Outside The Wall

Duvarın Dışı
[Roger Waters]

Yalnız başınıza ya da ikişer ikişer
Sizi gerçekten seven birileriyle
Yürüyün duvarın dışında bir aşağı bir yukarı
Bazılarınız el ele
Bazılarınız toplanmış grup halinde
Allahın cezaları ve düzenbazlar
Kafa tutuyorlar
Ve onlar her şeylerini yüklediklerinde size
Bazılarınız sendeleyip düşüyor, herşeye rağmen kolay değil
Yüreğinizi korumak çılgın heriflere karşı

Kısaca Anlamı
Hikayenin ana fikri: Korkularımızdan, acılarımızdan ve yalnızlığımızdan kişisel veya sosyal bariyerler üretsek dahi bizi ayıran bu duvarları yıkmak sosyal olarak bilinçli her birey ve toplumun görevidir.

Pink’in spesifik hikayesi bir yana, “Outside the Wall” tematik olmaktan çok anlatımsal bir sonuç bölümüdür. Tematik olarak bu son şarkı Waters’ın albümün ana fikri olarak düşündüğü “Bring the Boys Back Home”daki anlatıma benzer. OutsideWall1O şarkıdaki gibi “Outside the Wall” dünya toplumlarına ve bireyin yaşamında yer alan kurumlara hitap etmektedir. Aynen”Bring the Boys Back Home”da hiç bir şeyin insanlığın üstünde olamayacağının hatırlatılması gibi, “Outside the Wall”da aynı görüş duvarın dışında “walk up and down – aşağı yukarı yürüyerek” sevdikleriyle yeniden ilişki kurabilmek isteyenlerin farklı perspektiften ele alınıyor. Kocasının izole bariyerlerini yıkmaya çalışan Pink’in karısı gibi “yapayanlız” yürüyen bazıları, kocalarıyla kuramadıkları iletişim sonucu “stagger and fall – sendeleyip düşerler”. Hikayede bu teselli ve şefkati başka bir erkekte arayan eş örneğinde gerçekleşmiştir. “Gathered together in bands – gruplar halinde bir araya gelir” diye tanımlanan diğerlerindeki grup tanımı insan grupları olabileceği gibi Pink Floyd’un kendisi gibi sanat yoluyla değişim başlatma girişimi olan gerçek “bleeding hears and artists – kanayan kalpler ve sanatçılar”da olabilir. Bir yerde, gerçek The Wall budur: Waters ve grup “kalpleri” dünyadaki kişisel ve sosyal duvarlara karşı çarpanlardır.

Ve şarkı bitimindeki “Girdiğimiz yer….” sözüyle başlayan döngü albümün sonunu işaret ederken, döngünün de kırılabileceğinin umudunu verir. Ne kadar çok duvar oluşturulduğunu önemli değildir. Önemli olan her zaman “orada bir yerde” onu yıkmayı deneyecek insanların oluşudur. Bu Waters’ın kendi duvarını fark ettikten sonra yaptığı şey idi. O ve grup arkadaşları adeta bir vasiyet niteliğinde insanın olası bir izolasyon sonucu bireysel çürüme içine girebeceği ancak ardından insanlığın beşeri bağları sonucu umut verici kurtuluşu hakkında aydınlatıcı bir albüm tasarladılar ve kaydettiler. Eğer Pink’in hikayesi bize birşey söylüyorsa, o da şiddet döngüsü ve baskının kendini tekrar ettiği ancak böyle olması gerekmediğidir.  OutsideWall2Bütün bu zinciri kıracak tek şey, bakış açısını değiştirerek, birey’in yalnız olmadığını fark etmesidir.

“Outside the Wall”un film görüntüleri korku, şiddet ve baskı döngüsünün bitişiyle birlikte bir umut mesajını hissettirir. (Doğrudan mesaj vermeme Floyd geleneği) Beyaz bir görüntüden Pink’in çöken duvarının görüntülerine açılan sahnede (muhtelemen film boyunca gösterilen) çatışma gününün ertesinde etraftaki parçaları toparlayan çeşitli insanlar görünür. Kamera aşağı indiğinde ise küçük çocukların tuğlaları, enkaz’dan kalan diğer parçaları sepetlerine ve oyuncak kamyonlarına topladıklarını görürüz. Bazıları bunu bir önceki jenerasyonun bıraktığı yerden devam edenlerin kendi oluşturacakları psikolojik duvarları için sembolik bir tuğla toplayışı olarak görürken diğerleri daha iyimser yaklaşırlar. Çocuklar parçaları toplarken, içlerinden biri şişede yer alan molotof kokteyl’inin kokusundan rahatsız olur ve onu şişeden boşaltır. DVD’deki anlatımında Waters bunu, çocuğun onu diğer arkadaşlarıyla birlikte etkisiz hale getirişini önceki jenerasyondan kalan (kavgayı başlatan) kaos ortamına bir düzen getirmesi şeklinde yorumlar. OutsideWall6Waters çocuğun “yıkmaktan çok yapma” kararı vererek, şiddet ve baskı döngüsünü bir anda kırdığını söyler. Bir başka ilginç husus da şarkının film için orkestra ve koro ile yeniden yapılan düzenlemesinin “When the Tigers Broke Free” ile olan benzerliğini, müzikal anlatı için düzgün bir müzikal çözüm olarak görebiliriz. Film savaş, kargaşa ve bir adamın “Tigers broke…” ile duvarındaki negatif yaratılarıyla başlamasına rağmen sakin, aynı duvarın pozitif bir şekilde yıkılışı, milyonlarca yaş dökmüş gözlerin geçmişte oluşan kişisel ve sosyal tuğlalarının her yeni gelen jenerasyonla yavaşça yok oluşunun umudunu vererek biter.

pftn hakkında

PinkFloydTurk.Net admini, Floyd fanı, müziksever, eski ses mühendisi.

5 Haziran 2010 tarihinde The Wall Analizi içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Yorumlar kapalı.

%d blogcu bunu beğendi: