Another Brick In The Wall 2. Bölüm

Duvardaki Diğer Tuğla – II

Roger Waters ve David Gilmour birlikte söyler:
Eğitime ihtiyacımız yok
Düşünce denetimine de ihtiyacımız yok
Sınıflarda aşağılanmaya da
Öğretmenler rahat bırakın çocukları
Hey öğretmen! rahat bırak biz çocukları
Hepsi hepsi, yalnızca duvardaki birbaşka tuğla
Hepsi hepsi, yalnızca duvardaki bir başka tuğlasın sen.

Islington Green İlkokulu öğrencileri tekrar ederler:
Eğitime ihtiyacımız yok
Düşünce denetimine de ihtiyacımız yok
Sınıflarda aşağılanmaya da
Öğretmenler rahat bırakın çocukları
Hey öğretmen! rahat bırak biz çocukları
Hepsi hepsi, yalnızca duvardaki birbaşka tuğla
Hepsi hepsi, yalnızca duvardaki bir başka tuğlasın sen.

Brick2-1

Brick In The Wall üçlemesinin ikinci ve en ünlü bölümü “Happiest Days of Our Lives – Hayatımızın En Mutlu Günleri”nden anlatıma devam eder. Parçanın burasında evinde hayal ettiği öğretmene karşı artık başkaldırıya geçilmiştir. Aynı hayalde artık sadece Pink değil öğrenciler de kendilerini ezen öğretmenlere karşı şarkıyı bir marş’a dönüştürerek başkaldırmaktadırlar. Şarkının 1979 yılında piyasaya çıkışından itibaren tüm dünyada öğrenci ve ergenler parçayı eğitimdeki baskıya karşı anarşik bir başkaldırının marşı olarak kullanmaya başladılar.
Kimi kendi okulundaki sisteme karşı buradaki sözleri sloganlaştırdı, kimi hükümet politikalarına karşı kullandı. Sonuç olarak dönemin Güney Afrika yönetimi bu parçanın okullarda çalınmasını, kimi ülkeler ise işi tüm ülke genelinde albümün ve Pink Floyd’un yasaklanmasına (dönemin Sovyetler Birliği gibi) kadar götürdüler.Ancak tüm bu aşırı görüşlere karşı şarkı gerçekte Waters’ın bir çocuk olarak yaşadığı belli tarz öğretmen ve eğitim sistemlerine karşıt olarak yazılmış bir parçadır. “Happiest Days” de anlatılan, öğrencilerin düşüncelerini kontrol etmek isteyen, onları sınıfta küçük düşürüp aşağılayan öğretmenlere karşı yazılmış, özel bir anlatıma sahiptir.

Brick2-2Waters’ın sadist okul hocaları, daha bir dönümlük arazi tanımını öğrenemeyen öğrencilerinin yaratıcı düşüncelere sahip olamayacağı fikrinde oldukları için onları ezberci öğrenmeye iterek, sosyal klonlar üretmeye çalışıyorlardı. Aynı şekilde “Eğitime ihtiyacımız yok” sözü iki yönlü bir göndermedir. İlki “don’t” ve “no” gibi iki çiftli negatif içermesinden dolayı birbirlerini iptal ederek “Eğitime ihtiyacımız var,” eğitim iyi ve gelişmiş insanlar yaratır önermesi içerir. İkinci olarak ise çiftli negatif anlatımı güçlendirir ve “Bu şekilde bir eğitime ihtiyacımız yok” vurgusunu güçlendirir. Bu açıdan bakıldığında “Another Brick, Part 2” bugün pek çok yerde kabul edildiği marş şeklindeki anlamı bütünüyle bir devrimsel bir başkaldırı yerine kişisel bir karşı koymadır. Sadece Pink’in durumunda şiir yazan çocukta olduğu gibi belli tür hoca ve sistemlere karşı yazılmıştır.

İronik olarak şarkı her ne kadar kişilik savunucusuysa da sözler bir uyuma işaret eder. Önceki parçadaki “Happiest Days – Mutlu Günler” benzetmesi birici tekil şahıs anlatımındayken da bu parçada öznel bir anlatım yoktur. Onun yerine daha toplu olarak “Eğitime ihtiyacımız yok,” vurgusu yapılırken devrimcilik gibi toplu hareketin gerekliği işaret edilir. Birlikte hareket etmek her zaman kötü değildir. The Wall da toplu hareketler sürü tarzı genellikle kişiliksizlik, ve militarizm olarak nitelendirilirken, diğer taraftan insanlığın da toplumla uyum içinde olması zarureti vardır. Brick2-4İçe kapalı ve dünyadan soyutlamış Pink’in kendini daha kötü hissetmesi tesadüf değildir. Waters’ın kendi otobiyografik geçmişinden aldığı takıntılı eğitimini, “eğitime ihtiyacımız yok / düşünce kontrolüne de,” sözleriyle eleştirerek, topluma bu tarz bir eğitimin gelişme için aşılması gereken kısır döngüler olduğunu ifade ediyor.

Müzikal olarak, “Another Brick in the Wall, Part 2” ilk bölümünden daha çeşitli ve canlı olduğunu söyleyebiliriz. Daha önce bahsedildiği gibi, “Brick In The Wall” üçlemesi Pink’in de gelişmesini yansıtıyor. Sakin ve tekrarlayan riflere sahip birinci bölümde Pink’in kendi farkına varışı, ikinci bölümde daha enerjik ve gençlik haykırışı, sanatçı hayal dünyasını temsil ediyor. Birinci bölümdeki gitar solosu ise kişisel ifadenin kendini palatması gibi duvarları kırıyor fakat sonuçta okul bahçesindeki sesler arasında yok olur. Hepsinin üstündeyse öğretmenin bağırışları “Yanlış, yeniden yap! – Wrong do it again!” ve “Doğru dik dur!- Stand still ladie!” emirleri takip eder. Ardından ünlü sözleri “eğer etini yemezsen tatlıyı alamazsın – if you dont eat your meat, you cant have any pudding” (bir çeşit iyi birşey yapmazsan senin için kötü olur, acıyı tatmazsan tatlıyı anlayamazsın psikolojisi vurgulanmaktadır). Brick2-5

“Another Brick in the Wall, Part 2,” şarkısının popüler oluşu gibi filmdeki bu bölüm de çok farklı ve en bilinen Pink Floyd videolarındandır. Sahnedeki karanlık ve atmosfer büyük oranda kendi eğitim şeklinden ilham alarak sanat eserleri üreten Gerald Scarfe’ın eseridir. Aynı ritmde yürüyen kişiliklerini kaybetmiş ruhsuz öğrenciler onları öğütecek olan makinaya doğru yürürler. Bu deformasyona uğramış insanlığın, ezilmiş, sessiz çoğunlukların büyük bir et öğütücüsünden aynı görünümdeki solucanlara dönüşünün sahnesidir. Abartılı bir anlatımla acı mesajı anlatan görüntüler etkileyicidir. Kişisel veya toplumsal her türlü eziyetin şahsiyet kaybına yol açtığı bunun da ruhsuz bir homojenliğe dönüşerek çürümeye neden olduğu tasvir edilir. Etin solucan’a dönüşmesi albüm boyunca sıkça tekrarlanan bir semboldür. Brick2-6Çekiçler duvarı parçalayan ön önemli semboldür ancak bu hem yapıcı hem yıkıcı özelliğinden dolayı gücü temsil eder. Yapabilen ve aynı zamanda yıkabilen güç. Bir çekiç bir evi yapabileceği gibi evin yıkımında da kullanılabilir. Benzer şekilde gördüğümüz öğütücü makinede de çekiçler vardır ve metaforik olarak ideal toplum üyesinin yaratılması için çocukluğun yok edilişinin aracıdır. Pink’in buhranı artıkça iki tür sembolik yapı da filmde ve albümde daha sonra detaylı olarak belirir .

Her ne kadar şarkının ikinci bölümünde öğrenciler başkaldırıp bir devrim yaratmaya çalışsalar da birlikte simetrik bir şekilde oturup, ritme uygun adım yürüyüp toplu olarak başkaldıran sözler söylemektedirler. Tüm başkaldırı niyetlerine rağmen homojen tek bir vücut gibi hareket ederler. Dahası çekiçlerdeki çifte karakter gibi yapıcı devrimi yani kişiliklerini kazanmayı okullarını şiddet kullanarak, öğretmenlerini baskı dönemlerinin enstrumanlarının ateşinde ölü yakma törenine benzer bir yıkmaya Brick2-7başlatırlar. Burada (çocukların metaforik savunmaları) kontrolsüz bir gücün anarşisine dönüşerek tamamen yıkıcı yok edici bir başka güce dönüşmüştür. Hikayenin bu bölümü, bir adaya düşen uçakta kurtulan çocukların yarattığı otorite / güç çekişmelerinin anlatıldığı William Golding’in “Lord of the Flies – Sineklerin Tanrısı” romanına benzer. Waters burada da güçlerin yapıcı ve yıkıcı etkilerine vurgu yapmaktadır. Hernekadar baskıcı rejimler kişisel gelişmeyi önlese de, hiçbir otoritenin olmayışı daha da yıkıcıdır.

Brick2-8 Baskıcı hocaların çocuk kişiliklerini ezmesinden daha kötüsü ise herhangi bir eğitimin olmamasıdır. Bu bakımdan hayat çok ince bir çizgide iki farklı ancak eşit oranda tehlikeli güçler arasında kalmaktır. Bu yüzden Another Brick In The Wall 2. Bölüm bilinçaltımıza merkezci, kontrollü, aşırı uçlara kaçmadan gerçekleşecek bir eğitim sistemini tavsiye eder.

Çocukların fabrika-okul görünümündeki binaya yürüyüşleri çok belirgin bir hayaldir, gitar solodaki başkaldırı ise gerçek gibidir. Bu izleyicilerde bu olayların gerçekten olup olmadığına ilişkin bir çelişki yaratır. Şiddeti normal gösterecek bir olay anlatılmamaktadır. Sahne öğrenciler öğretmenlerini yaktıkları ateşe atacakken hayalden çıkarak gerçek hayata dönüp o sırada Brick2-9öğretmeni tarafından aşağılanan Pink’e cetvelle vurduğu “the Happiest Days of Our Lives” sahnesine döneriz. O andan itibaren anlarız ki okulda gururu incinmiş bir okul öğrencisinin hayal dünyasındaydık. Zaman geçtikçe Pink’in içinde kaldığı duvar ve dışına ait gitgelleri ve hayalleri defalarca yaşayacağız.

Sözlerdeki “Ben” birinci tekil kişisinin yokluğu gibi, intikam ayaklanmasında da Pink yer almamaktadır. Genellikle birinin rüyasında kendisi değişimi sağlayan baş karakter olarak kahraman rolünde görülmesine rağmen fabrika/okul sahnelerinde Pink görünmez. O sadece bunları kenardan hayal eden kişidir, kişisel özgürlük savaşında yer almaz. O artık kendi rüyalarında bile rol alamayacak kadar sindirilmiştir.

pftn hakkında

PinkFloydTurk.Net admini, Floyd fanı, müziksever, eski ses mühendisi.

26 Haziran 2010 tarihinde The Wall Analizi içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Yorumlar kapalı.

%d blogcu bunu beğendi: