Roger Waters İsrail Şiddetinden Tüm İnsanlığı Sorumlu Tuttu

Pink Floyd grubunun vokalisti İngiliz müzisyen Roger Waters, ABDli Huffington Post gazetesinde yayımlanan yazısının çevirisi;

Tek kızım, India, benim ilk torunumu doğurdu, sağlıklı 4 kilo ağırlığında bir bebeğimiz oldu. Çok mutluyum. Gözlerimden mutluluk yaşları dökülüyor.

Ancak mutluluğum başka bir üzüntüyle engelleniyor. Yeni bebek ona bırakılacak miras hakkında da düşünmeye sebep oluyor. Benim için çok değerli olan bu kız çocuğu fırsatlardan yoksun olmayacak ve açık bir geleceğe sahip. Buna karşın kendimi bu fırsatları bulamayanları düşünmekten alıkoyamıyorum. Suriye’de ya kendi hükümetleri tarafından ya da isyancı gruplar tarafından gaz verilerek öldürülen o masum çocukların yüzleri gözümün önünden gitmiyor. Nijeryada kaçırılan kızlar, Gazze’de plajda futbol oynarken öldürülen dört çocuk, UNRWA okullarında öldürülen veya sakatlanan ve tüm bunları yaşayan çocukların yüzündeki merak ve ışıltılı bakışlar yerine korku ve travmalar görülüyor.

Dünya yüzeyinde çocukların gördüğü bu iğrenç saldırılara karşı bizim liderlerin gösterdiği aynı şekildeki iğrenç reaksiyonun doğasından tiksiniyorum. Her ikisinden de iğrendiğim militarizm ve dini köktenciliğin dünyanın üzerinde sallandırdığı tehdit, çocuklarımıza daha iyi bir gelecek yaratmak için harcanan kollektif çabaları engellemektedir. İsrail devleti savunucuları tarafından belirlenerek suçlanmam riskine karşı, ben yine de burada yaşanan yasadışı işgali kınamaya ve Akdeniz ile Ürdün Nehri arasında yaşayan toprakların yerli halkı Filistinlilerin boyunduruk altında tutulduğunu seslendirmeye devam edeceğim.

Bu yaz 500’den fazla küçük çocuk, Gazze sahillerindeki küçük bir kıyı şeridinde 50 gün süren İsrail Savunma Güçleri saldırısında acımasızca katledildi. İsrail işgali ve kuşatma terörü altında yaşayan Filistinli çocuklar ve ailelerinin yıllardır karşılaştığı acımasız adaletsizlik sadece İsrail hükümetinin suçu değil aynı zamanda tüm insanlık için kara bir lekedir.

Birleşmiş Milletler güvenlik konseyi ve hükümetler, Filistinlilere uyguladığı boyunduruk ve işgalden dolayı İsrail’i sorumlu tutmayı başaramadılar ve artık tüm dünyadan insanlar bu konuda gittikçe daha fazla elinden geleni yapmaya başladı.

Birleşmiş Milletler güvenlik konseyi ve hükümetler, Filistinlilere uyguladığı boyunduruk ve işgalden dolayı İsrail’i sorumlu tutmayı başaramadılar ve artık tüm dünyadan insanlar bu konuda gittikçe daha fazla elinden geleni yapmaya başladı. Seçkin uluslararası hukukçular tarafından yapılan uyarı ve görüşmelerden sonra Mahkeme, ‘savaş suçu, insanlığa karşı suçlar, cinayet suçları, yok etme, tahrik ve soykırım suçlarına dair ciddi deliller buldu.’ Bunlara göre sonuçlar, ne kadar ciddi olursa olsun, uluslararası toplum tarafından  genelllikle çok az değer gördü. Bu insanların çektikleri acıları güvenlikli evlerimizde bize göstermezler. İsrail’in Gazze’ye saldırısı sonucu doğrudan yardıma ihtiyaç duyan ve psikososyal özel uzman desteğine ihtiyaçları olan 373.000 bin çocuğu size anlatmazlar. Bu çocukların yaşadıkları terör, ölüm ve yıkılan günlük yaşamları dolayısılya acil olarak Travma Sonrası Stres Tedavisine ihtiyaçları vardır. Bir başka deyişle hepsi büyük bir şok yaşamıştır. Hepimiz bu TSST’nin yetişkin bir insanda yarattıklarını dış ülkelerdeki savaşlardan dönen askerler vasıtasıyla biliyoruz fakat tümüyle masum çocuklar çok daha kötü bir konudur ve uluslararası hukuka göre, yasadışı olarak onyıllardır yerleşen bu işgal acımasız ve acı vericidir.

Trajik olarak, çocukların yaşadığı bu hazin çıkmaz konusunda birşeyler yapabilecek güce sahip Batılı hükümetler, ne yazık ki sık sık sadece İsrail’in yaşadığı korkuları dile getirerek Filistinli çocukların karşılaştıkları korkunç gerçekleri önemsizleştirmektedirler.

Böylesi bir durumu Başkan Barack Obama’nın yaptığı ‘Mevcut durumu değiştirecek bir yol bulmalıyız ki hem İsrail vatandaşları kendi yaşadıkları evlerinde ve öğrecileri okullarında roket saldırısına maruz kalmadan güvenle yaşayabilsinler, fakat aynı zamanda Filistinli çocukların da trajik şekilde ölümlerine de neden olmayalım’ açıklamasıdır. Yüzlerce ölü Filistinli çocuk daha sonra düşünülecek bir konu olarak ele alınmaktadır.

Gerçekten de, Başkan Obama, yüzlerce masum Filistinlinin hayatını alacak İsrail’i uçaklar, tanklar, bombalar, dronelar, füzeler ile destekleyen Kongre’nin kararlarının arkasında durmuştur. Kongre Araştırma Servisine göre ‘İsrail, İkinci Dünya Savaşından sonra toplamda ABD dış yardımının en büyük alıcısıdır. Bugüne kadar İsrail, Amerika Birleşik Devletleri ile olan ikili yardım anlaşması sayesinde 121.000.000.000 dolar yardım sağlamıştır. Ve neredeyse ABD’nin İsrail’e tüm bu yardımın tamamı Askeri yardım şeklindedir. ‘Amerikalı vergi mükellefleri gerçekten de zor kazandıkları vergi paralarının İsrail’de ölüm, yaşlı, kadınlar ve sakat kalan çocuklara açıkhava hapisanesi yaratılması için gönderilmesini destekliyorlar mı?

Başkan Obama’ya hakkını vermeliyiz, en azından Başbakan Netahyahu’ya işlerin değişmesi gerektiğini söyledi. Bu doğru yönde atılmış bir adım. Netanyahu’nun reaksiyonu ise Başkan Obama’yı Amerikalı olmamakla suçlamak oldu. Amerikalı olmamak mı? Bu kelimelerin tüm olumsuz çağrışımları göz önüne alındığında, bizi McCarthy’nin cadı avı döneminin karanlık günlerine götürdüğü gibi, Başbakan Netanyahu’nun yorumu da sadece yanlış değil aynı zamanda derinden uygunsuz ve hödükçe.

Amerikan hükümeti altı yıl boyunca üç kez İsrail ile Gazze bombardımanları sırasında omuz omuza olmuşlardır. Umarım Başkan Obama’nın statiko hakkında Netanyahu’ya yaptığı hafif azarlama ve öğüt meyvesini verir. Ne yazık ki, mevcut zayıf ateşkes sadece başka bir saldırıya hazırlanma süresi sağlıyor. Kesin ve Filistin özgürlüğünü teminat altına alan bir rahatlama yaratmak yerine (ve Amerika’daki insanlık taahüdlerine bağlı Yahudi merkezi ve İsrail’deki Barış İçin Yahudi Sesi ve Yahudi kişi veya grupların duygu patlamalarıyla artan protestolarına rağmen) İsrail hükümeti Gazze’yi tekrar tekrar vurmaktan ve gettolarında çocukları iğrenç şekilde öldürmeyi tekrarlamaktan memnun görünüyor.

Obama yönetimi Filistin’in kurtuluşunu sağlamak için Filistin direnişinin şiddeti bir araç olarak kullanışını reddediyor. Ve ben dahil çok kişi rasgele roket atışları ile sivil hedefleri vuracak diğer füzelerin atılmasını suçluyoruz. Diyebilirim ki bunu çok nadiren yapıyorlar. Bu geçtiğimiz Temmuz ve Ağustos ayında sanıyorum beş İsrailli kayıp oldu. Onların arkadaşlarına ve ailelerine en derin üzüntülerimizi gönderiyoruz, her ölen sevilen bir trajedidir.

Bunu dedikten sonra şiddet içermeyen direnişi reddetmek ahlaki bir çöküntüdür.

İsrail işgaline karşı şiddet içermeyen direniş ve Filistin yerli halkının vahşice boyunduruk altında tutulması hepimizin boynunun borcudur.

Bu vicdani nedenlerle ve bir Gandi, Dr King, Nelson mandela ve diğer sayısız ölü yoldaşın bir hayranı olarak şiddetsiz Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırım Hareketi (BDS)nin ateşli bir destekcisi olduğumu söyleyebilirim. Eğer siz de bu yüzbinlerin katıldığı BDS özgürlük otobüsüne katılmak istiyorsanız bu link size daha fazla bilgi sağlayacaktır. İsrail hükümeti müzisyenler bir protesto şekli olarak İsrail’de çalmayı reddedince fark etti, Stephen Hawking akademik boykotu İsrail’deki başkanlık konferansına katılmayı reddedince fark etti ve eğer herhangi birimiz gidip yerel süpermarket veya köşedeki dükkanın işgal altındaki topraklarda yasadışı yerleşimi destekleyen birşey sattığını fark edip protesto edersek İsrail hükümeti bunu fark eder.

Gandi’nin dediği gibi, ‘İlk önce sizi görmezden gelirler, sonra size gülerler, sonra sizinle savaşırlar, sonra siz kazanırsınız.’

Sorunu Uluslararası hale getirme ve mücadeleyi BDS’nin ötesinde Birleşmiş Milletlere, Uluslararası Adalet Divanına ve Uluslararası Suç Mahkemesine taşımanın zamanı gelmiştir.
Bizim sık sık sağduyuya ters propaganda yapsalar da, şiddetsiz yaklaşımlarla alay etse de ve hükümetlerimizi destekleyerek bariz adaletsizlikleriyle bizi uyuştursa da bu kuruluşlara ihtiyacımız var. İsrail liderleri (ve Anti Karalama Ligi dahil – İsrail protestocularını karalama üyeleri) İsrail’in bu yaz yaptığı Gazze bombardımanlarını defalarca savundular. Ana akım medya aracılığıyla Amerikan halkına asıl sunulan şuydu:’Eğer Amerikan şehirleri saldırı altında olsaydı, onlar da İsrail’in yaptığı gibi şiddetle saldıracaklardı.’ Bu savunma cümlesi, bu İsrail politikası, onyıllardır İsrail’in Filistin topraklarını işgal ettiği , boyunduruğu altına aldığı ve onları hapsettiği gerçeğini görmezden gelir. İsrail görüşünün öteki tarafı ise elbette şudur: ‘Eğer Amerikalılar hapsedilip, himaye altında onyıllarca işgal edilseler Filistinlilerin yaptığı gibi şiddetle saldırırlar mıydı?’

Bu yaz okuduğum, tüm aileleri yok eden İsrail saldırısı altında yazılan en çok anlatılan ve en çok rahatsız edici açıklama şuydu; ‘En azından tüm aileler yok edildiği için bu sefer daha az yetim olacak’ sözüydü. Annelerin, babaların veya büyük babaların farkında oldukları güçsüzlükle korumak zorunda oldukları en savunmasız çocuklarının yaşadıkları umutsuzluğu hayal edin.

Bazen bu umutsuzlukla ben de ağlıyorum ve bunun özürü de yok. O masum çocuklar için ağlamayı kestiğim anda (bu durumda Gazze) o George Orwell sözünün gerçek olduğu gün olacak, ‘O zaman hiç sevgi olmayacak, Büyük Biraderin sevgisinden başka.’

Elbette biz bundan fazlasını yapabiliriz.

Başta kızımdan ve torunumdan herhangi bir baba veya dedenin hissettiğinden daha fazla gurur duyduğum için bahsetmedim, çünkü biz, Amerikalı vergi ödeyenler hükümetimizden Filistinli kardeşlerimiz kızkardeşlerimizin çocuklarının da yaşadıklarını görmek ve onların da torun sahibi olabilecekleri parlak bir hayata getirecekleri, bizim yaşadığımızla aynı özgürlüğü yaşamaları gerektiğini talep etmediğimiz için iğreniyorum.

~ Roger Waters

Not: İngiltere Parlementosunda yapılan tarihi oylama sonucunda 12 hayır a karşı 274 oyla Hükümetin Filistin’i, İsrail yanıında bir devlet olarak iki devletli bir çözümle güvenliğinin sağlanması kararı alındı. Bu İngiltere’nin işgalin sonlanması ve adalet arayışı konusunda İsrail hükümeti üzerinde ahlaki bir baskı yapacak dramatik değişimin bir sinyali.

En azından bugün, İngiliz olmaktan gururluyum.

Onların idari branşı olan Amerikan hükümeti (ve kongrenin) bu önderliği takip edeceklerdir. BDS ve Open Hilel ile birlikteki Amerikan aktivistlerinin başarılarını baz alarak, Amerikan halkının yakında durumun farkına varacağına inanıyorum ve böylece Kongre üyelerini zorlayarak Filistin halkının eşit haklara ve özgürlüğüne kavuşması konusunda ilgileli bir tavır almaya iteceklerine eminim. Bu sadece bir zaman meselesi. Bizim rollümüz o gün için acele etmektir.

Huffington Post’ta yayımlanan yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

pftn hakkında

PinkFloydTurk.Net admini, Floyd fanı, müziksever, eski ses mühendisi.

15 Ekim 2014 tarihinde Haberler, Roger Waters içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: