Meddle

Ali Tayyip Karaca’nın Kartonet adlı radyo programında Meddle albümünü tanıtırken yaptığı konuşmanın metni.

Müzikle zihinleri buluşturan frekans 101.7 radyo a’da ben Ali Tayyip Karaca. Her hafta bir başka albümün izini süreceğimiz Kartonet’in ilk bölümüyle karşınızdayım. İlk bölümüzün konuğu 1971 çıkışlı Meddle albümüyle Pink Floyd oluyor. Pink Floyd hayatımda çok özel bir yere sahip ve Meddle albümü de Dark Side Of The Moon, Wish You Were Here, The Wall gibi albümler kadar bilinmese de Pink Floyd’un en özel albümlerinden biri ki müzik dünyasına en büyük damgayı vurmuş gruplardan olan bu topluluğun efsane 4’lüsü de benimle aynı fikirde. Grup üyeleri gibi pek çok kişi de Pink Floyd’un kendine özel kokusunu ilk kez meddle albümünde bu derece yoğun hissettirdiğini düşünüyor. Bundan önceki albümlerinde 1969 yılında yaşadığı zihinsel çöküş sebebiyle gruptan ayrılmak zorunda kalan Syd Barrett’in stiline daha yakın tarzda müzik yapan Pink Floyd, bu albümle kendi tarzını yakalamak konusunda en büyük adımı atmış. Roger Waters albüm için “empatinin başlangıcıydı” derken, David Gilmour da “tam olarak yolumuzu bulmuştuk” diyor. Bu albüm adeta tüm zamanların en çok dinlenen rock müzik albümü The Dark Side of the Moon’a giden kapının açılışı niteliğinde. Meddle ismi madalyon’la burnunu sokmak kelimelieri arasında yapılmış bir kelime oyunundan türemiş.
Bütün bunların yanında bir çok yeni tekniğin kullanıldığı bir albüm oldu Meddle, müzik dünyasında açtığı çığırın sebeplerinden biri de bu.

Albümün ilk şarkısı One of These Days huzur dolu bu albüm içinde öfkenin müziğe dönüşmüş hali gibidir. Nick Mason’un ağzından korkutucu bir şekilde duyduğumuz “günün birinde seni parçalarına ayıracağım” sözcüğüyle özdeşleşen parçanın içinde efsanevi dizi doctor who’nun 45 yıllık jenerik müziğinden esintileri de eminim hissediceksiniz. Huzurlarınızda korkutucu bir Pink Floyd şaheseri One Of These Days.

Çift kanallı bas gitarın ve dinamik davul ritminin sinir siteminizi altüst ettiği One of These Days’den sonra sıradaki parça aslında ilkinin anti tez’i gibi. Gerilen tüm sinirlerinizi dağıtmaya yeticek bir huzurla kaplı. Neredeyse bir kas gevşetici etkisindeki A Pillow of Winds bir uykunun hikayesini büyülü bir masal tadında dinleyiciye aktarıyor. Şarkı boyunca hayal edilen nefes her an suratınıza vuracakmış gibi, biten rüyadan diğerine geçerken dışarıda sisin içinde ilk ışıklar dokunuyor göğe. Tarifi pek mümkün değil… A Pillow Of Winds

Huzurlu bir rüyadan uyandıktan sonra bir yükseliş hikayesi Pink Floyd usulüyle karşınıza çıkıyor. Fearless zirveye tırmanan birine iddialı sözlerle kafa tutuyor. Şakının sonundaysa Liverpool taraftarının en büyük simgelerinden biri olan tezahüratı “You’ll never walk alone” bulunuyor. Bu şarkının sözlerine imza atan Roger Waters’ın koyu bir arsenal taraftarı olduğunu da hatırlatayım. Fearless sizlerle.

Pink Floyd’un çalışma stili diğer gruplardan biraz farklılık gösteriyodu. David Gilmour bu albümün kayıtları için;”Temel olarak gelmiş geçmiş en tembel grup biziz. Diğer gruplar kayıt zamanımızı nasıl harcadığımızı gördükçe deli oluyorlardı. Ocak’ta stüdyoda her şeyi bitirdik, sonra bazı şeyleri değiştirdik. İşte o andan sonra ne albümün adının ne olacağını ne de sound’un neye benzeyeceğini bilemedik, ta ki albüm bitene dek.”

Sıradaki parça San Tropez’in kayıtları içinse Nick Mason şöyle diyor. “Biri evde kaydetmiş olduğu ‘A’ parçasıyla geldiğinde, gitarları, belki davulu ve vokalleri kaydetmiş oluyordu. Mesela ‘San Tropez’ örneğinde Roger parçayı tamamlamış olarak geldi. Neredeyse üzerinde değiştirilecek hiç bir şey yoktu. Tek sorun akorları öğrenmekti.”

Bireysel çalışmak Pink Floyd üyelerinin kanında var. Genelde bir anahtara karar verilir herkes onun üzerine çalışır, bu şekilde uyum sağlanırdı. Buna rağmen Meddle aslında grubun en ortak olduğu çalımalardan biri.

Sıradaki parçaya geri dönücek olursak, San Tropez aslında Fransa’nın tatil şehirlerinden biri. Meddle albümü yayımlanmadan bir sene önce Pink Floyd bu şehirde bir konser vermiş. Şarkının sözlerinden de şehrin kimyasını çıkarmak mümkün aslında. Akla gelen romantik bir sahil, varlıklı insanlar, ait değil ama orayı özlüyormuş gibi olan Roger Waters’ın sözleri. Pink Floyd’un tarzından ziyade bir caz grubunun parçasına benzeyen San Tropez Kartonet’te meddle albümünün derinliklerine yaptığımız yolculukta şimdiki durağımız.

Şimdi Meddle albümünün kapağına da biraz değinmek lazım sanırım. Zira Pink Floyd diyince akla ilk gelen şeylerden biri yaratıcı albüm kapakları. Bu albümün kapağını da Pink Floyd’un çoğu albümünde olduğu gibi Hipgnosis yapmış. Ancak Hipgnopsis’in kurucusu Storm Thorgerson’ın aslında bu albümün kapağı için farklı bir fikri var. Bir babun’un arkadan çekilmiş fotoğrafı. Ancak grup elemanları bu fikri beğenmez ve yakından çekilmiş su altındaki bir kulağın fotoğrafını istediklerini belirtirler. Ve hali hazırda meddle’ın albüm kapağı olan fotoğraf ortaya çıkar. Benim bu albüm kapağında bir kulak olduğunu farketmem epey vaktimi almıştı. Kulağın üzerindeki küçük dalgacıklar kulağın ses dalgalarını toplayışını sembolize etmekte. Şahsen benim çok beğendiğim bu albüm kapağı yaratıcısı Thorgerson tarafından “bence Meddle albümü kapağından çok daha iyi bir albümdür” diye yorumlanmış.

Albümün 5. Şarkısı Seamus müzik tarihine blues yapan köpek olarak geçmiştir herhalde. Vokalini Seamus adında bir köpeğin yaptığı parça bana western bir filmdeki sahneymiş hissiyatı yaşatıyor hep. Kovboy şapkası takmış hispanik bir amca yıpranmış gitarını özenle çıkarıyor ve tıngırdatmaya başlıyor, ara sıra kafasını okşadığı köpeği ona eşlik ediyor, hava kuru ve sıcak ancak müzik içimizi okşuyor.

Geriye sadece tek bir parça kaldı. Yalnızca Meddle’ın, yalnızca pink floyd’un, yalnızca rock’ın, yalnızca müziğin değil sanatın, yaşamın en görkemli eserlerinden biri Echoes bu albümün son parçası. Ne zaman, nerede duyarsam duyayım kitleniyorum bu 23 dakika 27 saniyelik şaheser karşısında. Hayatınızın sonuna kadar tek şarkı dinleme hakkınız kaldıysa çekinmeden Echoes’u seçebilirsiniz. zira öyle bir duyguya öyle bir kompozisyon’a sahip ki bir çok diskografiye bedel.

İki kişinin karşılaşıp birbirine yankı olmsının hikayesidir Echoes. şarkı başladığında Rick Wright’ın klavyesinden gelen o ilk nota… Duyduğunuz anda beyninizi ortasından delecek kuvvette başka bir nota olamaz heralde. Ve bir dans başlar David Gilmour’un gitarıyla aralarında. Sıra sözlere geldiğinde Echoes’un tesiri başka bir boyuta ulaşır. Albatros’u anlatır Pink Floyd bize. Özgür olmanın ne anlama geldiğini hissettirir David Gilmour ve Rick Wright’ın birlikte söylediği dizeler. Hiç bir şey bu kadar kusursuz olamaz derken gelir şarkıyı ikiye bölen çığlıklar. Bir şey farkedersiniz bu andan sonra. Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır. Az önce başlayan o uzun şarkı hayatınızı değiştirecek gücü albatros’un kanatlarına toplamıştır. Çığlıklar size anlatır. Yaşarken gözümüzün önünden uzaklaştımaya çalıştığımız, varlığını hatılamamak istediğimiz şeyler gibi korkunçtur artık Echoes. Çığlıklar bitip en baştaki notayı tekrar duyduğunuzda artık daha farkındasınızdır. 15 dakika önce farklı biriydim diye düşünüyor olabilirsiniz. Artık bu güzel vedanın nasıl da tadını çıkaracaksınız. Mükemmel kompozisyon Albatrosun hikayesine tekrar çeker bizi. Muhteşem düet birkez daha saracaktır ruhunuzu. Artık son yaklaşıyodur. Bitime doğruysa bir anda derin bi nefes verilir. Gitar ve klavye bir kez daha dans etmeye başlar. 20 dakikadan biraz daha fazla süre geçti. Bi anda mı bitti yoksa bi ömür mü sürdü. Bi ömür gibi bi anda bitti. Echoes.

Radyo A’da Ben Ali Tayyip Karaca’nın sunduğu kartonet’in bu hafta sonuna geldik. Umarım Pink Floyd’un Meddle albümünün izini sürdüğümüz bu programdan siz de benim kadar keyif almışsınızdır. Programı grubun The Wall albümünden efsane parçası Comfortably Numb’la kapatıyorum. Tekrar buluşuncaya dek hoşkalın.

pftn hakkında

PinkFloydTurk.Net admini, Floyd fanı, müziksever, eski ses mühendisi.

10 Ocak 2016 tarihinde Blog içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: