Roger Waters’ın Ça Ira Operasının Türkçe’ye Tercümesi

ÇA IRA

(THERE IS HOPE / UMUT VAR)

Üç Perdelik bir Opera

Eser sahibi
ROGER WATERS

ETIENNE & NADINE RODA-GIL’in orijinal librettosundan uyarlama
Türkçe’ye Çeviren YAŞAR TAMER ERGÜL

ÖZET

Roger Waters - Ça Ira kapağı

Roger Waters – Ça Ira kapağı

1789 yılında Fransa resmen iflas etmişti. Kral XVI. Louis gelirleri artırabilmek için sınırlı bir politik reform karşılığında vergileri artırabileceğini umuyordu. Bu amaçla neredeyse bir asırdır toplanmamış ve aslında güçsüz bir idari organ olan Temsilciler Meclisini (Estates General) toplantıya çağırdı. Meclis seçimleri politik değişime yönelik özlemleri daha da arttırdı ve dolayısıyla Kral’ın bu manevrası tutmadı. Temsilciler Meclisi 1789 yılında toplandığında, bu organ radikal özlemleri de içeren, Fransa’daki yeni bir politik bilinci temsil ediyordu. Artık Luois’nin ve eski düzenin yıkılması an meselesiydi. Ca Ira, 1789 ve 1793 döneminde ortaya çıkan ve Cumhuriyet’in kurulmasına yol açan olaylarla ilgilidir.

Geleneksel sahnesiyle beraber bir sirkin tiyatral imkanını da kullanarak opera, toplumun her kesiminden ve her sınıfından kişilerin içinde bulundukları olayları izleyicinin önüne getirir ve bu kişiler opera korosuyla eş anlı olarak oyunlarını oynarlar. Sirkte sahneler ardı ardına gelmekte ve gerektikçe mekanlar da değişmektedir: Parlamento, Versailles, sokaklar, Tuileries Sarayı, her neresiyse. Sirk göstericilerini de içeren karakterler (bir sirk müdürü, soytarılar, tapezciler ve akrobatlar vs.), sahnede anlatılan ya da tanımlanan olaylar hakkında taşlamalar ya da mimikler yaparlar ve devrim sürecinin öncüleriyle beraber sahne alırlar. Karakterler farklı durumlarda olayların içinde ya da olayların izleyicisi olabilmektedirler. Bir sahnede örneğin, Kral ve Kraliçe kendilerine özel yerlerinden sirk izleyicileriyle beraber “gösteri”yi seyrederlerken, hemen ertesi gün pekala sahnede oynanan dramanın esas kişileri olabilmektedirler. Sirkteki birbirinden farklı bir çok gösteri, yaşamın saçmalıklarını, zalimliklerini, iniş çıkışlarını gösteren geniş bir metafor olarak kullanılmış, ama özellikle devrim döneminde zirveye çıkan tutkular ve hassasiyetler vurgulanmıştır. Kuş bir metafordur. Özgürlüğü temsil eder. Tabi bu yüzden de canı çok yanar.

Uvertür: Yaklaşan Fırtına

Uvertürün ardından Sirk Müdürü sahneyi sunar, gösteriyi başlatır ve ayrılır.

I. PERDE

Sahne 1: 1765’de Viyana’da bir Bahçe

Madam Antoine, genç Marie Antoienette, bir şeftali ağacının yanında salıncağa oturmuştur. Bahçe duvarının gerisinde bir Oğlan (Özgürlüğün sembolü Dürüst Kuş) bir meşe ağacının uzayan dallarından birine tünemiş, onu izlemekte ve dinlemektedir. Madam Antoine kendisini tüm görkemiyle geleceğin kraliçesi olarak hayal etmektedir. Annesi (Marie Therese) bahçeye bakan pencereden ona seslenmektedir. Madame Antoine salıncağından kalkmadan önce, Dürüst Kuş, işittiği şeylerin tahrikiyle bahçeye iner ve ona meydan okur. Ve ona çok açık ifadelerle, yaşadığı imtiyazlı ve ayrıcalıklı yaşamın yalnızca geniş kitlelerin çektiği sıkıntı ve yokluk sayesinde mümkün olduğunu söyler. O ise umursamadan kuşu kovar.
Sirk müdürü sahneye geri döner; yer ve zaman Fransa’da devrimden bir kaç yıl öncesidir artık. Ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve politik ortamı, özgürce şakımasına keyfi olarak izin verilmeyen ve devletin bütün birimlerinin (rahipler, askerler, ve yargı) kendisine şiddet uygulanmasını meşru gördüğü küçük kuş benzetmesiyle anlatır. Sirk müdürü kısa ve öz olarak, hem devrimci eylemin nedenlerini hem de bunun olası sonuçlarını anlatır. Der ki, günün birinde daha aydınlanmış devlet görevlileri olacak ve kuşun kendini gerçekleştirmesine ve şakımasına imkan verilecektir. Bu, ona göre, gerçek bir devrimci başarı olacaktır.

Sahne 2: Krallar, Sopalar ve Kuşlar

Hikayesi boyunca soytarıların belirgin hareketlerle eşlik ettiği Dürüst Kuş, düşüp kalkmış ve şimdi Marie Marianne’in avucundadır. O, özgürlüğün, aklın ve Cumhuriyet’in hakiki sesidir. Dürüst kuş, tıpkı benzerleri misali, korkusuzca, özgürce şakımak için onun himayesine ihtiyaç duymaktadır. Diğer bir hareket, onun yokluğunda kendisinin mahvolacağını gösterir: Soytarılar sahneye yeniden girerek bir idam sehpasını getirirler ve onların önüne koyarlar. Marie Marienne’in eli kolu bağlıyken, soytarılar Dürüst Kuş’u idam sehpahasına çıkartırlar ve bir cellat da ipi onun boynuna dolar. Tam bu esnada cellat tuzağı bozar ve Dürüst Kuş sahnenin dışına düşer. Marie Marienne de kendini kurtarır ve Dürüst Kuş’un yardımına koşar. Perdenin arkasına geçerek onun serbest kalmasını ve kendi yolundan gitmesini sağlar. Zaman geçer ve Devrimci Rahip olarak kendi kaderini yaşar. Boynundaki ilmikten kurtulup özgürlüğe adım atmıştır. Artık o ve Marie Marianne, her vatandaşın kendi gerçek sesini bulmasını ve en derin özlemlerini ifade etmesini istemektedirler. Ancak işler farklı gelişir. Mesela bazı vatandaşlar, aslında değiştirmeyi istedikleri kişilere özenip tam da onlar gibi olmayı isterler. Ama sayılarının artıp kendilerini daha çok ifade etmeleri, ve bazı başarısızlıklar, Fransa’nın bu aşamayı geride bırakmasını sağlar. Onları ateşleyen Baş Belası’nın cesaretlendirmesi ve önderliği sayesinde, insanlar Cumhuriyet’in kurulması fikrini coşkuyla benimserler.

Sahne 3: Halkın Şikayetleri

Artık devrimin hemen öncesidir. Rahip, önünde çok sayıda umutsuz ve aç vatandaşın sıralandığı bir masada oturmaktadır. Vatandaşların şikayetlerini Kral Louis’in 1789‘daki Temsilciler Meclisi seçimleri için oluşturduğu bir deftere (Cahiers de doléances) kaydetmektedir. Genellikle sıradan insanlardan gelen bu şikayetlerin çoğu dikkate alınmamaktadır. Kral ve Kraliçe sirkteki balkonlarında oturup gelişmeleri hafif bir küçümsemeyle izlemektedirler. Daha çok önlerine dizilmiş lezzetli yiyeceklerden tatmakla ilgilenmektedirler. Sirk müdürü, Kral’ın ihmalkar ve ilgisiz tavrına da dikkat çekerek devletin durumunu anlatır ve ülkenin iflasa gittiğini anlatır. Gelirleri giderlerine yetmeyen devlet, memurlarına ve kurumlarına yaptığı ödemelerde kesintiye gitmek zorunda kalır. Rahip’in iddiasına göre Piskoposlar tahıl saklayıp istiflemektedirler. Sokaklarda perişan vaziyette çocuklar el ilanları dağıtmaktadırlar. Bu konu açığa çıkmış ama yetkililerden hiçbiri ne okumuş, ne dinlemiş ne de ilgilenmiştir. Manosque kasabasında bir çok piskoposun taşlanarak öldürüldünü ve fırınların yağmalandığını Rahip’ten öğreniriz. Özgürlüğün açık belirtileri olan bu olaylar şiddet içerse ve henüz akılcı olmaktan uzak olsa da, riyasız ve cesurcadır.

Sahne 4: “Fransa Kargaşa İçinde”

Sahnenin dışından gelen yüyüyüşlerin, yüksek perdeden emirlerin ve silah seslerinin eşliğinde, Sirk Müdürü, Paris’te 100.000 aç vatandaşın yürüyüşe geçtiğini, bunların 300‘ünün barikatlarda açılan ateş sonunda öldüğünü anlatır. Böylesi bir şiddetin daha fazla şiddete yok açacağı uyarısını yaptıktan sonra, Marie Marienne ile birlikte, insanlığın yeniden bir delilik ve barbarlık kısır döngüsüne girmesinin önüne geçmek için tek yolun bütün insani meselelerde aklı kullanmak olduğunu söylerler. İnsan Haklarının evrensel ölçekte benimsenmesinin tek aracı akıldır. Her zaman davasına sadık kalacak az sayıda iyi erkek ve kadınların olduğunu kabul etse de, bir an için Fransa’da bu özellikte insanların olup olmadığını sorgular. Göründüğü kadarıyla sorunun yanıtı olumsuzdur: İnsanların çoğuna önemsiz faydalar sağlayacak küçük reformlar dahi, Krala, onun tanrısal hakkına, kısacası mevcut düzene bağlılığın devam etmesi koşuluna bağlıdır. Bu da sorunları yarına taşımaktadır.

Sahne 5: Bastille’in Düşüşü

Ortama huzursuz bir atmosfer hakimdir. Sirk Müdürü gelir. Göç için toplaşan kuşların sesini duyarız. Bu durum, büyük bir olayın hemen öncesinde enerjinin sırasıyla toplanmasını ve yoğunlaşmasını göstermektedir.

Geniş kitlelere harekete geçiren koşullar ve güçler aynı anda ortaya çıkmaktadır. Devrimci heyecan ve eylem her yerdedir. Rahip, Sirk Müdürü ve Koro, despotluğun ve adaletsizliğin simgesi olan Bastille’de yaşanan olayları sırasıyla anlatırlar. Les Invalides’deki cephaneyi yağmalayan kalabalık, hapishaneye yürümüş, gardiyanı öldürmüş ve üç mahkumu serbest bırakmıştır. Sirk Müdürü, kan dökülmesini sorgular ve iktidarı ele geçirmek üzere olan devrimcilerin sorumlulukları üzerinde durur. Bu gücü nasıl kullanacaklardır? Elindeki yaralı çocuğu taşıyan ve olaylar nedeniyle yorgun ancak gururlu olan Baş Belası, Sirk Müdürü’nün kaygılarına karşılık olarak, devlet baskısının bu simgesinin ortadan kaldırılmasıyla, adalet ve doğruluk temelli yeni bir etik sistemin, İnsan Haklarının ortaya çıkacağını söyler. Bu değerler gelecek kuşaklarca miras alınacak ve yaşatılacaktır.

II. PERDE

Sahne 1: Danslar ve Yürüyüşler

Sorunlardan uzak bir şekilde Versailles’de oturan Kraliçe son derece sıkılmıştır. Kraliçe’nin keyfi, şık bir balo verme fikriyle yerine gelir. Sirk Müdürü’nden öğrendiğimize göre, konukları hala Kral’a bağlı olan askeri birliklerdir. Balo başlar. Balonun gerçek işlevi gerçeklerden kaçış ve inkar olsa da, bir şekilde devletin üst düzey işleriyle de ilgilidir. Kraliçe ve konukların çoğu sarhoş olmuştur. Modaya uygun bir şekilde Kraliçe, belki gönülsüzce belki de ağır bir ironi amacıyla, devrimcilerin üç rengini taşıyan bir tokayı saçına takmıştır. İçkinin verdiği cesaretle, devrimi ve onu destekleyenleri nasıl küçümsediğini gösterme arzusuyla, saçındaki tokayı alıp, yere fırlatıp, ayaklarının altına alır. Üç rengi takma zorunluluğunda olan resmi konuklar da ona uyar. Oysa devrimin gerçekleri üstlerine çökmek üzeredir. Paris’te hala yiyecek bir şey yoktur. Paris’ten Versailles’e yürüşüşe geçen 7000 kadar aç ve sefil kadın sarayın kapısına dayanmıştır. Yürüyüşçüler Kraliçe’nin ziyafeti nedeniyle iyice öfkelidirler. Rahip, Marie Antoinette’i daha saldırgan unsurlardan korumaya çabalar. Bunların bir kısmının ellerindeki mızraklarda hala kelleler saplıdır. Bu arada Rahip, Kraliçe’nin durumu anlaması ve biraz da kendi insaniyeti hakkında bir fikri olması için, onunla Viyana’daki bahçedeki karşılaşmasını hatırlatır. Bir an hatırlayacak gibi olursa da, derhal kafasını sallar ve arkasını döner. Sarayın başka bir kısmında tutulan Kral ve Kardinal’le birlikte Paris’e, Tuileries’e götürürler. Yolda kalabalığın tacizlerine maruz kalırlar.

Sahne 2: Mektup

Louis her ne kadar İnsan Hakları Bildirisi’ni kabul etmiş, tahılın serbestçe el değiştirmesine izin vermiş ve devrimci reformları gönülden benimsediğini göstermek için devrimin kırmızı şapkasını takmışsa da, Kraliçe ile birlikte Tuileries Sarayı’nda açıkça tutsaktır. Zamanını önemsiz hobisi çilingirlikle uğraşarak geçirmektedir. Arada bir üzerinde çalıştığı kilidi bırakıp masasının üzerinde duran kahvesini yudumlamaktadır. Sonunda işini tamamen bir yana bırakıp bir mektup yazmaya koyulur. O, İspanya Bourbon’u kuzenine yazdığı mektubu yüksek sesle okurken, gerçek duygularını ve amacını öğreniriz. Devrimci köpeklere diz çöktürmek için kuzeninin yardımını istemektedir. Vermek zorunda kaldığı ödünler, söylemek zorunda kaldığı yalanlar ve hala güç ve yetkiye sahip olduğunu göstermek için takmak zorunda kaldığı kırmızı şapka onu iğrendirmektedir. Mektubunu bitirdiğinde Kral zarfı mühürler ve mektubun alınması için zili çalar. Sirk Müdürü gelir, mektubu ve Kral’ın boş kahve fincanını alır. Kralın huzurundan ayrılır ve seyirciye onun bu kadar kısa zamanda itibarını kaybetmesinin ne kadar şaşırtıcı olduğunu anlatır. Bununla beraber, ne değişimin hızı kesilmiş ne de üst üste gelen baş döndürücü olayların sonu gelmiştir. Elindeki boş fican ona mevcut koşullarda ticaretin zorluklarını hatırlatır ve seyirciye deniz aşırısında yaşanan çalkantılar hakkında ip uçları verir.

Sahne 3: Gümüş, Şeker ve Çivit

Fransa’da yaşanan olayların yansıması olarak, Karayipler’deki Fransız kolonileri, özellikle de Sante Domingo karışmıştır. Çiftlik ve toprak sahipleri kraliyet yöneticilerinden iktidarı almaya çalışmakta, sıradan köleler isyan etmektedir. Fransa’da Ulusal Meclis’in üyeleri (Robespierre, Brissot ve Condorcet) köleliğin kaldırılması çağrısı yapmaktadırlar. Bu çağrı sahnedeki Sirk Müdürü, koro, Devrimci Köle, Marie Marianne ve Condorcet tarafından da tasdik edilir. Her zaman olduğu gibi, terazinin diğer bir kefesi vardır. Ticaretin çarklarını yağlayan kar güdüsü, insanlığın en güzel ve en akıllıca isteklerinin yolunu saptırmış, onların yerine utanç ve ıstırap getirmiştir. Marie Marianne ve Condorcet, kölelik zulmünün tamamen terkedilmesi konusunda hemfikirdir.

Sahne 4: Papalık Fermanı

Avrupa’da ise Papa, Ağustos 1789’da Ulusal Meclis’den geçen ve siyasi bir manifesto olarak görülen İnsan Hakları Bildirisi’ni eleştirmiş ve onu bir günah olarak nitelendirmiştir. Haberler ve devrimci fikirler yazılı basın ve el ilanları yoluyla anında sokaklarda yayılmaktadır ve hiç bir ferman da bu fikirleri geri döndürecek gibi değildir. Rahip (kürsüden), Baş Belası ve diğerleri, Papa’nın bu müdahale çabasına duydukları öfkeyi ifade ederler ve buna rağmen İnsan Haklarının evrensel kabulü için çaba göstermeye devam edeceklerine and içerler.

III. PERDE

Sahne 1: Firari Kral

Sahnedeki Sirk Müdürü, bu durak bilmez değişimin, krallığın gücünü şimdiden azalttığını hatırlatır. Gerçekten de, eski rejimin tüm siyasi kabulleri bir bir saldırılıp yok edilmektedir. Sirk Müdürü gölgelere karışırken, Kral ve Kraliçe’nin kendi hallerine ağlandıkları Tuileries Sarayı’na döneriz: Versailles’deki güzel günler artık geride kalmıştır; çocuklar dışarıda hapishaneden farksız bahçede oyun oynamaktadırlar. Kral ve Kraliçe’nin kısa bir süreliğine de olsa “özgürce nefes almak” umuduyla, St. Cloud’a yapmak istedikleri ziyaret çevredekiler tarafından engellenir. Güvenliklerinin garanti edilmemesiyle beraber, Louis ve ailesi Paris’ten taşraya kaçma teşebbüsünde bulunur. Sirk Müdürü başarısız kaçma teşebbüsünün, yakalanmalarının ve Paris’e geri getirilmelerinin ayrıntılarını anlatır. O anlatımını sürdürürken, sirk oyuncuları izleyicilere çeşitli olayları canlandırırlar. Kraliçe, Baroness Korf adını almış, Kral da onun uşağı kılığına girmiş ve sadık bir kraliyet yanlısı olan Bouille Markisi ile Alsace Lorraine’nde buluşmak üzere yola çıkmışlardır. Yolda, dikkatli bir posta müdürü Marie Antoinette’i tanır ve alarm verir. Konvoyun yolu Varennes’de kesilir. Kral ve Kraliçe’nin başarısız kaçma teşebbüsü, onlara yönelik genel güvensizliği iyice arttırır. Kralı ve çıkarlarını korumaya yönelik dış müdahale tehditlerine rağmen (Brunswick Manifestosu Prusya’nın Fransa’yı istila etme niyetini ilan etmiştir) Kral ve Kraliçe Paris’e ve oradaki düşmanlığı aşikar kalabalığa geri getirilirler. Ortam gittikçe gerilmektedir. Comte de Dampierre Kral’a şapkasını çıkarttığı için, kısa sürede onun kafası kesilir. Meşrutiyetin devamını arzulayan Ulusal Meclis, Kral’ın elinde kalan yetkileri kullanmasını geçici olarak askıya almış ve onu kaçışı nedeniyle karşılaşabileceği vatana ihanet suçlamalarından temize çıkartmaya çabalamaktadır. Bununla beraber, burada koro ile temsil edilen halk, gün geçtikçe Cumhuriyetçi fikirlere ateşli bir şekilde sahip çıkmaktadır. 6000 kişilik bir kalabalık Cumhuriyet talepleri için imza vermek üzere Champs du Mars’a yürümüşlerdir. Ulusal Muhafızlar halka ateş açmış ve elli silahsız kişi ölmüştür. Ulusal Muhafızlar şimdiden monarşiyi korumayı amaç edinmişlerdir ve 1791 Meşrutiyetinin yaptığı da tam olarak budur. Kral, üzerinde hala Varennes’e kaçarken giydiği uşak elbisesiyle sahnenin ortasına getirilir. Orada monarşinin tüm simgelerine yeniden kavuşur. Ancak hükümdar giysisinin, sorumluluklarının, tacının ve asasının ağırlığı altında ezilmiş bir şekilde, kimsenin istemediği zavallı bir figür olarak yitip gitmeye başlar.

Sahne 2: Paris Komünü

Artan muhalefete rağmen monarşinin yeniden tesis edilmesiyle birlikte, Kraliyet kadar Louis’in geleceği de gittikçe şüpheli hale gelmiştir. Sirk Müdürü’nün bize seslendiği Meclis’te, çeşitli hizipler arasında Capet Hanedanının kaderiyle ilgili tartışmalar yapılmaktadır. Ilımlılar (Girondistler)  Kral’ı askeri bir manevrayla desteklemeyi düşünen Avusturya ve Almanya’dan gelen tehtitlerin farkındadırlar ve Kral’ı indirmeye gönülsüzdürler. Bununla beraber, halkın isyankar Paris Komünü’nde yoğunlaşan Cumhuriyetçi ateş sönecek gibi değildir. Avusturya ordusunun tehdit ettiği Paris’i korumak için gelen ve içinde Mersaille kuvvetlerinin de bulunduğu Ulusal Muhafızlar, Paris Komünü’ne destek vermekte ve Kral’ın azledilmesini istemektedirler. Tuileries Sarayı’nda bulunan kraliyet ailesini yalnızca bir grup İsviçreli muhafız korumaktadır. Rahip ve Koro (Komün’deki insanlar) monarşinin çizgisine gelen meclisteki ılımlıları lanetlemektedir.  Tuileries Sarayı savaşı başlar. Saray ele geçirilene kadar yüzlerce insan öldürülür. Görünürde ayakta kalan bir tek Rahip’tir. Bize Ulusal Meclis’in ölmekte olanın yanında durduğunu bildirir: Monarşi bitmiştir.

Sahne 3: Louis Capet’in İdamı

Avusturya ve Prusya ile savaş 1792 Baharı’nda patlak vermiş ve Kral’a yönelik ihanet suçlamaları için zemin sağlamıştır. Kral’ı ziyaret eden bir grup, ondan Avusturya’daki yabancı müttefikleri ve oradaki göçmen kardeşleriyle işbirliğinin kolaycılığını değil, özgürlüğün kırmızı şapkasını takıp ulusunun iyiliği için mücadeyi tercih etmesini isterler. Ancak görünüşe göre Kral’ın umurunda değildir bu. Neden sonra kırmızı şapkayı takması ziyaretçilerini tatmin etmez ve başındaki şapkayı teklifsizce çıkartırlar. Artık o kaderine terkedilmiştir. Giyotin sahneye getirilirken, devrim için ölenlerin hayaletleri ortaya çıkmaya başlar. Kral idama giderken Sirk Müdürü “sıradan bir ruh, ne kötü ne de deli” yorumunu yapar. Marie Marianne, Kral ölümden şimdiye kadar kaçabilmiş olsa da, Tuillerie savaşında birçok insanın özgürlük davası uğruna hayatını kaybettiğini söyler. Bunun yanı sıra, Rahip de, Kral’ın halkın kutsal emanetine ihanet ettiğini ekler. Yeni, temiz bir başlangıç için onun hayatını almak gerekmektedir. Baş Belası bu yargıyı teyit eder. Hayaletler kollarını kaldırıp giyotini işaret ederler. Giyotinin bıçağı düşerken kollarını indirirler. Giyotin sahneden taşınırken herkes donup kalmıştır. Kraliçe, oğlu, Kardinal, idamı izledikleri kraliyet balkonundan sahneye inerler ve hareketsiz hayaletlerin arasından geçerler. Kraliçe oğluna döner ve kederli bir şekilde, dehşet, kan ve bıçağın her zaman var olduğunu söyler.

Sahne 4: Marie Antoinette – Dünyadaki Son Gece

Sirk Müdürü geri döner. Hayaletler hala duruyordur. Sirk Müdürü Kraliçe’nin idamdan sonraki halini anlatır. Herşeyden mahrum ve kimsenin istemediği Kraliçe, oğluyla beraber hapistir. Kraliçe oğluna refaket ederken, oğlu sanki bir kralmış gibi, saray kurallarına uygun davranmaktır. Bu, Sirk Müdürü’nün de anlattığı gibi, Kraliçe’nin düşmanları tarafından başarılarına yönelik bir tehdit olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle oğlu yanından alınır. Kraliçe artık elinden herşeyi tamamen alınmış, yitik biridir. Hayaletlerle birlikte kendinden geçmiş halinde “dans” eder. Işık değişir, dans biter. Bir gardiyan ona yazı araçları getirir. Değişen sahnede 1. Perde, 1. Sahne’deki pencere, bahçe ve meşe ağacı ortaya çıkar.  Kraliçe, Kral’ın kızkardeşine yazdığı son mektubu yüksek sesle okurken, çocuklarını terk etmenin ona nasıl acı verdiğini dokunaklı bir şekilde ifade eder. Bu onu mahveden bir pişmanlıktır. Nasıl da özlemektedir onları! Kendisini ilgiyle dinlemekte olan Rahip’ten habersizdir. İkisi de birer çocukken bahçede gördüğü ve 2. Perde 1. Sahne’de ona bu olayı hatırlatmaya çalışan aynı Rahip’tir bu. Şimdi yine bu olayı hatırlatmaya çalışmaktadır ona. Sesi duyduğunda ürkmüş gibi donup kalmıştır. Henüz ona yüzünü dönmemiştir. Geçmişten yankılanan annesinin sesi onu içeriye çağırıyor gibidir. Sırtı Rahip’e dönük bir şekilde, onu tanımadığını söyler. Rahip nazikçe ısrar eder ve ona meşe ve şeftali ağacını ve annesinin onu çağıdığını hatırlatır. Kraliçe aniden hatırlamaya başlar. Dehşetle ellerini boğazına götürür. Rahip sessiz bekleyişine devam eder. Sonunda Kraliçe ona döner, bir anda onun uzanan ellerini kavrar. Rahip ümitsiz bir sarılışla onu göğsüne dayar. Çocukluk arkadaşını hatırlayan Kraliçe, onu bir rahipten ziyade bir insan olarak karşılar. Rahip dua için diz çöküp gözlerini kapar. O dua ederken, soytarıların gelip Kraliçe’yi mahkum arabasına koyup götürdüklerinden haberi olmaz. Gözünü açıp onu giderken görünce takip etmek ister ama soytarıların biri tarafından engellenir. Rahip ve Marie Antoinette kollarını birbirlerine açarlar, ama Kraliçe yavaşça ve amansızca son yolculuğuna götürülür.

Sahne 5: Özgürlük

Kraliçe ölmüştür. Onun idamına tanık olan herkes, giyotinin kullanılmasının tezatlığı ve garipliği üzerinde düşünmektedir. Özgürlüğe ulaşmak için dehşetin ve şiddetin kullanılması meşru mudur? Bu soru bugün bile zihinlerimizi meşgul etmektedir. Marie Marianne, Sirk Müdürü ve Rahip ayrı ayrı ve ardından hep beraber, devrimi ateşleyen ilerici düşlerin tamamen gerçekleşmesi ve daimi barış umutlarını dile getirirler. Halkı mutsuzluğa, huzursuzluğa sevk eden nedenleri görmek için, bu umudu, bu düşü tamamen anlamak ve taktir etmek gereklidir demektedirler. Bir parça olsun güvenlik, aş ve huzur herkesin hakkı olmalıdır. Kimsenin zenginliği bir başkasının aleyhine olmamalıdır. Bu Cumhuriyet, bu büyük olanak, hepimizin içinde bulunmaktadır. Ça Ira.

[1] YAKLAŞAN FIRTINA

(Enstrümental)

[2] UVERTÜR

(Enstrümental)

BİRİNCİ PERDE

Sahne 1
“Viyana’da bir bahçe, 1765”

[3] SİRK MÜDÜRÜ
Bizim naçizane talaş sahnemizde
Sorgulanır oyuncular
Güçlüler ve zayıflar
Azizler ve deliler

Dürüst Kuş ve geleceğin kraliçesi
Tamamen masum ve toy olan
Gün boyunca oradan oraya uçuşan
Oyunumuz için hazırlanmakta
Öyleyse Viyana’daki bahçede etkili olacak baylar
Bırakın da gidelim yolumuza

[4] MARIE THERESE
Madam Antoine, Madam Antoine
Hava kararıyor
İçeri girme zamanı

MADAM ANTOINE
Ama Anne!

MARIE THERESE
Madam Antoine, içeri girme zamanı

MADAM ANTOINE
Tamam, tamam anne, geliyorum

Bir gün…
Bir gün kraliçe olacağım
Gösteriş içinde yaşayıp
Satenler, danteller giyeceğim
Ve suratlarına güleceğim
Öğretmenlerin ve rahiplerin
Ve oğlanların hepsi diz çökecek
Diz çökecekler önümde köpek gibi

MARIE THERESE
Madam Antoine, içeri girme zamanı

DÜRÜST KUŞ
Küçük prenses, haklısınız elbette
Ama sizin sonsuz günleriniz onların sonu gelmez geceleridir
Sahne ışıklarının altında
Elmaslarınız ve incilerinizle parıldayabilirsiniz
Ama çocuklar açlık çekiyor
Başka bir dünyada

MADAM ANTOINE
Minik serçe uç git nereden geldiysen
Hayal bile edemezsin yaşadığım dünyayı
Düzenbazların ve idarecilerin karışık işleri
Senin üstünde ve ötendedir kuş
Öyleyse sen sus

Sahne 2
“Krallar, Sopalar ve Kuşlar”

[5] SİRK MÜDÜRÜ
Bayanlar ve baylar
Ağacın birinde şakıyan bir kuşu düşünün
Sıradan bir kuş, sizin ve benim gibi
Düşünün bir zorba çıkıyor
Ve vuruyor onu, kılpayıyla yaşamının alıyor

KORO
Ahh!

SİRK MÜDÜRÜ
Ve bir rahip çıkıyor bir mezhepten
Bu zulme tanık oluyor
Ve kuşu değil canavarı kutsuyor
Meçhul Asker görünüyor arazide
Ve kuşun tüyünü alıp kalkanına takıyor
Sonra yüksek yargıdan kudretli bir hüküm
Buyuruyor ki kuşun ağaçlarda şakımasına
Gerçekten de hakkı yoktu
Ama bir gün
Rahiplerin askerlerin ve yargıçların bazıları
Yıllanmış kinlerini bir yana koyup
Fikirlerini değiştirdiler ve kuşlar yeniden şakımaya başladı
Bu bir Devrimdi
Bu Devrim kuşların hikayesiydi
Sopaların ve taşların ve çalıların ve kemiklerin

SİRK MÜDÜRÜ & KORO
Bugünün hikayesi, yarının hikayesi
Kadınların hikayesi, erkeklerin hikayesi

SİRK MÜDÜRÜ
Herşeyin hikayesi
Güneşin altında olup biten

[6] MARIE MARIANNE
Dürüst kuş, basit kuş
Derdin herkese duyurmak sesini
Yağmuru hissederek, güneşi hissederek
Ama senin zamanın gelmedi daha
Şarkın duyulmayacak
Dürüst kuş

ERKEKLER KOROSU
İncir ağacında şakımak yasak
Zeytin ağacında şakımak yasak
Armut ağacında şakımak yasak
Ne zeytin ne incir ne de armut ağacında şakımak yok

ERKEKLER KOROSU & ÇOCUK
İncir ağacında şakımak yasak
Zeytin ağacında şakımak yasak
Armut ağacında şakımak yasak
Birisi sallanıyor zeytinde
Zeytin ağacında sallanan birisi var
İncir ağacında şakımak; bu yasak
Armut ağacında şakımak; bu yasak
Zeytinde şakımak, bu yasak
Zeytin ağacında sallanan birisi var
Zeytin ağacında sallanıyor birisi
Zeytin ağacında sallanıyor birisi

MARIE MARIENNE

Dünyaya gelirsin; senin seçimin değildir
Bir terzi ya da hizmetçi kız olabilirsin
Ya da bir kasabın oğlu
Bitmiş tükenmiş
Ya da elitlerden biri
Belki de bir kuş, sesini arayan
Ve bir seçim yapan
Sapla samanı ayıran
Bilgidir sapla samanı ayırtan sana
Seni sen yapandır
Ve sahip olmadığın bilgi
Sırtına inen sopa olur
Seni arafta bırakan
Dürüst kuş, basit kuş
[7] Seçimini yap, sesini bul

DEVRİMCİ RAHİP
Seçimini yap, sesini bul

KORO
Kral, Kraliçe, Metres, Veliaht olmak istiyorum
Kardinal, Yüzbaşı, Kralların Kralı olmak istiyorum
Tanrı olmak istiyorum

SOLO OĞLAN
Kral olmak istiyorum

SOLO KIZ
Kraliçe olmak istiyorum

SOLO KIZ
Metres (courtisane) olmak istiyorum

SOLO OĞLAN
Veliaht olmak istiyorum

SOLO OĞLAN
Kardinal olmak istiyorum

SOLO OĞLAN
Yüzbaşı olmak istiyorum

KORO
Kralların kralı olmak istiyorum
Tanrı olmak istiyorum

SOLO OĞLAN
Ben koca bir domuzum

SOLO OĞLAN
Ben Fransa kralıyım

SOLO OĞLAN
Karısı dans etmeyi sever

SOLO OĞLAN
Roma Kilisesiyim
Tahtı destekleyen

SOLO OĞLAN
Ben devlet hazinesiyim; dipsiz sanırlar beni

SOLO OĞLAN
Ben kamu hesaplarıyım; itiraf etmeli ki biraz karışığım

SOLO KIZ
Ben Amerikan savaşıyım; çok açgözlü olduğumu söylerler

SOLO KIZ
Ben ulusal borcum; kocamanım ama yine de açım

SOLO OĞLAN
Ben bir soyluyum

SOLO OĞLAN
Ben sıradan biriyim

SOLO KIZ
Ben açım

SOLO OĞLAN
Ben açlık çekiyorum

ÇOCUK KOROSU
Pastanın yeniden paylaşılması gerek!

BAŞ BELASI
Ben aç bir kurdum

ERKEKLER KOROSU
Ben aç, ben aç bir kurdum

KADINLAR KOROSU
Ben dikenli bir kalbim

ERKEKLER KOROSU
İlahi kanun zırhının sonu bu

BAŞ BELASI
Ben meşe ağacıyım

ÇOCUK KORUSU
Ben meşe ağacıyım ve ben haseki küpesiyim
Ben trüf peşinde bir domuzum

ÇOCUK KOROSU
Ben tavuskuşuyum tüylerini toplamış

[8] BAŞ BELASI
Siperleri yıkalım
Dokunulmazlıklarını kirletelim
Meşe ve zeytin ağacını ilkemiz yapalım
Domuzlar meşe palamudunu
Zenginler domuz etini yer
Fakirler zeytin yer, çekirdeğini tükürür

DEVRİMCİ RAHİP
Soylulardan istediğimiz biraz vergiydi yalnızca
Tükürülen çekirdek zamanla büyür ve zeytin ağacı olur
Etlerimizi pişireceğiz bazilikanın ateşinde

BAŞ BELASI
Ve defne ağacını büyüteceğiz

DEVRİMCİ RAHİP
Yapmak için

BAŞ BELASI
Yapmak için

DEVRİMCİ RAHİP
Bir taç

BAŞ BELASI
Bir taç
Bir taç Cumhuriyet’in başına takacağımız

DEVRİMCİ RAHİP
İmtiyazlarını ateşe verip üzerinde etlerimizi pişireceğiz
Kalelerin alevleri bir uçtan bir uca dans edecek
Tüm siperleri yıkacağız
Tüm taşları fırlatacağız
Meşe ve zeytin ağaçları ilkemiz olacak
Domuzlar meşe palamutu yer
Zenginler domuz eti
Fakirler zeytin yer, çekirdeğini tükürür

KORO
Etlerimizi pişireceğiz bazilikanın ateşinde
Defne ağacını büyüteceğiz ve defneden taçlar yapacağız
Taçlandırmak için, taçlandırmak için, taçlandırmak için Cumhuriyet’i

Sahne 3
“Halkın Şikayetleri”

[9] SİRK MÜDÜRÜ
Serçe yağmur altında perişan, aranmakta
Bir parça darının hayalini kurmakta
Tavuskuşu, kurulmuş yerine güneşin altında
Umurunda değil uzaktan gelen silahların sesleri
Gök gürültüleri düşüyor sağır kulaklara
Tavuskuşu asla koklamaz havayı
Haberi yok esintilerdeki isyan kokusundan
Açlığın getirdiği

Kral; Devlet; Fransa
Her biri ödemelerin kesilmesinden pişman olmalı
Dolap bomboş
Fransa dökülmekte

DEVRİMCİ RAHİP
Piskoposlar tahıl saklıyorlar tavan aralarında
Eğer herkes açsa; kim mutlu olabilir, söyle bana?

SOLO OĞLAN
Hep beraber şimdi!

ÇOCUK KOROSU
İlanlar dağıttık, örgüte katıldık
Kendi yazdığımız sloganları attık,
Yukarıdakilere nanik yaptık
İlanlar dağıttık, örgüte katıldık

BAŞ BELASI
Bir örgüte katıldık, bir güvenlik ağına
Ama bu daha çok bir kapandı
Dikkatlice kurulmuş

DEVRİMCİ RAHİP
Yapabileceklerimizi sığır postuna yazdık
Şikayetlerimizi yazıp sonra bir yana fırlatmaktalar
Ama acıdır bizi yaşatan

BAŞ BELASI
Çalılar ve kemikler ve sopalar ve taşlar

KORO
Bugün, yarın, kadınlar ve erkekler

DEVRİMCİ RAHİP
Manosque’da piskoposlar layıklarını buldular
Taşlanarak öldürüldüler ve geri alındı sakladıkları tahıllar

KADINLAR KOROSU
Yağmaladık bütün fırınları

KORO
Aradık dayanacak cesareti

ERKEKLER KOROSU
Aradık cesareti…

DEVRİMCİ RAHİP
Aradık cesareti…

SİRK MÜDÜRÜ & MARIE MARIANNE
…dayanmak için bu deliliğe

Sahne 4
“Fransa kargaşa içinde”

[10]
Seksen sekiz seksen dokuz kışı
Soğuktu, iliklere kadar dondurdu
Taşradan geldiler ikişerli üçerli,
Bir sızıntı, bir nehir, bir sel, bir deniz oldular
Açlıkla sürüklenen, acıyla sürüklenen

ÇAVUŞ
Bölük… Dur!…

SİRK MÜDÜRÜ
Yüzbin kişi barikata ulaştı

ÇAVUŞ
Hazır… Ateş!…

SİRK MÜDÜRÜ
Üçyüzü öldü, sıçanlar gibi vuruldular
Üçyüz can, bir çırpıda gitti
Dikkatli ol, eğer halkına böcek muamelesi edersen
Bir kanlı kürkün kalır geriye senden
Ama sakince
Med cezir misali
Güzel bir akıl, becerikli ve kirlenmemiş
İnsanlık aşkı aydınlatır insanlığın vaziyetini
Kucaklamalı
Zorba ve düzenbazı
Atlıkarıncaya kör gibi yapışmış olanı
Ya da, en azından dinlemeli, diğerinin sesini
Düşünmeli
Karanlık ve aydınlık arasındaki seçim üzerinde

[11] MARIE MARIANNE
Gülmek yaşamayı bilmektir
Görmek herşeyi bilmektir
Okumak ihtiyacın olan anahtarı elinde tutmaktır
Seni özgür kılacak anahtarı

SİRK MÜDÜRÜ
Bütün dünya görebilir ki bu büyük kütüphanede
Vardır despotluğa iyi bir çare
Ve felekler
Sonsuza dek dönse de
Ne yanlışı, ne doğruyu, ne zayıfı, ne güçlüyü görürler
Ve gökte gördüğün yıldız ve ay ve güneş
Prens kadar yoksulun üzerinde de parıldar
Ayırmaz kimseyi

SOLO KIZ & ÇOCUK KOROSU
İnsan Hakları siyaseti
Elmaları adil bölüşmektir
Üzerinde kuşların tüneyebileceği bir ağacı yetiştirmek için
Ama kim yaşatacak onu Fransa’da

[12] DEVRİMCİ RAHİP
Köleler, Toprak sahipleri, Yobazlar kapında
Aristokratlar, Demokratlar, Kuzey Amerika savaşından sağ kalanlar
Kimisi yürekli, kimisi sakin
Kimisi insan ırkına inanmış
Ve tefeciler
Tatlı hayalleri satmaktalar
Ve kutsal hakların kedileri gibi konuşan sıçanlar
Sülalelerin kutsal haklarından

MARIE MARIENNE
Tüm o cesur ruhlar, hem çok cesur hem de çok çılgın olanlar
Kanlarını yalnızca hakikat için dökerler
Bir iki ideal kalır yine de
Kaldırım taşlarına kanla yazılan

SİRK MÜDÜRÜ
Kanla yazılan

MARIE MARIENNE
Kaldırım taşlarına

ÇOCUK KOROSU
Ve yönetici soylu sınıf
En iyi okullarda okumuş olan
Bizim için neyin iyi olduğunu bilip
Bize bunu anlatacak kadar iyi olan

Bir düşle geldi o
Köredici parlak bir ışıkla
Eşitlik, kardeşlik yalnızca öbür dünyada değil

Bize okuma sözü verdiler
Bize yazma sözü verdiler

ÇOCUK KOROSU & KADINLAR KOROSU
Eğer kralın önünde diz çökersek
Eğer kralın önünde diz çökersek

SOLO OĞLAN
Ve böyle işte Fransa Devleti

SİRK MÜDÜRÜ, DEVRİMCİ RAHİP & MARIE MARIANNE
Sokak köşelerinde
Gazeteler aynı hikayeyi anlatırlar
İnsanlar bayılır iyi yürekli bir yönetici hikayesine
Onları zaferle döşenmiş bir yola koyacak
Onları zaferle döşenmiş bir yola koyacak

Sahne 5
“Bastille’nin Düşüşü”

[13] SİRK MÜDÜRÜ
Kuşlar çoktan göçmüştü kış bastırdığında
Soytarı, başında külahı elinde gümüş boynuzu
Üzgün, alaycı bakışlı, boyadan gözyaşı
Çoktan görmüştü olacakları
Serçeler imparatorluğun camına çarpıp
Sersemleyip şaşırıp, düşüyorlardı
Sonra tele tünemiş düzenbaz tarafından alınıp
Güneye, ateşe yollanıyorlardı

[14] DEVRİMCİ RAHİP
Gecenin köründe donmuştu
Kutsal kanunla yakılmıştı
Kazanın en dibindeydi
Keder ve nefret çoğaldı
Ve tırmanıp ışığa yöneldi
Kalem kağıdın üstünde
Kelimeler susuzluğu dindiren, alevi söndüren yağmurlar gibiydi
Kazanı soğutan ve fikirleri oluşturan
Fakirin kalbinde bir cevherdi o
Yeni bir şafağın ışığı olabilecek
Düzene güç verecek

[15] SİRK MÜDÜRÜ
Yağmur altında caddelerde
Çulsuz, sarhoş ve yitikler
Toplanıyorlar gruplar halinde ve düzeni ele geçiriyorlar
Trapezde uçan gözüpek delikanlılar gibi
Fırtınaya doğru uçan kuşlar gibi
O koca boşluğu göze alıp
Atıyorlar kendilerini öte tarafa

KORO
Cephaneliği bastık, Les Invalides’ı
Bulduk gülleyi, barutu ve ihtiyacımız olan herşeyi
Bastille’e yürüdük
Despotluğun kalbine
Gardiyanı öldürdük
Ve iki o çılgın adamı özgürlüğüne kavuşturduk

SİRK MÜDÜRÜ
Ne zaman gücü eline alırsan
Karar vermek zorunda kalırsın
Kim yaşamalı
Kim ölmeli
Kim kazanmalı
Ve kim kaybetmeli

BAŞ BELASI
Hapishanenin bir parça taşı
Elimdeki tek şey
Bunun ötesine baktığımda
Kudret ve aciziyet, aşk ve gurur
Çocuğuma bırakabileceğim hepsi bu
Eğer çocuğum yarınları görebilirse
İnsanları dediğine değil yaptığına göre yargılacak
İyi bir şarabın kıymetini bilecek
Onuru, dostları, yaşam sevgisi
Bunlardır onu yaşatacak
Eğer çocuğum yarınları görebilirse…

Perde

İKİNCİ PERDE

Sahne 1

“Danslar ve yürüyüşler”

[16] SİRK MÜDÜRÜ
Versailles’da yapraklar düşmekte
Yılın bu vaktinde
Majesteleri bıkkın
Şu sonu gelmeyen reform çağrılarından
Ama delikanlıların yürüyüşü
Ona bir ezgi gibi gelmekte
Delikanlıların dans ettiğini düşlemekte

KRALİÇE
Dans, dans..

SİRK MÜDÜRÜ
Ama delikanlıların dans ettiğini sanmak
Uçan bir kuşu yakalamaktan farksız

[17] Duyan duymayan kalmasın!
Majesteleri askerleri
Büyük Baloya davet etmekte

Versailles’da ekim ayı
Kraliçe bir çılgınlık yaptı
Askerleri davet etti
Krala tabii olmaya
Yemek içmek ve herkesi gözlemek
Işıkların altında gülümsemek
Kraliçe bir balo veriyor

MEMUR
Kraliçe gülüyor
Kraliçe kahkahalar atıyor
Herkesin dikkatini çekiyor

KORO
O bir balo veriyor

[18] SİRK MÜDÜRÜ
Şarabın etkisiyle Marie Antoinette
Attı kırmızı, beyaz ve mavi tokasını
Nasıl fevri ve tehlikeli bir davranış

MEMUR
O ayağını acıtan ayakkabılarıyla
Aldı ayağının altına o sembolü
Herkes ona uydu
Herkes

KORO
Herkes

MEMUR
Herkes

KORO
Herkes

MEMUR & KORO
Herkes ona uydu

DEVRİMCİ RAHİP
Kırmızı, beyaz ve mavi ve hepsi ona uydu

ÇOCUK KOROSU
Kırmızı, beyaz ve mavi ve hepsi ona uydu

DEVRİMCİ RAHİP
Paris’te yiyecek hiçbir şey yok

KORO
Ne bir kabuk ne bir kırıntı
Ne bir buğday tanesi

DEVRİMCİ RAHİP
Sandılar ki açlık sokaktaki adamı güçsüz kılar

KORO
Mümkün değil, onlar öfkelerini biliyorlardı

DEVRİMCİ RAHİP
Versailles’dakilerse şaraplarını içip taze ekmeklerini yiyorlardı

KORO
Tavuskuşu yuvasında seriliyordu

DEVRİCİ RAHİP
Bizlerse onurumuzu yedik bitirdik

KORO
Yakında kendi şölenlerini görecekler

DEVRİMCİ RAHİP
Acı bir şölen

DEVRİMCİ RAHİP & KORO
Parisliler için

KORO
…Parisliler için

SİRK MÜDÜRÜ
Bu kocakarılar, bu cadılar, bu metresler
Adına kadın dediğimiz bu yaratıklar
Yürüdüler yağmura rağmen
Fırıncı evine dönsün diye

KORO
Louis isyanlarda

KRAL
Veto, veto! Bırakın beni, bütün ekmekler sizin olsun

SİRK MÜDÜRÜ
Bu cazgırlar ellerinde bebekleri, hanım dediğimiz bu yaratıklar
Paris’i evleri yapacaklar
Kral, Kraliçe ve Veliaht

DEVRİMCİ RAHİP
Versailles’da soylular son reveranslarını yapıyorlardı

KORO
Versailles coştu

DEVRİMCİ RAHİP
Dünkü yalakalar

DEVRİMCİ RAHİP & ÇOCUK KOROSU
Avusturya ineği!

KORO
Diz çökmüş yalaka

DEVRİMCİ RAHİP
Eğlence bitti

DEVRİMCİ RAHİP & ÇOCUK KOROSU
Tabelayı indirin

KORO
İdam ağacındayken de dans ayakkabılarını giy

DEVRİMCİ RAHİP
Alıp fırıncıyı Paris’e geri getireceğiz

DEVRİMCİ RAHİP & ÇOCUK KOROSU
Paris’e geri

BAŞ BELASI & ERKEKLER KOROSU
Ekmek yapmasına hükmettik

DEVRİMCİ RAHİP, ÇOCUK KOROSU & KADINLAR KOROSU
Cadolozlar, kocakarılar, metresler

DEVRİMCİ RAHİP & ERKEKLER KOROSU
Kadın dediğimiz bu yaratıklar

DEVRİMCİ RAHİP, ÇOCUK KOROSU & KADINLAR KOROSU
Kralı alıp Paris’e geri götüreceğiz

DEVRİMCİ RAHİP & ÇOCUK KOROSU
Kalabalık artık yedi bin gücünde

BAŞ BELASI & ERKEKLER KOROSU
Saltanat arabasının altını oyuyorlar bir başlarına

DEVRİMCİ RAHİP & ÇOCUK KOROSU
Mızraklarının ucunda ödülleri yükselmekte

BAŞ BELASI & ERKEKLER KOROSU
Almak zorunda oldukları muhafızların kelleri

BAŞ BELASI
Elveda Versailles

ERKEKLER KOROSU
Yağmurun, sağanağın altında kalabalık kükrüyor

DEVRİMCİ RAHİP
Merhaba Paris

KORO
Elveda Versailles

TOPLULUK
Merhaba Paris, elveda Versailles

Sahne 2
“Mektup”

[19] SİRK MÜDÜRÜ
Tuilaries’de tutsak
Saatin tıklamasına aklı takılı
Penceresine vuran yağmur
Aklına getirdi Bourbon kuzenini
İspanya’daki kalesinde güvende olan

[20] KRAL
Sadık ve emin bir ulağa emanet ettiğim bu mektup
Endişelerini gidermek içindir ve derim ki sevgili kuzenim
Benim kalbim temiz
Şu başımdaki kırmızı takke
Ve bana yeminle söylettirdikleri o yalanlar
Tiksinti veriyor ruhuma
İliklerime kadar acı veriyor bana
Kuzenim İspanya Bourbon’u (Hanedanı)
Benim hislerimi iyi bilirsin
Anlatmam gerekenleri duydun
Ve şimdi tüm inançlarım
Çalındı bu hırsızlarca
Ve yokedildi zalimce
Ama şu sokaklardaki serserilerden hiç biri
Alamayacak eline düzeni
Çok mu sadakat borcu ummak
Senin ya da benim sahip olduğum şu şeylerden
Sevgili kuzenim, İspanya Bourbon’u
Gel bir anlaşma yapalım, beraber savaşalım
Gel şunlara yeniden diz çöktürelim
Yardım et bana kuzenim
Yardım et kuzenim, İspanya Bourbon’u

[21] SİRK MÜDÜRÜ
Memleketin bütün gemileri denizde
Kral şaşkın
Ne yapacağını bilememekte
Korkmakta tanrısal kanuna karşı gelmekten
Ama yelkenlerini şişirmenin faydası yok hırçın denizde
Herkes bir ada, özgür kaderini seçmekte
Tanrı’nın işine bak; nasıl şaşırtıcı, sersemletici, tepetaklak inmek
Ticaret; inancın barometresi
Çanlar yaklaşan fırtınayı haber vermekte
Piyasada hiç kahve kalmadı
Huzur yok ne zengine ne fakire

Sahne 3
“Gümüş, Şeker ve Çivit”

[22] BAŞ BELASI
Nasıl uyuyabilirsin
Nasıl düşünebilirsin
Nasıl yaşayabilirsin içecek kahve olmadan
Ağzının tadı yoksa şükretmelisin
Şeker fiyatı tavan yaptı
Robespierre, Brissot ve Condorcet hemfikir
Özgür bırakmalıyız kara kuşları
Ama gümüş ve şeker ve çivit
Döndürür en bilge adamı bir aptala!

[23] DEVRİMCİ KÖLE
İstikamet Windward Adaları

DEVRİMCİ KÖLE & KORO
Gün bugündür

DEVRİMCİ KÖLE
Değişim rüzgarları bu yönden esmekte

DEVRİMCİ KÖLE & KORO
Bu yönden esmekte

DEVRİMCİ KÖLE
Sante Domingo’daki ve heryerdeki
Şeker kölelerine ve ümitsizlere

DEVRİMCİ KÖLE & KORO
Gümüş ve şeker ve çivit
Gümüş ve şeker ve çivit
Gümüş ve şeker ve çivit
Gümüş ve şeker ve çivit
Gümüş ve şeker ve çivit
Gümüş ve şeker ve çivit
Gümüş ve şeker ve çivit
Gümüş ve şeker ve çivit
Döndürür en bilge adamı bir aptala!
Döndürür en bilge adamı bir aptala!

DEVRİMCİ KÖLE
Özgürlük getir

DEVRİMCİ KÖLE & KORO
Kolonilere
İlkene uy

DEVRİMCİ KÖLE
Eşitlik, kardeşlik ve

DEVRİMCİ KÖLE & KORO
Özgürlük

DEVRİMCİ KÖLE
Kalmamalı

DEVRİMCİ KÖLE & KORO
Yalnızca sözlerde

DEVRİMCİ KÖLE
Ama

DEVRİMCİ KÖLE & KORO
Kahve sert
Umutlar güneşle birlikte batıyor

DEVRİMCİ KÖLE
Ve

DEVRİMCİ KÖLE & KORO
Güneş ardımızda batıyor

CONDORCET & MARIE MARIANNE
Dağlar kadar gümüş
Vadiler kadar şeker
Gemiler dolusu çivit
Döndürür en bilge adamı bir aptala!

DEVRİMCİ KÖLE & KORO
Döndürür en bilge adamı bir aptala!

MARIE MARIENNE
Gemilerin geliyor işte
Deniz boyunca
Denizin dibine batsın
Bu utanç ve sefalet
Paris’te öfkemiz kınanıyor
Condorcet durduğu yerden söylemekte:

CONDORCET
Dostlarım eğer inanıyorsak özgürlüğe
Açmalıyız bu kafesin kapısını

TOPLULUK
Yaşa Condorcet, duyun nasıl da ağzının payını veriyor onların
Şu katı, eski düzenci yaşlıların
Tanrı şahit ki bitti
Yeter artık
Yeter, yeter, yeter
Windward Adalarına
Devrim ulaştı
Bizi özgür bırakırlar ne zaman ki
Onlar için savaşmamıza ihtiyaçları olursa

CONDORCET & MARIE MARIANNE
Denizin dibine batsın
Bu utanç ve sefalet
Gümüş ve şeker ve çivit
Döndürür en bilge adamı bir aptala!

KORO
Aptala!

Sahne 4
“Papalık Fermanı”

[24] SİRK MÜDÜRÜ
Ticaret rüzgarları /Alize Rüzgarları* tatlı melası vuruyor
(*= okyanuslarda 30* kuzey enlemiyle 30* güney enlemi arasında sürekli esen rüzgarlar)
Şeker kamışlarından yanık kokusu geliyor
Doğunun kabaran öfkesi
Atıyor geriye
Avrupa’ya ve yağmura doğru
Hazretleri Tiber’in kıyısında güvende
Kalan enkazı sormakta
Umursamadan boğulanların feryatlarını
Öte tarafa geçmekte

[25] BAŞ BELASI
Paris’te bir gürültü var yerin altında
Baskı makinalarının sesi
Ve patladığında tıpkı bir volkan gibi
Yağar fikirler konfeti gibi, kar gibi

OĞLAN
Okuyun herşeyi
Ön sayfaya bakın
Sokak bir tiyatro
Her kafe…

KORO & ÇOCUK
Bir sahne!

SİRK MÜDÜRÜ
Ama her kafenin tentesinin altında
Papalığın uyarısı vardı

BAŞ BELASI
Korkarım ki, Papa Hazretleri
İnsan Haklarının kötü bir fikir olduğuna inanmakta

DEVRİMCİ RAHİP
Papa İnsan Haklarını istemiyor

TOPLULUK
Papa İnsan Haklarını istemiyor

DEVRİMCİ RAHİP
Onları çok dünyevi buluyor

TOPLULUK
Onları çok dünyevi buluyor

DEVRİMCİ RAHİP
Bir adam elmayı ısırdığında

TOPLULUK
Bir adam elmayı ısırdığında

DEVRİMCİ RAHİP
Özgürlüğün tadını alır

TOPLULUK
Özgürlüğün tadını alır

DEVRİMCİ RAHİP
Özgürlüğün… tadını alır

TOPLULUK
Özgürlüğün… tadını alır

ERKEKLER KOROSU
Özgürlüğün… tadını alır

TOPLULUK
Özgürlüğün tadını alır

PAPAZ YARDIMCISI
Papa buyurdu ki bu bir günahtır

ERKEKLER KOROSU
Papa buyurdu ki bu bir günahtır

BAŞ BELASI
Öyleyse elma ağacını yağmalayalım
Papa razı gelmese de
Bizi kutsaması da dalavere
O İnsan Haklarını istemiyor

PAPAZ YARDIMCISI
Papa buyurdu ki bu bir günahtır

ERKEKLER KOROSU
Papa buyurdu ki bu bir günahtır

DEVRİMCİ RAHİP
Papa buyurdu ki… bu bir günahtır
İnsanlar elmaları paylaşıyor
Papa sizi kutsuyor ama yine de bu bir günah

TOPLULUK
Papa sizi kutsuyor ama yine de bu bir günah

DEVRİMCİ RAHİP
Bizi kutsaması da dalavere

TOPLULUK
Bizi kutsaması da dalavere

DEVRİMCİ RAHİP
O istemiyor

DEVRİMCİ RAHİP & ERKEKLER KOROSU
İnsan…. Haklarını

PAPAZ YARDIMCISI
Papa buyurdu ki bu bir günahtır

ERKEKLER KOROSU
Papa buyurdu ki bu bir günahtır

BAŞ BELASI
Ama Papa değiştirebilir fikrini
Bir şapkayı çıkartıp diğerini takar gibi
Değişir üstümüzdeki yıldızlara, Tanrıya, politikaya ve aşka göre
Döner kumların üzerinde çürüyen bir elmaya
Ve çekirdeği bozuksa
Kimse tadamaz İnsan Haklarını

DEVRİMCİ RAHİP
Asla tatmadın İnsan Haklarını

KORO
İnsan Haklarını istemiyor o
Papa insan haklarını istemiyor
Yerinde duruyor
Ellerini yıkıyor
Papa istemiyor… İnsan Haklarını

DEVRİMCİ RAHİP
Umutlar duaya kalmış
Hayaler için biraz şarap
Açlık için bir avuç tahıl var yalnızca
Ufkumuz hep aynı

DEVRİMCİ RAHİP & BAŞ BELASI
Toprağa kök saldık
Tıpkı yitip giden atalarımız gibi
Tıpkı armamız olan ağaçlar gibi
Ufkumuz hep aynı
Bir orman olup değiştireceğiz onu

DEVRİMCİ RAHİP, BAŞ BELASI & KORO
Zeytin ve meşe ağacı
Bayrağımız olacak

Perde

ÜÇÜNCÜ PERDE

“Firari Kral”

[1] SİRK MÜDÜRÜ
Ve üstümüzde olanın
Fırtınalı gökte bulunanın
Hileleri; keder, ayrımcılık
Tanrı, kutsal ve Kraliyet, dünyevi arasında
Kara ufukta yalandan bir ağarma
Ufak bir değişime gösterilen rıza
Derken iki, derken dört, sonra ufak ufak
Sonra tıkır tıkır
Tüm o eski düşünceler yok olmakta

KRAL
Kralın korkusu krallığının yitip gideceği

KRALİÇE
Kraliçe Versailles’daki güzel günleri özlemekte

KRAL
Kilitleriyle uğraşıyordu saatin tiktaklarıyla

KRALİÇE
Çocuklar çelik parmaklıklarla çevrili bahçede oynamakta

KRAL
St. Cloud’u ziyaret etmek istediler ki

KRAL & KRALİÇE
Bir nefes alsınlar

MEMUR
Ama Ulusal Muhafızlar izin vermediler onlara

[2] KRAL & KRALİÇE
Ama  Marki Boulli’nin bir kozu vardı

SİRK MÜDÜRÜ
Marki Boulli iyi bir komutan
Ve kraliyetin ateşli bir taraftarı
Doğudaki ordusuyla
Kralı kurtarma planı yapmakta

KRALİÇE
Kraliçe, Barones Korrf adını alıyor
Belgelerini elbette Kral imzalıyor
Gün ağarmadan yola koyuluyor
Alsace Lorraine’de Boulli ile buluşmaya

MEMUR
Kral Louis basit bir uşak kılığında gölgelerden giderek
Sıvışmanın bir yolunu aramakta
Küçük bir eşlikçi grupla elbette

MEMUR & KORO
Birkaç yüz süvariyle

BAŞ BELASI
Bırakın gitsin, bırakın kaçsın,
Avusturyalı fahişesiyle

BAŞ BELASI & ERKEKLER KOROSU
Bırakın Prusya’ya gitsin

MEMUR & ERKEKLER KOROSU
Bırakın Avusturya’ya gitsin
Bırakın gitsin ve orada ölsün

BAŞ BELASI & ERKEKLER KOROSU
Bırakın gitsin

MEMUR & ERKEKLER KOROSU
Bırakın gitsin

BAŞ BELASI, MEMUR & ERKEKLER KOROSU
Bırakın Avusturyalı kraliçesiyle çürüyüp gitsin

KORO
Nihayet Cumhuriyet varlık buluyor
Ama durun, işe kader karışıyor

MEMUR
Uyanık bir posta müdürü tesadüfen

MEMUR & KORO
Tanıyor Kral ve Kraliçeyi ve

KORO
Davranıyor alarm vermeye

SİRK MÜDÜRÜ
Ama Parlamentoda konuşmalar yumuşuyordu

CONDORCET
Kral kaçmadı
Aslında kaçırıldı
İradesi zaten kalmadı

MEMUR
Kralın kaçabileceğini düşünmek kahrolası bir yalan

CONDORCET
Bu vicdanımıza uymaz ve ulusal gururumuzu incitir

MEMUR
Ama Avusturya sarayı
Ve Brunswick elbette
Derler ki savaş ilan edilecek
Eğer Krallık geri gelmezse

BAŞ BELASI (Brunswick’i taklit ederek)
Kralı serbest bırakmalısınız
Ya da Paris yıkılır
Taş üstünde taş kalmaz

BAŞ BELASI & MEMUR
Paris un ufak edilecek
Her bir taşına kadar

KRALİÇE
Konvoy döndüğünde
Yanan köprülerin yakıcı dumanı
Her yerdeydi, nefessiz bırakırcasına
Ve dediler ki, bir damla yaş varmış Kraliçe’nin gözünde

MEMUR
Arabanın penceresinden
Başını çevirdi Louis soylularına
Sadık bir dost, Comte de Dampierre
Nazikçe kendi şapkasını çıkarttı
Krala olan hürmetinden
Cesur ve aptalca bir iş
Mevcut koşullara bakılırsa

KORO
Gözünde birkaç damla yaş
Dokunaklı, iyi bir deneme
Ama çok az, çok geç
Son bir şans için

SİRK MÜDÜRÜ & KORO
Halkın el kol hareketleri çok nazik değildi

SİRK MÜDÜRÜ
Acımasızca kellesini istediler

KORO
Acımasızca kellesini istediler

[3] ÇOCUK KOROSU
Şapka çıkartması
Bir soylu züppenin jestiydi
Ama lordun bile bir başa ihtiyacı vardır
Şapkasını çıkartmak için
Ve Dampierre hayatını yitirdi
Aşırı nezaketi yüzünden
Tüm o irinleşmiş acılara ve korkulara rağmen
Bin yıldır süren

ÇAVUŞ (sahne dışından)
Sola dön, uygun adım marş!

ÇOCUK KOROSU
Dampierre’nin kellesi gitti
Kral da haşmetini kaybetti
Konvoy caddelerden geçerken
Halk yuhalıyor, tekerlekler gıcırdıyordu
Hey, hey; yaptığın kalmaz yanına,
Döner bulur seni yine

ERKEKLER KOROSU
İngiltere ve Almanya’da
Özgürlüğümüz kutlanıyor
Adım adım onların da
14 Temmuz’ları olacak
İngiltere ve Almanya’da kutluyorlar

ERKEKLER KOROSU & ÇOCUK
Özgürlüğümüzü

MEMUR
Ulusal Meclis Kralı unutturmak istedi

ERKEKLER KOROSU
Kraliçenin kardeşleri
Sınırlarda kamp kurmuşlardı
Kralı tahttan indirmenin
Savaş anlamına geleceğinden korkuyorlardı

MARIE MARIANNE, SİRK MÜDÜRÜ, MEMUR & KORO
Ama en derindeki hislerle
Sokaktaki adam,
Aç, zayıf ama dik olan
Kokusunu aldı tatlı tavuskuşu etinin
Kalabalığın üzerinde esintinin getirdiği
Ve yürüdüler Camp du Mars’a
Cumhuriyet’i hemen talep etmeye

ÇOCUK KOROSU
Cumhuriyet, hemen, burada, bugün
Ulusal Meclis
Yanlış yapmakta

ÇAVUŞ
Hazır…

ÇOCUK KOROSU
Camps du Mars’da şarkılar söyledik

ÇAVUŞ
Nişan al…

ÇOCUK KOROSU
Dilediğimizce şakıdık

ÇAVUŞ
ATEŞ!

ÇOCUK KOROSU
Cumhur–

[4] SİRK MÜDÜRÜ
Katliamın yankıları hiç dinmedi
Lafayette ateş açtı
Silahsız, altı bin kişinin üzerine
Devletin zayıf gemisi
Battı dalgaların altında
Kan denizinin çalkantısı
Bastırdı yürüyüşün sesini
Düzeni sağladılar Camps du Mars’da
Ölüleri yığdılar üst üste
Tek suçları
Özgürlük düşünü görmek olanları
Ölülerse hiç bir zaman göremeyeceklerdi aksine
Krallığın yeniden kurulduğunu

Sahne 2
“Paris Komünü”

[5] SİRK MÜDÜRÜ
Monarşi geri döndü
Kral eğri durmuş, huzursuz
Girondistler, Doğu’da gergin ve ateş etmeye hazır
Gönülsüzler onu indirmeye

BAŞ BELASI
Ama kapılarda
Ağır aksak işlerin ve korkak siyasetin ötesinde
Marseilles kuşatılmıştı ölümüne
Mızraklarla, kazmalarla, kanlı sopalarla
Defne ağacını büyüteceklerdi
Ve şarkıları Paris Komününün ezgisi olacaktı

[6] ERKEKLER KOROSU
Yaşasın Paris Komünü
Tanrı aşkına
Özgürlük adına
Fakirlerin ve güçsüzlerin adına

SİRK MÜDÜRÜ
Ziller çaldı, tefler çalındı
Sesler bir arttı bir azaldı
Bu yürüyüşün sesi
Capet hanedanının sonuna işaretti

BAŞ BELASI
Şimdi değilse ne zaman
Kral ve Kraliçenin bir avuç adamı var
İsviçre’den gelen Tuileries’i savunmaya
Kabaran bir dalga gibi acımasızca
Çulsuzlar (san culottes) hazır ölmeye
Yaşasın Paris Komünü

KORO
Yaşasın Paris Komünü
Yaşasın Paris Komünü
Yaşasın Paris Komünü
Yaşasın Paris Komünü
Yaşasın Paris Komünü
Yaşasın Paris Komünü
Yaşasın Paris Komünü
Yaşasın Paris Komünü
Yaşasın Paris Komünü

DEVRİMCİ RAHİP
Yaşasın Paris Komünü Tanrı’nın adına

KORO
Tanrı’nın adına

DEVRİMCİ RAHİP
Yaşasın Paris Komünü
Onlar adına…

DEVRİMCİ RAHİP & KORO
Bitmiş tükenmişlere

DEVRİMCİ RAHİP
Ne Papa’sı ne cennet hayali olanlara

KORO
Cennet hayali olmayanlara

DEVRİMCİ RAHİP
Üç kuruşluk hayatlarından başka kaybedecek birşeyleri olmayanlara…

KORO
Hayatından başka kaybedeceği olmayanlara

DEVRİMCİ RAHİP
Bu dünyada olan herkesin gücü vardır
Dünyanın düzenini değiştirmeye

ERKEKLER KOROSU
Eğer kullanmazsan onu
İktidardakiler kötüye kullanırlar onu
Gücümüzün yarısından feragat etsek
Bulursun kendini kandırılmış halde

KORO
Ya…şa Paris Komünü

DEVRİMCİ RAHİP & KORO
Yaşasın, yaşasın, yaşasın Komün
Yaşasın, yaşasın, yaşasın Paris Komünü

[7] SİRK MÜDÜRÜ
Ulusal Meclis şaşkın
Girondistler esip gürlüyorlar
Gerçeğin savurduğu küller ve sancaklar misali

OĞLAN
Bayım… Girondin nedir?

SİRK MÜDÜRÜ
Bir Girondin kendini doslarından korumalı
Bir işe girmeden emin olmalı

BAŞ BELASI
Marseillaise birlikleri gibi, altı yüz kişilik
Tuileries’de sorgulanan

KORO
Bu monarşinin sonu
Yaşasın Paris Komünü

SİRK MÜDÜRÜ
Prusyalıların sınırdaki varlığı
Endişe verici
Brunswick manifestosu
Safları sıklaştırıp
Kralı zayıflattı
Onu indirmek
Girondid kalplere korku vermekte
Ama Prusyalılar da sınırı geçmekte
Ve gündem netleşmekte

DEVRİMCİ RAHİP & ÇOCUK KOROSU
Monarşi bitti
Şaşaalı günleri kaldı geride

KORO
Monarşi; “c’est fini”

DEVRİMCİ RAHİP & ÇOCUK KOROSU
Brunswick yalancının biri; hele bir dinleyin toplarımızın sesini!

DEVRİMCİ RAHİP
Ulusal Meclis çizgisine geldi
Kör ve topalın
Ölmekte olanın
Monarşi; “c’est fini”

Sahne 3
“Louis Carpet’in infazı”

[8] SİRK MÜDÜRÜ
Doksan iki baharında
Avusturyalılar ve Prusyalılar da
Geçtiler sınırı
Savaş başlamıştı
İnsanlar Kral’ı görmeye gitti
Kral gönülsüzce onları kabul etti

SİRK MÜDÜRÜ & KORO
Çayın ardından dendi ki
Kral bir seçim yapmalı

SİRK MÜDÜRÜ
Ya Koblenz’deki dostlarıyla bir iktidar
Ya da kendini affettirmek
Kabul ederek

KORO
Kabul ederek

SİRK MÜDÜRÜ & KORO
Onların kırmızı şapkasını

SİRK MÜDÜRÜ
Sürpriz, sürpriz, seçtiği zaman
“Kırmızı Şapka“yı çok geçti artık

[9] MARIE MARIANNE
Elveda Louis, sonun geldi
Çok fazla can gitti, marangozlar, katipler ve bahçevanlar
Sıradan hayatlarını özgürlük uğruna yitirdiler
Tuileries savaş meydanında

DEVRİMCİ RAHİP
Krallık kutsal bir emanettir
Ama sen bize ihanet ettin
Zavallı Kral Louis
Hayatını almalıyız
Geçmişi temizlemek ve yeni bir başlangıç için
Zavallı Louis, sonun geldi

BAŞ BELASI
Yas tutmanın ne yeri ne zamanı
Şimdi ağlanmadan yeni bir dünya kurmalı
Cenaze çanını çaldık
Ve kıymetli kanımızı akıttık
Zavallı Louis, ve şimdi de senin kıymetli kanın akmalı

ÇOCUK KOROSU
Zavallı Kral Louis, birazdan öleceksin
Zavallı Kral Louis yatağından uzakta

BAŞ BELASI
Yatağından uzakta

ÇOCUK KOROSU
Hayat bitmeli yeni başlangıçlar için daima

DEVRİMCİ RAHİP
Zavallı Kral Louis
Senin için bitti herşey!

KRALİÇE
Her zaman güvendiğin dehşet
Seni yedi bitirdi
Pas gibi ve bilme çabası herşeyi
Kan, bıçak, hitabet
Senin herşeyindi

Sahne 4
“Marie Antoinette – Dünyadaki Son Gece”

[10] SİRK MÜDÜRÜ
Dul şimdi yoksun, dışlanmış
Yaz mevsiminin sayılı günlerini hesaplamakta
Temple Hapishanesi’nde oğluyla
“Aykırı işler” bahanesiyle
Jestler ve oyunlar ve hileler ve doğrular
Derken çulsuzlar budadı ağacı
Şimdi bir kızkardeş o mülksüzlere
Bitmiş tükenmiş herkes gibi
Azgın bir denizde bir yaprak misali
Elinden alınmış ailesi ve çevresi
Aciz, rutubet ve soğuk içinde
Bir arada tekinsiz dansçılarla
Ve ölü dansçılar oynamakta
Bu meşum menuette
Küçük Avusturyalı kız muhtaç hayallere

[11] KRALİÇE
Elveda benim iyi ve hassas kardeşim
Ben ölüme mahkum edildim
Tek üzüntüm çocuklarımı bırakıp gitmek
Çocuklarım.. Tanrım, nasıl da acı veriyor onlardan ayrılmak
Onların sevgisi herşeyin ötesindeydi
Tanrım, öyle özlüyorum ki onları

DEVRİMCİ RAHİP
Madam Antoine, keşke zamanı geriye döndürebilseydik
Viyana’daki o bahçeye

MARIE THERESE & KADINLAR KOROSU
Madam Antoine, Madam Antoine,
Anneniz çağırıyor, karanlık basıyor

KRALİÇE
Bayım, sizi tanıyamadım

DEVRİMCİ RAHİP
Dışarıda meşe bahçede şeftali ağacı vardı
Anneniz çağrıyordu
Karanlık basıyordu

KRALİÇE
Benim küçük kızılgerdanım, diz çök dua et yanımda
Dans başlamak üzere

DEVRİMCİ RAHİP
Cesaret Madam, bu büyük yeniden doğuşta
Tıpkı rüzgarla düşen meyvalar gibi döneriz toprağa

KRALİÇE
Benim gördüğüm bir rahipti

DEVRİMCİ RAHİP
Ben bir insanım nihayetinde
Madam, tutun lütfen elimi

KRALİÇE
Bayım, tutun lütfen elimi

Sahne 5
“Özgürlük”

[12] BAŞ BELASI
Giyotinden kurtulmak istedik
Ve bir şekilde acıları dindirmeyi
Ama gözyaşlarının olmadığı bir dünya kurmak için
Kurduk bu idam sehpalarını şimdi

MEMUR
Gel gözyaşlarını sil ve anlatmayı dene
Nasıl bitiririz bu acıyı?
Eğer şimdi bu idam sehpalarını kurmazsak
Bu adaletsizliğin araçlarını
Bu idam gereçlerini

DEVRİMCİ RAHİP
Giyotine verdik
Hayatta gördüğünden fazla kanı
Nasıl bir amaç haklı kılar bu araçları?

MEMUR
Daha fazla kanımızı verdik

ERKEKLER KOROSU
Verdik

DEVRİMCİ RAHİP
Daha fazla kanımızı verdik

ERKEKLER KOROSU
Verdik

MEMUR
Daha fazla kanımızı verdik

ERKEKLER KORO
Çok kanımızı

KORO
Verdik, verdik
Sevgiye dönebileceğimizden fazla kanı

DEVRİMCİ RAHİP & MEMUR
Fazlasıyla, ummak için dönmeyi

DEVRİMCİ RAHİP
Sevgiye

DEVRİMCİ RAHİP & MEMUR
Çok kan, çok fazla bizim
Sevgiye dönebileceğimizi ummak için

KORO
Çok kan, çok fazla bizim
Sevgiye dönebileceğimizi ummak için

DEVRİMCİ RAHİP
Gelin merhamet melekleri
Gelin barış güvercinleri
Bir ışık parlasın şu savaşan grupların, hiziplerin üstünde

MEMUR
Sokanlarda sinsice dolaşan çakal ve sırtlanlar
Bir parça fazladan et için kendi analarına sırtlarını dönerler

DEVRİMCİ RAHİP
Ölülerin yığınından meydana geldi Cumhuriyet
Yıpranmış bedeni sallanmakta sarhoş bir karı gibi
Geleceği doğurmakta

MEMUR
Sokakta

DEVRİMCİ RAHİP, MEMUR & KORO
Kirli ve neşeli, bir düşe hayat vermekte

SİRK MÜDÜRÜ & MARIE MARIANNE
Bu düş

DEVRİMCİ RAHİP
Bu düş

SİRK MÜDÜRÜ & MARIE MARIANNE
Anlaşıldığında

DEVRİMCİ RAHİP
Anlaşıldığında

SİRK MÜDÜRÜ, DEVRİMCİ RAHİP & MARIE MARIANNE
Kimse zircirlerine mahkum yaşamayacak
Sonunda büyük ve küçük eşit olacak

[13] SİRK MÜDÜRÜ
Yaşarlar çalılarda
Kış gelir kırıp geçirir
Kuşlara saldırır köpekler ve sıçanlar
Gizlenmişler her köşede

DEVRİMCİ RAHİP
Peynirsiz bir kapana yakalandığında adi bir sıçan olursun

ÇOCUK  KORO
Ama biz sıçan değiliz

MEMUR
Kuduz bir köpek olursan hastalık saçarsın

ÇOCUK  KORO
Ama biz köpek değiliz

DEVRİMCİ RAHİP & MEMUR
Bir insan olduğunda derler ki melek olmalısın

ÇOCUK  KORO
Biz insan bile değiliz

DEVRİMCİ RAHİP
Hiçbir şey değilsiniz

MEMUR & MALE KORO
Hiçbir şey değilsiniz

DEVRİMCİ RAHİP, MEMUR & ÇOCUK  KORO
Hiçbir şey değil ama şakıyan kuşlarsınız

MARIE MARIANNE
Eğer dileklerimiz bize herşeyi düzeltme gücünü verirse
Eğer aynaların içinden yürüyüp geçebilirsek
Eğer ışığa dokunabilirsek
Arınırız boş hayallerden, ne kalırsa artık geriye
Güç ve cesaret
Duygularımızı hissedebilmemiz için
Ve olduğumuz gibi olabilmemiz için…

DEVRİMCİ RAHİP
Kadınların hiçbiri ışık tutamaz özgürlüğe

DEVRİMCİ RAHİP & KORO
Uçuran kanatları ve gören gözleriyle

BAŞ BELASI & KORO
Odur seven bizi
Odur taptığımız bizim
Parıldayan güneşle birlikte gülerken
Ya da bir köşede yaralı yatarken

DEVRİMCİ RAHİP
Uçuran kanatları ve gören gözleriyle
Özgürlüktür onun adı

MEMUR
Müthiş bir dost olur
Eğer dimdik durursan

DEVRİMCİ RAHİP
Ama özgürlüğün ne anlamı olur diz çöküp onu seversen

MEMUR & MALE KORO
Ve özgürlük duymaz sesini, zeytin ağacında sallanırken sen!

SİRK MÜDÜRÜ
Eğer saplanmazsak gösteriş batağına
Unutmazsak başkalarının ihtiyaçlarını
Ve kaybolmazsak inançlarımızın kör kuyusunda

MARIE MARIANNE
Eğer münzevi hayallerimizde saklanmazsak
Kabuğumuzun içinde güvende
Güçlülere hürmet peşinde
Kendimizden korkar bir şekilde

ÇOCUK  KOROSU
Dilekler gerçek
Aynalar şeffaf olursa
Artık kalmaz gizem
Yalnızca güç ve cesaret
Birbirine yardım etmek için
Görmek için nasıl olduğunu
Mutluluğun!
Hiçbir kuşun korkması gerekmez
Yuvasından ayrılıp eğlenceye katılırken
Bütün gün caddede, bir aşağı bir yukarı
Bütün gün,
Bütün gün!
Hiçbir kuşun açgözlü olması gerekmez
Bütün darıyı yiyecek kadar
Her kuşa var yeteri kadar
Her kuşa
İster zengin ister fakir olsun
İster büyük ister küçük olsun
Her kuş, her kuş, her kuş, her kuş
Davetli  baloya

SİRK MÜDÜRÜ
Eğer hayat bir yolculuksa yaptığımız

DEVRİMCİ RAHİP
Eğer işin sırrı pastayı paylaşmaksa

MARIE MARIANNE
Mutluluğun anahtarı

SİRK MÜDÜRÜ
Ve açan içimizdeki kapıları

DEVRİMCİ RAHİP
Kesinlikle Cumhuriyet orada saklı

MARIE MARIANNE
Eğer dilekler gerçekten tutarsa

SİRK MÜDÜRÜ
Bakabilirsek sanrılarımızın ötesine

DEVRİMCİ RAHİP & KORO
Uyarsak anayasaya

MARIE MARIANNE
O zaman olur insan hakları herkese

KORO
Eşsiz ve evrensel

TOPLULUK
Herkese
Güneşin altında olan!

SİRK MÜDÜRÜ, DEVRİMCİ RAHİP, MARIE MARIANNE, BAŞ BELASI & MEMUR
Eğer bu fildişi kulelerde yitip gitmezsek
Hürmet peşinde güçlüye
Bağlı olmak korkusuyla bir şeye
Cumhuriyet ümidi içimizde
Ça Ira – Bir Umut Var

TOPLULUK
Ça Ira!

Perde

pftn hakkında

PinkFloydTurk.Net admini, Floyd fanı, müziksever, eski ses mühendisi.

19 Mart 2013 tarihinde Albümlerin Türkçe Sözleri, Haberler, Roger Waters Şarkı Sözü Çevirileri içinde yayınlandı ve , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 1 Yorum.

%d blogcu bunu beğendi: