David Gilmour’un 1990’daki Gerçeküstü Türkiye Macerası

Şu daha önce gördüğümüz David Gilmour’un Türkiye fotoğrafının hikayesini toparlamaya çalışıyorum ama henüz başaramadım. Zira taraflarla uzun bir akşam muhabbeti gerektiriyor ve aynı şehirlerde olmadığımız için tüm hikayeyi kısa vadede toparlayamayacağız. Ancak iki şahit ile telefonlaşarak teyid ettiğim kısa bir özeti dahi ilgi uyandırıyor, şimdi sizlere onu paylaşayım:

 İlk kez yayınlayacağım bu fotoğrafta görmüş olduğumuz Gilmour’un solundaki  müzisyen Turgay, en soldaki Alman kız arkadaşı ve en sağdaki Atıl bey bisikletleriyle 1990 yılı Haziran ayı civarı ellerinde gitarlarla güney turuna çıkarlar. Patara gezileri biktikten sonra Kalkan’a dönmek için anayola çıkıp o güzergahta geçen minibüsleri beklerler. Gelen minibüslerden birinin şöförü özel birine hizmet verdiği için duramayacağını söyler. Minibüs biraz ilerlerken şöförün omzuna içerdeki birinin eli arabayı durdurması için dokunur. Biraz ilerleyen minibüsten bir baş çıkar ve sorar ‘Müzisyen misiniz?’

Ekipteki kız hemen tanır ve sorar:
– ‘Sen David Gilmour değil misin?’
Adam ‘Evet’ diye yanıtlar.
Çocuklar müzisyen olduklarını söyledikten sonra Gilmour onlara nereye gittiklerini sorar. Kalkan’a gideceklerini söylerler. David Gilmour onlara şöyle der, ‘Ben şimdi Patara’ya giriyorum, 1-2 saat gezeceğim, eğer döndüğümde yine burada olursanız sizi götürürüm.’

Ona ‘tam şurada olacağız’ diye cevap verip duracakları yeri gösterir. David’in minibüsü Patara’ya doğru sapar. Olayın şokunu yaşayan ekip yerlerinden kıpırdamadan güneşin altında beklemeye başlar. Bu süre içerisinde Patara kavşağına başka otostopçular da gelir. Gruba başkaları dahil olmasın diye yeni gelen otostopçular için arabaları kendileri durdurarak yollarlar. Gerçekten de iki saat orada bekledikten sonra Gilmour’un minibüsü görünür ve ekibi alır, Kalkan’a geçerler.

Kalkan limanında 4-5 saat birlikte içerler, sohbet ederler ve hatta fotoğrafta görüldüğü gibi gitar çalarlar. Hatta bizim ekiptekiler Gilmour’a Julia Dream çalarlar. Gilmour ise şaşırır. ‘Bunun akorlarını nerden buldunuz? Yıllardır hiç çalmadım ben bunu’ der. Bilindiği gibi Floyd’un konserlerde hiç çalmadığı parçalardan biridir. Daha sonra Gilmour da gitarı eline alır onlara bu meret nasıl çalınıyor gösterir. Hikayenin kısa versiyonu bu. Birlikte geçirdikleri o süre içerisinde neler olduğu ise inşallah daha sonra hazırlayabileceğimiz bir yazı konusu olacak.

David Gilmour'un Kalkan Sohbeti

Kendi ülkenizde David Gilmour’a otostop çektiniz mi siz hiç?

27 yıl sonra yeni fotoğraflarla hikayenin birinci ağızdan videosu

pftn hakkında

PinkFloydTurk.Net admini, Floyd fanı, müziksever, eski ses mühendisi.

14 Eylül 2016 tarihinde David Gilmour, Haberler, Merak Edilenler içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 3 Yorum.

  1. Rüştü Cüneyt

    Bir şeyi beğenmenin ve onu tanıtmanın sadece facebook da sayfa açıp habire youtube linki vermek olmadığını adanmışlığınızla gösterdiniz. Bravo.

    Beğen

  2. Ayıptır söylemesi; 1990 da David Gilmour’a Marmaris’de albüm kapağını imzalatmıştım. Hala durmakta evde.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: