The Wall Konseri Üzerine Fikirler ve Öneriler

(Daimi olarak güncellenmektedir)

Roger Waters’ın The Wall konserinin ülkemizde gerçekleşeceği duyurulduğu tarihten itibaren pek çok müziksever’in zihninde konserle ilgili pek çok soru işareti ve düşünce oluştu. Bu Facebook sayfamız ve grubumuzda, Twitter’da sorulan sorulardan anlaşılabiliyordu.

Bu soru ve tartışmaların hepsine tek tek cevap yazmaktansa bir yerde toplayıp hepsini tek sayfada açıklamak mantıklı gelmeye başladı. İşte aşağıda bunlardan bazıları yer alıyor. Kısacası bir Roger Waters The Wall İstanbul FAQ yada Türkçesiyle Sıkça Sorulan Sorular:

Biletler Tükenir mi?

Sahanın kapasitesinin 48 bin kişi olduğu söylendi. Tükenir mi bilmem ama tükenirse bu bir mucize olur. Ancak Golden Circle adı verilen sahne önü biletlerinin (en pahallı bileti satın aldığını söyleme meraklılarının da dahil olmasıyla) tükenme ihtimali bulunuyor. Yine de klasik Türk gibi davranıp işi son dakikaya bırakmamakta fayda var. Zira konserin tek izleyicisi Türkler olmayacak. Hatırı sayılır bir yabancı (özellikle doğu’dan) ilgisinin olacağını şimdiden söyleyebiliriz.

Pahallılık – Bilet Fiyatları

Bizim sayfalarımızda, ekşi sözlük veya diğer forumlarda en sık karşılaşılan soru elbette biletlerin fiyatlarının yüksek oluşlarıyla ilgili şikayetlerdir. Bu şikayetler gayet haklıdır ve yerindedir.
Buna karşın sorulan soruların organizatör cebine çok fazla para atmak istiyor’dan çok daha mantıklı ve gerçek cevapları var. Öğrenmek isteyenler için aşağıda bunları sıralayalım.

Bir konser biletinin maliyeti, sanatçının aldığı para, bilet-fiyat ilişikileri seyircilerin dışardan gördüğü kadar basit bir ilişki ve hesaplama değildir. Roger Waters’ın The Wall ayarındaki turnesinin maliyeti son derece karmaşık ve yüksektir. (Sanatçının daha önceki gelişi bu kadar yüksek bilet fiyatlarına sahip olmamasına rağmen yine de şikayet edilmişti)

Bunun nihayetinde bilete yansımış hali üzerinde kimsenin yani organizatör, sanatçı, ekibi, menejeri, sponsorlar vs’nin tek başına etki ve yetkisi yoktur. Bilet fiyatını sanatçı önceden tüm yerel maliyetleriyle birlikte bilir ve gerekiyorsa müdahale eder ancak kendisinin de kontrolü dışındaki turne maliyetleri herkesin elini kolunu bağlar. Bazen tüm bu büyük bütçelerin altından kalkamayıp zarar ettikleri de bir gerçektir.

Bu açıdan bakıldığında İstanbulda bu maliyetlerle bu fiyatlarla gerçekleşecek bir konserin sonucunda kimsenin zengin olma durumu olmadığı gibi, işin sonunda zararlı çıkma ihtimalleri de bulunuyor.

Bu tür gruplarda, sanatçının kendisi dışında hemen hemen herkes iş başına değil, haftalık ücret alır. Yani her günleri para, yani maliyet yazar. Haftada 2-3 konser maliyeti kurtarmaz. Bu tür büyük prodüksiyonlar lojistik sebeplerle her gün de konser veremez. Bu turnedeki teknik prodüksiyonun maliyetinin, henüz hazırlık safhasında da çok yüksek olduğunu biliyorum. O yüzden bu bilet paralarından R.W.’ın daha da zenginleşeceğini hiç sanmıyorum… Eyüb İblağ

Pek çok müziksever bilet fiyatlarını öğrenir öğrenmez tepki vererek aynı paralara yurtdışına gidip izlenip bir de tur yapılabileceği örneklerini verirken, ülkede kullandıkları benzinin, elektriğin, suyun, doğal gazın vb pek çok ürün ve hizmetin Avrupanın çok çok üstünde olduğu gerçeğini, Türkiye’nin bir AB üyesi olmadığı gerçeğini ve hepsinden önemlisi ülkemizdeki vergi sistemini unutmuşa benziyor.

Pink Floyd Ruhu Sorunsalı

Konuya “Pink Floyd ruhu” diye girenler, “The Dark Side”‘lara “Money”lere bağlayanlar için amacın üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olduğu çok aşikardır. “The Wall” albümünün sahneye uyarlanan konsepti 1980 yılından beri çok büyük maliyetler gerektirmiş hatta bu yüzden sadece 17 kez sahnelenebilmiş ve nihayetinde başta grup olmak üzere herkes zarar etmişti. Hatta Rick Wright’ın o turnenin en kazançlısı olduğu, çünkü gruptan atıldığı için para kaybetmek yerine normal müzisyen maaşı aldığı yazılmıştı. Diyeceğim o ki fiyat yüksekliğinin Pink Floyd felsefesi ile alakası yoktur ancak maliyet yüksekliği ile alakası vardır. Bunu anlamak için konser kalemlerinin maliyet giderlerini incelemek yeterli olacak.

Zaten şu “Pink Floyd ruhu” denen konunun bir numaralı telif sahibi, yazarı, çizeri Roger Waters’dır. İş Pink Floyd ruhu’na aykırı demek, “Hey Roger! Ruhunu sattın demektir”. Bu da akustik gitarı bırakıp yerine elektro gitar aldığı için ona kızan Bob Dylan hayranlarının itirazına benzer.

Bu konuda son bir nokta daha ekleyelim, o da bu konserin organizatörü gerçek bir Pink Floyd hayranı olduğunu ve bunun onun hayali olduğunu bilmekte fayda var.

Ayrıca sahne kurulumu ve backstage de fotoğraf çekimi gibi aktivitler bu Avrupa turunun hiçbir ayağında gerçekleşmeyecek görünüyor.

Neden büyük bir stadyum’da yapılmıyor?

Konser organizatörü Bülent Burgaç’ın verdiği bilgiye göre “Roger Waters’ın prodüksiyon menejeri Türkiye’ye geldi ve konser yapılacak yer tespit etmek için helikopterle şehir turu gerçekleştirdik. Bunun sonucu olarak İTÜ’de karar kıldık.” Hemen akla gelen neden konserin İnönü’de değilde İTÜ Stadı olduğu sorusuna ise “Adam gelip sahaları ölçtü ve seyirci kapasitesinin ilginç olarak İnönü’den fazla olduğu sonucu çıktı.” İnönüde aynı sahneyi kurmak için maraton tribünü kaybedilecekken, İTÜ’de herhangi bir tribün kaybı olmadan kale arkasına sahnenin kurulabileceği sonucu çıkmış. Hatta The Wall sahnesinin İnönü stadına bile sığmayacağı sonucuna varılmış.

Peki ama o zaman sahnenin boyutu mu küçültülüyor?

Cevap; Hayır! Amerika ve Avrupadaki sahneler gelecek. ”

Tek Ve Kesin Cevap: David Gilmour OLMAYACAK!

Son 30 yılda Pink Floyd cephesinde neler döndüğüyle ilgilenmeyenler için şimdiden söyleyelim bunun ihtimali bile yok. Arada Pink Floyd da olacak mı diye soranlar da oluyor ama artık onlara cevap vermek istemiyorum.

En İyi Yer Neresi?

İzleyeceğimiz gösteri alışılmış bir konser olmadığı için, standart izleyici önerileri yapmak yerine konuyu tecrübeler, bilimsel veriler, görsel haz ve müzikal tat açısından değerlendirmek gerekiyor. Daha önce konseri biraz uzaktan izlemiş biri olarak bu kez çeşitli açıları değerlendirince aşağıdaki öneriler oluştu:

Sahneyi En İyi Gören Yer Sendromu – Saha İçi

Golden Circle – VIP bu konseri izlemek için en iyi yerler olmayabilir. Gerçekten de aslında sahanın ortası, sahneyle teknik bölümün arasında kalan yerler büyük duvar şovunu izlemek için en ideal yerler. Bu yüzden konser alanına mutlaka mümkün olduğunca erken gelin.

Tribün Merakı

Gelen pek çok soru tribünde izleme ile saha içinde izleme arasında kararsız kalmalarla ilgili. Çözüm Youtube videolarını açıp hangi açıdan izlemek istediğinize karar vermek. Kişisel kanaatim sahneye yakın tribünün 2. basamağından sonrasının iyi bir görüş açısında sahip olduğu. Ancak Biletix yerleşiminde görünen A ve H bloklarını fazla yanda kalmaları dolayısıyla bunun dışında tutmak gerekebilir.

Sahne Gerisini Merak Edenler

Bütçeniz yetiyorsa The Wall Unlimited paketli bilet almak sahne kurulumunu 2 gün öncesinden izlemek, fotoğraf çektirmek için çok güzel bir fırsat. Eğer yabancılar bunu tam olarak öğrenebilirlerse bu kategorinin çok kısa sürede tükenmesi gerek.

Alakasız Sorulardan Kaçınma

Albümün ve gösterinin hikayesini okuyun öğrenin, öğrenilmesini sağlayın. Zira aslında çok özel ve son derece evrensel bir hikayeye sahip çarpıcı görüntüleri takip ederken yanınızdaki arkadaşınız “orada çıkan balon ne ki! ”  tarzı sorularla sizi gösteriden kopartmasın. Gösteriye ait fazla Youtube videosu izlemek de işin süprizini kaçıracaktır.

Konserlere Özellikle The Wall’a Gidecek İzleyicilerden Rica

Ne kadar işe yaramayacağını bilsem de yine de nacizane yazayım, belki deniz yıldızlarına faydası olur, lütfen gösteriş amaçlı büyük telefonlarınızı, tabletlerinizi çıkarıp görüntü kaydı yapmayın. Nihayetinde ne siz ne de gönderdiğiniz insanlar o videoları hiç mi hiç izlemiyor. O berbat sesli görüntüler belki de kısa bir süre sonra zaten cihazların hafızalarından silinip gidecek. Bari hem kendinize hem çevrenize eziyet etmeyip konserden zevk almaya bakın. Neticede o konserin çok net kayıtları zaten internette var veya yayınlanacak. Hiçbirimiz profesyonel anlamda video çekemeyeceğimiz için boşuna zahmet etmemek en güzeli. Saha içinde ve arkamızdaki seyredenlere çektirdiğimiz çile de cabası. Şunu bilin ki tek amacınızın Galaxy S III’nüzü göstermek olduğunu hepimiz biliyoruz. Boşu boşuna görgüsüzlükle suçlanmaya da gerek yok.

Burada yapılan önerilerin büyük bir kısmı tahmindir ve tavsiye niteliğindedir. Uygulanmalarından doğacak mutsuzluklarda sorumluluk kabul edilmeyecektir.

Yerleşim Planı

pftn hakkında

PinkFloydTurk.Net admini, Floyd fanı, müziksever, eski ses mühendisi.

11 Aralık 2012 tarihinde İstanbul Konseri içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: