Genesis – Supper’s Ready Açıklaması 2. Bölüm

2. Bölüm;The Guaranteed Eternal Sanctuary Man – Güvenilir Ebedi Din(tapınak, ibadethane) Adamı

[Aşıklar iki kişinin egemenlik sürdüğü bir kasabaya gelirler; bunlardan ilki iyiliksever bir çiftçi (12), ikincisi ise oldukça yüksek disiplinli bilimsel bir din’in kurucusudur. Bu kişi “Güvenilir ebedi din adamı” olarak bilinmeyi seviyor ve ateş ile savaşmaya elverişli gizli bir maddeye sahip olduğunu söylüyor.(13) Bu gerçek dışı, doğru değil, saçmalık ya da diğer bir deyişle; bir yalan.]

Tarlasına bakan bir çiftçi biliyorum.
Temiz suyla, bütün hasat işini kendi halleden.
Ateş ile uğraşan bir itfaiyeci biliyorum.(14)
Siz, görmüyor musunuz o hepinizi kandırdı.
Evet, O yine geldi, görmüyor musunuz o hepinizi kandırdı. (15)
Getirdiği huzura ortak olun
Kira kontratını imzalayın. (16)
O süpersonik bir bilimadamı,
O güvenilir ebedi din adamı.
Bakın, dediklerime bakın diye seslenir( konuşma yaptığı topluma karşı )
Ve bütün çocuklarımız yollarını birçok kez şaşırdılar
Eminim ki getirdiğim huzura ortak olacaksınız (der)
El ele,
Et ete (17)
Ve birde kaşık dolusu mucize ile (18)
O güvenilir bir ebedi tapınak.
Seni sallayacağız, sallayacağız küçük yılan.(19)
Seni rahat ve sıcak tutacağız

12* Aşıkların boyut değiştirerek veya zamanda yolculuk yaparak bir şekilde kendilerini buldukları bu kasabayı yöneten iki kişiden ilki masum iyiliksever bir çiftçi olaran tanımlanmış.

13* Kasabayı yöneten ikinci kişi ise oldukça şüpheli duruyor. Yönettiği kasabada herhangi bir ateş veya yangın problemi bahsedilmemesine rağmen ateşi söndürmeye oldukça elverişli bir maddeye sahip olduğundan bahsederek kendini masum çiftçiden bir adım öne atmak istiyor. Kim bilir belkide kasabanın tek lideri olmak için ileride bu kasabayı kendi elleriyle ateşe verip, insanları onun ateşi söndürmek için elverişli olan malzemesini zorla kullanmalarını sağlayıp ve bu şekilde onların güvenini kazanıp kasabanın tek lideri olma gibi bir planı vardır.

14* Bir önceki satırda geçen “su” kelimesinden hemen sonraki satıra “ateş” kelimesini ekleyerek aralarındaki zıtlığı veya bu iki kişinin bu kasabaya aynı anda liderlik yapmalarının ne kadar imkansız olduğu anlatılmak isteniyor. Güçlü su ateşi söndürür aynı zamanda güçlü ateş suyu buharlaştırarak yok eder. Dikkat etmemiz gereken bir diğer nokta ise paylaştığım videoda Peter Gabriel’ın tamda bu satırı okuduğu esnada başına geçirdiği “dikenli taç” Aşıkların yani şarkımızın anlatıcısının şarkının bir bölümünü bu dikenli taç ile okumasını üç şekilde görebiliriz; Birinci görüş; Taç tek kişinin egemenlik sürdüğü yerlerde liderlerin başında bulunan bir eşyadır ve onların orada bulunan en yetkili kişi olduklarını sembolize eder. Şarkımızdaki dikenli taç tek kişinin egemenlik sürdüğü herşeye karşı çıkar gibi adeta ve dolaylı yoldan yine İngiltere krallık sistemini eleştiriyor diyebiliriz. Bu taçı dini açıdan ele alacak olursak; İncil’e göre İsa’nın başına onun çarmıha gerildiği esnada bir dikenli taç geçiriliyor ve onu çarmıha geçiren ve İsa’nın onlara liderlik etmesine karşı olup ona inanmayan insanlar onun başına bir dikenli taç geçirip ona hakaret ediyorlar. İkinci görüş; şarkımızın anlatıcısı başına İsa’nın giydiği ve İsa’yı sembolize eden taçı takarak İsa’yı ve dolaylı yoldan diğer tüm tek kişinin egemenlik sürdüğü dinleri eleştiriyorlar. Üçüncü görüş; şarkımızın anlatıcısı başına İsa’nın giydiği taçı giyerek İncil’de bahsi geçen ve gelecek bir zamanda dünyaya gelip kendini İsa olarak tanıtacak olan sahte peygamberi (İslam’da Deccal diye geçer) eleştiriyor diyebiliriz.

15* Not 11’de belirttiğim İsa’nın çarmıha gerildikten sonra gelecekte bir vakitte yeniden hayata döndürüleceği kısmı anımsattı. Bu satır not 14’te belirttiğim ikinci görüşü destekler nitelikte.

16* Kasabada yetkili olan ikinci kişiyi not 14’te belirttiğim birinci görüşü düşünerek ele alırsak bu kira kontratı olayını zamanında bazı kilisilerin cennetten arsa satıp para kazanma olaylarına bağlayabiliriz.

17* Gland kelimesinin sözlük anlamı; “insan vücudundaki sıvı salgılayan çeşitli organlara verilen genel isim” ülkemizde olduğu gibi ana dili ingilizce olan ülkelerde de oldukça yaratıcı insanlar bulunuyor ve bu kelime genel anlamından oldukça uzaklaşarak mastürbasyon kelimesinin genel bir argo karşılığına dönüşüyor. Genel olarak “Hand to gland” kelimesi kullanılıyor mastürbasyon kelimesinin argosu olarak ve şarkı sözlerinde Hand to hand kelimesinin hemen ardına gland to gland eklenerek bizlere alttan alttan bu kelimenin argo karşılığı vurgulanıyor, çok kafa yordum bu iki satırı nasıl çevirsem diye, böyle birşey uyarladım.

18* Aynı ayarda devam edersek bu kaşık dolusu mucizeyi sperm olarak görmemiz pek mümkün. Kasabayı yöneten ikinci kişi yani Garantili Ebedi Din Adamı’nın insanlara bakış açısını ve içindeki sapıkça duyguları açığa çıkarıyor bu satırlar.

19* Rock kelimesinin 1.anlamı; sallamak 2.anlamı; taşlamak. Yılan ise İncil’in ilk suresi olan “Genesis” türkçesi “Yaratılış” olan ayette karşımıza çıkıyor. Tanrı Ademi topraktan yaratır ve onu bahçesine yerleştirir, bahçenin ortasında isimleri Yaşam Ağacı ve İyi ile Kötüyü Bilme Ağacı olan iki ağaç vardır, Tanrı, Adem’in bu ağaçlardan ikincisinin meyvesini yemesinin yasak olduğunu ve yediği gün kesinlikle öleceğini söyler. Bir süre sonra Adem’in kaburga kemiğinden Havva’yı yaratır Tanrı, aradan geçen bir süre sonra bahçeye bir yılan gelir ve Havva ile konuşup onu yasaklı ağacın meyvesinden yemesi konusunda teşvik eder, bu olaydan sonra Tanrının bahçesinden çıkarılıp Tanrı tarafından lanetlenir Adem ile Havva. Bu kısım bir grup çocuk tarafından söyleniyor şarkıda, ve oldukça popüler çocuk tekerlemelerinden biri. Kelimelerin ilk anlamını esas alarak okuduğumuzda çocuklara hayvan sevgisi aşılayan bir tekerleme gibi gözüküyor fakat kelimenin ikinci anlamı ile okuduğumuzda tekerleme nefret kusuyor adeta ve bu tarz tekerlemeleri o yaşta çocuklara ezberletip okutmak ne kadar doğru ? Nursery Cryme albümündeki Musical Box isimli şarkının eleştirdiği konunun devamı niteliğinde bu kısım – Musical Box şarkı çevirisi ve analizini paylaşmıştım grupta, yorum olarak yine paylaşıyorum okumak isteyenler için- ) Bir sonraki satırdaki sıcak kelimesi ise yılanı yani şeytanı cehennemde yakmak anlamına gelebilir ikinci anlamında okunduğunda.

3. Bölüm; Ikhnaton and Itsacon and Their Band of Merry Men – Ikhnaton ve Itsacon ve Neşeli Adamlar Çetesi  (20)
[Aşıklar, bir emir ile yer altından çıkmayı bekleyen gri ve mor ile örtülenmiş birilerini görürler. G.E.D.A’nın emri ile dünyanın bağırsaklarından gelip yeryüzüne fışkıran bu ordu G.E.D.A’nın dininin ofisinden temin edilen “Sonsuz Hayat Lisansı” na sahip olmayan tüm herkese saldırmaya başlar…] (21)

(Gerçek) Yüzlerimiz dinlenirken,(diğer-sahte) yüzlerimize duygular (sahte duygu maskeleri) giydiriyoruz, (22)
Batının çocuklarını görmek için uzun yollar yürüdük (23)
Fakat yerin altında, savaşmak için hazır konumda bekleyen koyu tenli bir ordu gördük. (24)
Savaş başladı, onlar harekete geçti,
Barış için düşman öldürüyoruz… bang bang bang, bang bang bang… (25)
Duygularımı zaptedemediğim için bana mükemmel bir iksir veriyorlar. (26)
İyi hissetmeme rağmen içimdeki bir his ibadet kapsülünü aktive etsen iyi olur diyor. (27)
Gün kutlama günüdür, düşman kaderi ile buluştu.
Sevinmemiz ve dans etmemiz için savaş komutanımızdan emir geldi. (28)

20* Dördüncü Amenhotep, Ikhnaton ve Akhneton isimleri ile bilinen firavun, Mısır yeni dönem 18. Hanedanın bir firavunudur. Milattan önce 14.asrın başlarında dünyaya gelen Amenhotep babası öldükten sonra tahta geçti. Hükümdarlığının 5. Senesinde geleneksel çok tanrılı Mısır dinini yasaklayarak tek tanrılı Aten – ya da Aton – dinini kurdu. Amenhotep ismi ile dünyaya gelen firavun, kurduğu bu tek tanrılı dinden sonra ismini “Aten’in hizmetkarı” anlamına gelen Ikhnaton ismi ile değiştirir. Ikhnaton, tarihçiler tarafından ilk monoteist, ilk bireysel kişilik ve ilk bilim adamı – güvenilir ebedi din adamının süpersonik bilimadamı olarak isimlendirilmesini açıklar gibi – olarak bilinir. Öte yandan Nicholas Reeves’in yazdığı “Ikhnaton; Mısır’ın Sahte Peygamberi” isimli kitabında Ikhnaton’un bu tek tanrılı dine geçip kendi adını da “Aten’in hizmetkarı” yani kendisini kendi kurduğu sahte dinin peygamberi olarak görmesinin amacı olarak insanların en zayıf noktası olan “inanç” konusunda onlara hükmedip, söylediği her kelimeyi onlar için kutsal olan bir varlığın söylediğini iddaa ederek aslında Ikhnaton’dan çıkan bu fikirleri sorunsuz şekilde halka onaylatmakdır diyebiliriz.

Itsacon kelimesi her ne kadar Ikhnaton tarzı kulağa Mısır firavun isimlerini anımsatsa da o isimli herhangi bir firavun ismi yok ve İngilizcede de herhangi bir anlama sahip değil, Gabriel yine bir kelime oyunu yapıyor ve “It’s – a – con” olarak parçalara böldüğümüzde “Bu bir kandırmaca-sahtekarlık” diye çevirisi yapılıyor bu kelimenin. Peter Gabriel’ın aktarmak istediği fakat şarkının şarkının içerdiği kimilerine göre suç olarak tanımlanan bu görüşler Gabriel’i kelime oyunları kullanarak bu fikirlerini gizli gizli dinleyicilerine iletmesine neden oluyor, böylelikle şarkıyı herhangi bir yasaklama olmadan yayınlayabiliyor. Neşeli Adamlar Çetesi ise hepimizin bildiği ünlü İngiliz halk hikayesi olan “Robin Hood” da adı geçen ve Robin Hood’a yardımlarıyla bilinen bir grup. Hikayeye göre Haçlı seferine çıkan Kral Richard’ın yokluğunda tahtı ele geçirip ülkeyi sömüren Prens John ile hizmetkarı Nothingam Şerif’ine karşı çıkmaya çalışıyor bu neşeli adamlar çetesi. Kral Richard İngiltere’ye dönünce bu neşeli adamlar çetesini hizmetine alıp onlara birer ünvan ile onurlandırmıştır diye geçiyor hikayede. Bu çete her ne kadar iyilik için savaşmış gibi gözüksede aslında gücü tamamen bir kişide toplayan krallık sistemine fayda sağlamaktan başka birşey yapmıyorlar aslında. Buradaki eleştiri ise gücü tek elde toplayan Krallık sisteminin Ikhnaton’un yarattığı tek tanrılı sistem ile gücü tek elde toplaması arasında bir fark olmaması ve böylelikle eski İngiltere Krallık sistemine de çaktırmadan bir eleştiri yapıyor gibi Peter Gabriel.

21* Buradan itibaren Güvenilir Ebedi Din Adamı’nı kısaltarak G.E.D.A. olarak yazacağım. Sonsuz Hayat Lisansı’nı G.E.D.A’nın ofisinden satın almayanlara karşı bir savaş başlatıyor yüce G.E.D.A. Yine Not 14’deki üç görüşü esas alarak üç ayrı şekilde yorumlayabiliriz burayı. Şarkının bu bölümü tek tanrılı dinlere karşı daha çok eleştiri içerdiğinde not 14’deki ikinci görüşü ele almak daha mantıklı burada, örnek olarak hristiyanlık dininde Tanrı’ya inanmayan tüm insanlığın kıyamet gününde Tanrı tarafından öldürülmesi. Diğer iki görüş ile de yorumlamak mümkün tabi.

22* Aşıklar yani şarkının anlatıcısı şarkının 2. Bölümünde “ Ateş ile uğraşan bir itfaiyeci biliyorum” dediği esnada Peter Gabriel’ın dikenli taçı takması ile bakış açısına göre not 14’deki üç olasılıktan birine dönüşmüştü, Peter Gabriel bu satırlarda hala o dikenli taçı takmaya devam ediyor yani not 14’deki üç olasılıktan birini eleştirmeye devam ediyor anlatıcılarımız. Bu satırda ise anlatıcımız tarafından eleştirilen bu kişilerin iki yüzlü oldukları vurgulanıyor.

23* Bu kısmı tam olarak bir yere bağlayamadım fakat Russell Freedman
tarafından yazılmış “Children of the Wild West” isimli bir kitap varmış, aramızda bu kitabı okuyanlar olduysa bir fikir üretebilirler.

24* Bu kısımı söyledikten sonra Peter Gabriel kafasındaki dikenli taçı çıkarıyor ve eleştirdikleri kişileri eleştirmeye ara veriyorlar. Bu satırlardan sonra gelecek satırları aşıkların G.E.D.A’nın başlattığı savaş içinde karşılaştıkları durumu bize aktarırlarken göreceğiz.

25* Aşıklar canlarını kurtarmak yani ölmemek için G.E.D.A’nın ofisinde satılan Sonsuz Hayat Lisansı’nından edinirler ve G.E.D.A’nın başlattığı savaş içinde onlar da bulunur ve Sonsuz Hayat Lisansı’na sahip olmayan topluluğa karşı savaşmaya başlarlar isteksizce.
26* Bu savaşa sadece ölmemek uğruna katılan aşıklarımız doğal olarak savaşın şokunu üzerlerinde yaşıyorlar ve bunu gören savaş arkadaşları onlara G.E.D.A’nın muhtemelen yeni icatlarından biri olan ve savaş şokunu ya da onca insanı öldürmenin verdiği vicdan azabını üzerlerinden kaldıran yani onları adeta G.E.D.A’nın emrinde bir robota çeviren bir iksir veriyorlar. Bu iksiri sembolik olarak Hristiyanlık gibi tek tanrılı din kitaplarında geçen ve o kitaplara inanan insanların din tarafından doğru gösterilip aslında insanlığa sığmayan şeyler yapmalarının – o din’e mensup olmayan insanların öldürülmesi buna verilebilecek en büyük örneklerden birisi İncil’de – din adı altında yasallaştırılarak o din’e inanan insanların bu insanlığa sığmayan hareketleri yaparken vicdan azabı çekmelerini önlemek yada vicdan özgürlüklerini tamamen kaldırıp onları birer kuklaya çevirmesi olarak görebiliriz.

27* Aşıklar ibadet kapsüllerini aktive ederek yani kendilerini G.E.D.A’nın din’ine inanıyormuş gibi göstererek G.E.D.A ve onun çeşitli iksirler ile robotlaştırılmış ordusu tarafından farkedilmemeyi ve onlardan zarar görmemeyi amaçlıyorlar. Bu ibadet kapsülü sembolizmi ile inanç özgürlüğüne göndermede bulunuyor şöyleki bir topluluk düşünün ve bu topluluğun yüzde yüze yakını A dinine inanıyor olsun, bu topluluk içinde A dinine inanmayıp B dinini seçen birde azınlığımız olsun, burada bu azınlıkların dinlerini özgür olarak yaşayıp hayatlarına diğer A dinine inanan insanlar ile aynı ölçüde devam ettirmesi ne kadar mümkün olabilir ? Bana göre şu yaşadığımız çağda bu oldukça imkansız duruyor.
28* Savaş sonlanır ve G.E.D.A’nın istediği şeyleri yerine getirmeyen topluluk öldürülür. G.E.D.A’ya koşulsuz tapan topluluk ise kendilerine özgün duygularını bile kaybetmiş durumdadırlar artık, komutanları yani G.E.D.A onlara sevinin dediğinde sevinen üzülün dediğinde ise üzülen bir robota dönüşmüştürler.

4. Bölüm; How Dare I Be So Beautiful? –  Çok güzel olmaya nasıl cesaret edebilirim?
[Savaş sonrasında ortalığı inceleyen cesur aşıklarımız kendi simasına bakakalmış kasvetlice birini görürler. Aşıklar alışılagelmedik bir transmutasyona şahit olurlarken sudaki kendi yansımaları onları içine çeker.]

Savaşın oluşturduğu kaos ortamında amaçsızca dolaşırken,
İnsan etinden oluşan bir dağ ardından
Hayat dolu, yeşil çimenlerin ve yeşil ağaçların bulunduğu bir yaylaya doğru tırmanıyoruz (29)
Küçük bir figür havuz kenarında oturuyor,
Bazı kasap aletleri kullanılarak bedenine “insan pastırması” yazısı damgalanmış.
O figüran sizsiniz
Sosyal sigorta bu çocuğa baktı.
Narcissus bir çiçeğe dönüşürken onu saygıyla izledik. (30)
Çiçek mi ? (31)

29* Onca masum insanın G.E.D.A tarafından öldürülmesinden sonra hikayemizin anlatıcıları olan aşıklarımız bir şekilde oradan kurtulmanın yolunu bulurlar ve uzaklarda kimsenin bu olup biten olaylar hakkında bilgi sahibi olmadığı bir veya bu olayları görmezden geldikleri bir yaylaya doğru yola çıkarlar.

30* Narcissus Yunan mitolojisinde adını nergis çiçeğine, kendini beğenmiş bencil insanlara takılan “Narsist” isimli lakaba ve tıp dünyasında kullanılan “Narkoz” a vermiş oldukça ünlü bir karakterdir, hikayesi ise şöyle; Kendine âşık olanlara aldırmayıp, onları karşılıksız bırakan ve çok güzel bir peri kızı olan Ekho, bir gün avlanan bir avcı görür. Narkissos adındaki bu avcı çok yakışıklıdır. Ekho bu genç avcıya ilk görüşte âşık olur. Ancak Narkissos bu sevgiye karşılık vermeyerek, peri kızının yanından uzaklaşır. Ekho bu durum karşısında günden güne eriyerek, kara sevda ile içine kapanarak ölür. Bütün vücudundan arta kalan kemikleri kayalara, sesi ise bu kayalarda ‘eko’ dediğimiz yankılara dönüşür. Olimpos dağında yaşayan tanrılar bu duruma çok kızar ve Narkissos’u cezalandırmaya karar verirler. Günlerden bir gün av izindeki Narkissos susamış ve bitkin bir şekilde bir nehir kenarına gelir. Buradan su içmek için eğildiğinde, sudan yansıyan kendi yüzü ve vücudunun güzelliğini görür. O da daha önce fark edemediği bu güzellik karşısında adeta büyülenir. Yerinden kalkamaz, kendine âşık olmuştur. Sudaki yansımasını öpmeye kalkışır ve su onun öpmesiyle dalgalanıp sudaki simasının kaybolduğunu gören Narcissus susuz kalma pahasına da olsa o suya bir daha dokunmaz ve kendi güzelliğini izlemeye devam eder, bunun sonucunda susuzluktan ya da kendini beğenmişlikten ölür ve Tanrılar Narcissus’u bir nergis çiçeğine dönüştürürler, çiçek onun tam öldüğü noktada büyümeye başlar.

Hikayemizin anlatıcıları, kendini beğenmiş ve bencil olarak tanımlanan,dünyada olup biten hiç birşeyi umursamayan, dışarda savaşlarda onca masum insan ölürken evde bunları televizyon karşısında izleyen, bana dokunmayan yılan bin yaşasın deyip o sosyal sigortalı işine hergün sabah 8 akşam 5 gidip gelen ve emekli olma hayali ile yaşayan geri kafalı ve robotlaştırılmış bu figüre insan pastırması adını takar ve bu figuran sizsiniz diyerek bizi tamda burada hikayenin içine alır ve belkide en büyük eleştiriyi bize yapar..

 

Aptullah Kalınparmak

pftn hakkında

PinkFloydTurk.Net admini, Floyd fanı, müziksever, eski ses mühendisi.

7 Kasım 2016 tarihinde Blog içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: