The Show Must Go On

Gösteri Devam Etmeli

[David Gilmour]

Aaaah anne aaaah baba
Gösteri sürmek zorunda mı?
Aaaah baba eve götür beni
Aaaah anne izin ver gitmeme
Ayakta dikilmek zorunda mıyım?
Çılgına dönmüş gözlerimle spot ışığı altında
Ne kabus, Neden!
Arkamı dönüp kaçmıyorum
Bir yanlışlık olmalı
Onlara izin vermek istememiştim
Ruhumu alıp götürmeleri için
Çok mu yaşlıyım, çok mu geç artık
Nereye kayboldu duygular
Anımsayacakmısın şarkıları?
Gösteri sürmek zorunda
Aaaah anne aaaah baba
Nereye kayboldu duygular?
Aaaah anne aaaah baba
Anımsayacak mıyım şarkıları?
Gösteri sürmek zorunda.

Kısaca Anlamı
Vücudunda savaşan pek çok uyuşturucu bulunan, kafasında savaş ve çocukluk düşünceleriyle ve onu zihinsel olarak daha da çökerten tuğlalarıyla Pink, gösterinin devam etmesine karar vermeden önce konserde çalıp çalamayacağını düşünür.

Sebep olduğu koma durumundan iyileşmeye başladığı kısa bir süre içerisinde ve konserinde sahneye çıkmadan önce, Pink zihninde bir berrak bir an yaşar ve mevcut durumunu değerlendirir. Şarkının teatral tarzı ruhsal “Comfortably Numb” ile terslik oluşturmasına rağmen, son bölümde albümün zirvede bitişinin prelüdü gibidir. Bir anlamda “the Show Must Go On” Pink’i konserine çıkmadan önce sahnenin kulisinde bekleyen bir aktörün yazdığı sözler olarak düşünüldüğünde konuya uymaktadır. Bu rock yıldızı-aktör bağlantısı zaten albüm boyunca özellikle de “disguise – kılık değiştirme” fikri ile izleyicilerine hitap ettiği ilk şarkıyla işlenmişti. Teatral bir bakışla albümün son bölümü Pink’in kendini yaşama adapte edişiyle ilgilidir. Müzikal gösterinin altında yatan fikir albüm boyunca süren ‘ilizyonel sahteliktir’. Pink’in hayranlarına gösterdiği yüzü neticede başka bir maskedir, kılıktır, kusurlu kişiliğin örtülmesi, ruhun saklanmasıdır. Teatral olarak çok etkili bir hava yaratırken, sözler etkileyici, endişeli ve çok insani duygular içerir.

Flesh2-1.jpg

Pink’in insani zaaflarının bir kısmını öne çıkaran, koronun söylediği çocuksu “Ma – Anne ve “Pa – Baba”ya ” eve götürün”, “bırakın gideyim” seslenişlerini içeren bir şarkıdır. Daha önce de olduğu gibi çocuksu duygulara geri dönmüş Pink, yarattığı duvarının etkisinden kurtulmak için anne ve babasından yardım çağrısı yapmaktadır. Ev fikri tekrar su üstüne çıkar, fakat önce olduğu gibi Pink onu yatıştıracak hiç kimseye yakın değildir. Gerçekte, koro, “Anne bırak gideyim,”derken muhtemelen aşırı korumacılığının yanısıra bir bakıma hayatın kendisinden de (sembolik duvarı veya intihar yoluyla) haylaz çocuk gibi kurtulmak istemektedir.

Yukarıda İtalik yazılan sözler (albüm kapağında yazılmış, konserde söylenmiş ancak albüm mikslerinde çıkarılmıştır) şöhretinden dolayı sürekli göz önünde oluşuyla sahne ışıklarının gözlerini kör edişini, “Nobody Home”daki uyuşturucu etkisindeki “vahşi gözler” sözünü hatırlatır. Mevcut durumunda vereceği konser için dehşete düşmektedir. Albümde yer alan sözlerde, Pink yaklaşan “gösterisini” konserlerinde ve duvarındaki gibi ima ile söyler. Pink’in “Mother”da rastladığımız kim oldukları belirsiz olan “onlar” tanımlaması burada da karşımıza çıkar.

Burada “onlara benim ruhumu alın demek istememiştim” diyen “onların”, konserindeki seyirciler mi, yüzüne Rock Yıldızı maskesi takması gerektiğini düşünenler mi, ona destek olup konsere çıkması gerektiğini söyleyen plak firması mı, veya parça parça onu kendinden çalan tuğlaları mı olduğunu belli etmez. Benzer şekilde, kayıp olan “duygu”, (şu an kayıp olan) ünlü bir rock yıldızı olmanın çekiciliği, şarkı besteleme yeteneği için gerekli olan duygular (pek çok bestecinin belirttiği gibi şarkıları seslendirdikçe daha az duygusal, daha az anlamlı hale gelmektedir.) ve “kısacık bakış”a benzeyen bir zamanlar kavrayabileceği ama artık duvarının gölgesinde yitirdiği duygular da olabilirdi. “Mother”daki “şarkımı beğendiler mi?” diye soran Pink’in nihayet merak ettiği mevcut haliyle konser verip veremeyeğine dair sorduğu “Şarkımı hatırlayacaklar mı?”sözleri arasında benzerlik bulunmaktadır. Sayılan nedenler onun aleyhine olmasına rağmen, Pink şarkıyı eski teatral vecizesiyle tamamlar “gösteri devam etmelidir” ve bu şekilde kendini hazırlayarak “In the Flesh 2″ye başlaya bilir.

Flesh2-2.jpg

Son satırın ifade ettiğine daha figüratif yaklaşırsak “gösteri devam etmeli” Pink’in kendi “olmak yada olmamalı”sıdır. Şu anda (zihni açılmaya yakınken), Pink duvarının gerçekten zararlı etkisini fark etmeye başlar, kişiliğini nasıl götürdüğünü (my soul – ruhum) ve duygularını, insanlığını (feelings) söyler. Kısa bir kaç saniye sadece yaptıklarının sonuçlarıyla yüzyüze gelmez ayrıca bir sonra ne yapacağının hayati kararını da vermek zorunda kalır. İlk olarak en çok istediği şey Anne ve Babasının onu eve götürmesi ve onu serbest bırakmalarıyken, Pink dönüp yoluna yarattığı kişilikle devam etme kararı alır. O yol onu hızla çürümeye, ahlaki çöküntüye götürürken bir yandan da tamamen özgürleştirir.

pftn hakkında

PinkFloydTurk.Net admini, Floyd fanı, müziksever, eski ses mühendisi.

11 Haziran 2010 tarihinde The Wall Analizi içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Yorumlar kapalı.

%d blogcu bunu beğendi: