya videoda ulaşamadığımı fark ettim. Artık izlediklerimiz daha net ve temiz ama yarattığı etki konusunda şüphem var.

Birebir plaktaki gibi çalmayalım diyen David Gilmour, söz konusu olan ‘Shine On You Crazy Diamond’ ise ne kadar haklıdır?

Konser ‘anahtar teslimi kanırtılır’ diyen Gilmour’un alamet-i farikası Comfortably Numb eden solosuyla bilet, herşeyi unutturur.

Belki bir kaç şey daha vardır ama unuttum geç oldu.

#DavidGilmour #liveatpompeii #pinkfloyd #akmerkez #cinepink

A post shared by PinkFloydTürk (@pinkfloydturk) on

 

pftn hakkında

PinkFloydTurk.Net admini, Floyd fanı, müziksever, eski ses mühendisi.

14 Eylül 2017 tarihinde Blog içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: