Atom Heart Mother’ın Perde Arkası Hikayesi

David Gilmour, Pink Floyd’un Atom Heart Mother albumünü ‘bir dolu saçmalık… o zamanlar meteliğe kurşun atıyorduk’ diye tanımlıyor. Grup arkadaşı, Roger Waters, ondan aşağı kalmayarak eğer birisi bu zamanda ondan bu albümü çalmasını isterse ‘Bunun kötü bir şaka olduğunu’ söyleyeceğini açıkladı.

Gerçekten de Pink Floyd’un iki lideri bu önemli albümü dışlamakta çok hızlı davrandılar. Plak bir yüzünü tek şarkı kaplaması, kapakta sanatçı adı ve albüm adı gibi hiç bir açıklama olmayan ilk İngiliz albümü niteliğini taşır. Bunlara ilaveten stereonun yanında quadrofonik mikslenmiş ilk Floyd albümü olması özelliği de bulunuyor. Ayrıca grup ilk kez bu çalışmada dışarıdan destek alarak 23 dakikalık parçasını Ron Geesin ile birlikte yazmıştır. Bütün bunların neticesinde İngiltere listelerinde 1 numaraya ulaşan ilk Pink Floyd albümüdür.

Atom Heart Mother albümü Pink Floyd’un Barrett sonrası halsizliğinden kurtulmaya başlayıp kendilerine çok başarılı yeni bir yol bulmaya başladıkları ilk çalışma oldu. Ne basit saykodelik bir pop çalışma ne de prog gösterişine sahip olmayan, net bir şekilde düşünülmüş, kimi zaman bocalayan, ne klasik ne rock olarak tanımlanamayacak, bunların çok dışında bir çalışma olmuştur. Kimi zaman kararsız, sıkıcı, kimi zaman çekici, kimi zaman problemli ama tarz olarak tamamen özgün bir albümdür. İkinci yüzde üç ayrı grup üyesinin üçer dakikalık şarkısı, bitişte çoğunlukla Nick Mason’un hazırladığı ses efektlerinden oluşan parçayla sonuçlanır. İskoç avangard müzisyeni Ron Geesin’in büyük katkılarıyla hazırlanan yapım Floyd’un ‘sanatsal müzik yaratıcısı’ ününü pekiştirip sınıf atlatan bir çalışma olmuştur.

Türk Baskı Atom Heart Mother plağı

İlk Türk baskı Atom Heart Mother plağı

Şimdilerde Ron Geesin albüm hakkında “Şurası kesin ki hepimiz onun hakkında ne düşünürsek düşünelim plağın kendine ait bir hayatı var’’ diyor.

Nick Mason ile ilk defa 1968 yılında tanışmış olmasına karşın Geesin, rock müzikle ilgilenmediği için Pink Floyd’u da o güne kadar hiç duymamış. Bu ilgisizliği “Kendi tutkularımla ilgilendiğim için çok meşguldüm’’ diye açıklıyor. Bunlar kendisinin ‘Dadaistik patlama’ olarak adlandırdığı tek kişilik şovuna ilaveten, teyp ve elektronik cihazlarla yaptığı radyo, TV, filmler ve tamamen kategorize edilemez olarak nitelendirdiği kendi sanatsal proje çalışmaları olmuş.

Fakat Geesin’i Atom Heart Mother albümünün yapımına asıl iten şey Roger Waters ile yaptığı çalışmaydı. “Biz birlikte çalışıyorduk ama samimiydik demeyeyim çünkü o kadar samimi değildik,” diyor Geesin. “Çok istekliydik ve çok alternatif düşüncelerimiz vardı. Bunları yemek partileri gibi etkinlikler gerçekleştirdikçe birbirimizde daha fazlasını gördük. Derken birlikte golf oynamaya başladık. Bu bir çeşit terapi gibiydi.”

Geesin Waters’ı hazırlamakta olduğu film yapımcısı Roy Battersby’ın sıradışı dökümanteri The Body de kendisine yardımcı olması için (gaz çıkartma, iç çekme, ağır nefes sesleri eşliğinde) davet etti. Pink Floyd’da kendisini bir sonraki albümde boğulmuş hisssettiğinde, müzikal olarak kendilerini kurtarmaları için bu kez Waters Geesin’i davet etti.

The Amazing Pudding adını verdikleri tümü birbirine bağlanan beş adet isimsiz enstrumal parça üzerinde demo çalışmaları yaptılar. Fakat grubun turneye çıkması gerekiyordu ve yeni albümde ne yapacakları hakkında kararsızdılar. “Sadece arka plan enstrumanlar hazırlandı ve grup bununla ne yapacağı hakkında net bir fikir oluşturamadı” diyor Geesin. “Ancak EMI baskı yaptığı için mutlaka bir şey yapmaları gerekiyordu. Ayrıca kendi egoları da bunu zorluyordu. Bununla birlikte yaptıkları tüm turnelerden yorgun düşmüşlerdi. Nasıl ayakta kalabildikleri merak konusudur.”

Geesin Notting Hill’deki bodrum katında sık sık 1970’in terleten sıcağında soyunarak elinde hiç bir şey olmadan çalışmaya başladı. “Hiç biri nota okur yazarı olmadığı için eldeki materyallerle benim uğraşmam gerekiyordu ve bu yüzden şanslıydım. Rick ve Nick sonuna doğru geldiler ve çok kısa olarak ilk temanın bir kaç notasını, korodan bir kaç ölçüyü ve nasıl başlayabileceğini dinlediler.”

Geesin daha sonra çalışmayı Epic olarak adlandırdı. Çalışma bu haliyle 1970 Haziran ayındaki Bath Festival ilk kez sergilendi. Bir ay sonra İngilizlerin ünlü DJ’i John Peel Radyo 1 kanalında yayınlamak için parçanın adını istediğinde Geesin, Waters’ın dikkatini Evening Standard’da yer alan  ‘ATOM HEART MOTHER NAMED’ adındaki kalbine nükleer pil taktıran kadın haberine çekti. Waters sadece parçanın adı değil tüm albümün adı ve konsepti olarak bunu benimsedi.

Atom Heart Mother'in adını aldığı gazete kupürü

Atom Heart Mother albümünün adını aldığı haber yazısı

Geesin bu konuda şimdi “Kimse ne anlama geldiğini bilmiyordu, sadece kulağa güzel gelmişti” diyor. Waters, Amerikalı caz piyanisti Earl ‘Fatha’ Hines’dan esinlendiği kendi önerisini ise giriş bölümü için kullandı Father’s Shout.(Breast Milky ve Funky Dung ise kapaktan esinlenerek konulan isimlerdi.) Geesin bugün artık albüm kayıtlarında Abbey Road’da geçen bir kaç olaydan başka bir şey hatırlamıyor. En büyük sorunu ise orkestra kayıtlarında yaşamış.

“Neredeyse bir felaketti, çünkü nefesli grubu zor müzisyenlerden oluşuyordu ve ben o şekilde çalışmaya alışık değildim. Bunlar EMI’nin kendi adamlarıydı ve pek yardımcı değillerdi. Kibirli klasik müzikçi tiplerinin en kötüleriydiler. Ve ben klasik kökenden gelmediğim için: ‘Biz bunu yeriz!’ havasındaydılar. Gerçekten de neredeyse yaptılar. Neyse ki ayarlanan koro şefi John Alldis bir gün öncesinden geldi ve müdehale etmeyi önerdi. “Bu öyle bir anda oldu ki en öndeki kornacıya yumruk atmak üzereydim” diyor Geesin.

Daha gerilimsiz buna karşın tarihi bir an da Abbey Road’un bir başka stüdyosunda kendi solo albümü için çalışmakta olan Syd Barrett’in birden gelişiydi.

“Ara verdiğimiz sırada göründü” diye hatırlıyor Geesin. “Uzun paltosu ile içeri süzülüp bir kaç kez etrafta dolandı ve yok oldu. Birisi: ‘Bu Syd Barrett’ dedi. Ben kim olduğunu bile bilmiyordum. Belli belirsiz eski bir üyeleri olup ayrıldığı fikrine vardım hepsi bu. Onun yetenekli biri olduğuna, pek çok iş yaptığına dair hiç bir fikrim olmadı, sadece oradaydı ve sonra yok oldu.”

Pink Floyd kariyerini yok eden eski lideriyle bir şekilde bir araya geldiği bu sıralarda

Andy Warhol İnek Duvar kağıdı

Andy Warhol’un İnek Duvar kağıdı çalışması

EMI yetkilileri Atom Heart Mother albümünün tamamlandığını öğrendiler. Hipgnosis’de şaşkın bir idareci kapağı sadece görende: ‘Bunlar ne sığır mı?’ önerisi yapan tasarımı hazırladı. Gerçekte ise Storm Thorgerson, Andy Warhol’un daha önce yayınlanan ve Potter’s Bar’ın dışına kadar süren ‘inek duvar kağıtlarından’ etkilenmişti, böylece gördüğü ilk ineği fotoğraflamıştı.’ Neticede albüm Ekim 1970’da yayınlandı ve İngiltere’de doğruca 1 numara oldu. Geesin o sıralarda bu konuda ne düşündüğünü sorduklarında insanları bunun farkında olmadığına ikna etmeye çalıştığını ama düşününce bunun memnun edici olduğunu söylemiş.

Ancak albümle ilgili farklı yorumlar geldiğini de hatırlıyor. “Kupürleri hala arşivimde saklıyorum. Tabi albümün ikinci yüzünün benimle bir ilgisi yoktu” diyor bu yüzden yorumların tümünü üstüne alınmamış. Fakat bugün artık olaydan 42 yıl sonra çok farklı tarafların bir araya getirerek kendilerinden daha büyük, ilginç bir çalışma yarattıklarını düşünüyor.

Film yönetmeni Stanley Kubrick albüme adını veren parçayı A Clockwork Orange filminde kullanmak istedi, ancak parçanın filmin hangi bölümünde kullanılacağı konusunda anlaşılmaz Kubrick ile inatçı Waters arasında çatışma çıkınca görüşmeler kesildi.

Konserler sırasında da her ne kadar parçanın alt yapısı hazır olsa da grup sahne performansı sırasında yanlarında götürdükleri koro ve nefesliler grubuyla çok sıkıntı yaşamış. Bunun farkına vardıklarında ‘kolaj’ kısımları keserek parçayı 15 dakikaya indirgiyor ve o şekliyle konserlerin ana bölümünü Dark Side Of The Moon oluşturana kadar çalmaya devam ediyorlar.

2008 Haziran ayında, Geesin, Atom Heart Mother’ı Londra’daki Chelsea Festivalinde İtalyan tribute grubu  Mun Floyd ile sahneleyeceği zaman Gilmour uzatılmış 30 dakikalık versiyonuna katıldı. “Ben sadece üç hafta önce Fransa’ya geldim, nefesliler mükemmeldi. Tam anlamıyla harika bir şekilde seslendirildi. Yani böylece sürecek…”

Classic Rock’ın 190. sayısından alınmıştır.

Albümün tümüyle ilgili detaylı bilgileri buradan okuyabilirsiniz.

Albümün kapağının hikayesi

pftn hakkında

PinkFloydTurk.Net admini, Floyd fanı, müziksever, eski ses mühendisi.

27 Ağustos 2016 tarihinde Merak Edilenler, Pink Floyd Klasörü içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: