Syd`in Kardeşiyle Söyleşi

Soru: Syd adıyla bilinen kardeşiniz, Pink Floyd sonrası Cambridge`ye döndükten sonra Roger adıyla anıldı. Siz bu söyleşide hangisini tercih edersiniz?
Cevap: İlginç bir durum değil mi? Bu gibi durumlarsa o Syd. Fakat o benim için ve abim olarak Roger`dır. Fakat müziği ve o dönemleri anlatırken Syd`dir. Dolayısıyla sizinle Syd hakkında konuşurken daha rahatım.
Soru: Syd`in zihinsel durumu hakkında çok şey yazıldı özellikle bu son yıllarda. Gerçekten neydi durumu?
Cevap: Herhalükarda o hasta değildi sadece değişik, egzantrik ve fikirsel ve düşünsel açılardan normal olarak kabul edeceğimiz formda değildi.Allaha şükür ki hepimiz aynı değiliz ve hayatlarımıza Syd gibi kişilikler sayesinde renk geliyor.

Soru:Açıklamanızla “zihinsel sağlık ve farklı şekillerini” farklı düşünen insanlar olarak tanımlayarak her türünü aynı şemsiyenin altında tutuyorsunuz.
Cevap:Sanırım sonuç olarak iş tedavi edilen veya edilemeyen aşamasında ayrılıyor. Şizofreni ilaç kullanımıyla büyük oranda kontrol ve tedavi edilebilir bir sorundur. Fakat Syd ve onun gibi bir çok kişinin beyinleri farklı çalışıyor ve bu bizden farklı olduğuklarını kabul ettikçe kesinlikle normal bir durumdur. Doğru kelime “hasta” değil, “farklı” dır. Ben bu farkı görüyor ve onaylıyorum.

Soru: Neden Syd adına bir vakıf kurdunuz?
Cevap: Çünkü çok sayıda insan büyük bir tutkuyla onu anıyordu. Bu yüzden hissettim ki benim yaptığım gibi bu tutkuyu iyi bir amaç için değerlendirebilirdik. Çok büyük bir sevgi onu uğurlayacaktı ve hadi yapalım dedim.

Soru: Ne elde etmeyi umuyorsunuz?
Cevap: Zihin sağlığı problemi olan çok fazla sayıda insana yardım kaynağı, hatırasına saygı, ona bir anıt olmasını umuyorum.

Soru: Kimler Syd Barrett fonundan yararlanabilir?
Cevap: Zihinsel Sağlık problemi olan herkes yararlanabilir. Umuyorum ki gelecekte herkes bu fona ulaşabilecek. Kimse dışlanmadan. Şu an odak noktamız Cambridgeshire fakat gidebileceği her yere ulaştırabilirsek harika olur.

Soru: Son Rüya nedir? Bununla ilgili sanat merkezinde Syd`in anısına konuşulmuştu.
Cevap: Düşüncem, örneğin bir eski kilisede çünkü modern bir bina istemiyorum uygun olmaz, eğer sanat ve çeşitli yaratıcı konularda öğrenim yapılacak sınıflar oluşturulabilirse harika olur. İçinde örneğin gösterim yapılabilecek sanat galerileri, yoldan geçenin uğrayabileceğim bir cafe tarzı herşeyin olduğu bir yer. Öyle görünüyor ki yaşamda kendimizi çok birbirimizden ayırıyoruz. Dolayısıyla herkesin gelip katılabileceği ve katılmak isteyebileceği bir yer. Şu aşamada bu sadece bir rüya ve insanlar bu şekilde düşünmüyorlar. Ama en azından bir amaç. Eğer insanlara yaratma şansı verirseniz içlerindeki en iyi şeyin çıkmasını sağlarsınız. İnsanların özgürce öğrenip faydalandıkları bir yerde olmayı isterim.

Soru: Ve eğer siz zihin özürlü insanlara kendilerini mutlu hissedecekleri yaratma şansını konuşuyorsanız bu çok önemli birşeydir.
Cevap: Evet doğru. Eğer bunu kendinize kanıtlarsanız en önemlisi bu deil mi? Bazen tüm ihtiyacımız olan teşfiktir.

Soru: Bir hayran sorusu, Syd Barrett`in hiç yayınlanmamış var mı yayınlanacak mı?
Cevap: Emin olun bir fikrim yok. 60lardan bir çok eski arkadaşının bir takım şeylere sahip olabilir ama şahsen hiçbirini bilmiyorum.

Soru: Barrett ailesinin tarihinde başka yaratıcılık öyküleri var mı?
Cevap: Evet babam çok iyi müzisyen sanatçı ve harika bir doktordu. Ne yazık ki Syd 15 yaşındayken öldü ve bu onun hayatında büük bir boşluk oluşturdu.

Syd`in daha fazla bağlı olduğu birini hatırlamıyorum. Çok özeldiler birbirleri için.

Soru: Bu ilişkinin bilinç altında Syd`in tutku ve babasının adını devam ettirmek adına olabileceğini düşünür müsünüz?
Cevap: Hayır gerçekten. Yaptığı herşeyi kendi orjinal bakış açısıyla yapmıştır. Etkilenebileceğini sanmıyorum.

Soru: Neler yapıyordunuz 60-70lerde?
Cevap: 60larda Londra da hemşirelik eğitimi görüyordum daha sonra 70de Cambridge`ye geldim ve 74 de evlendim. 60 da Londradayken çok güzeldi çünkü herşeyin başladığı zamanlardı ve Syd de oradaydı. Onu Roundhouse da izlerken hatırlıyorum çok güzel zaman geçirmiştim.

Soru: Harika zamanlar olmalı, kardeşinizi ve başarılarını da görerek.
Cevap: Öyleydi fakat Syd gibi bir kardeşiniz olunca bilirdiniz ki olağan dışı birşey olacak. Beni süpriz yapma konusunda hiç şaşırtmadı çünkü öyleydi. Hiçbir zaman normal olan birşey yapmazdı içinde yoktu fakat evet çok neşeli zamanlardı.

Soru: Pink Floyd`dan ayrıldığı aylarda onu gördüğünüzü hatırlıyor musunuz? Öyleyse olanlar hakkında konuştunuz mu? Duygularınızı paylaştınız mı?

(henüz tamamlanmadı…. yavaş yapıyorum….)

Cevap: Hayır konuşmadı, onu bir kaç kere Londrada ziyaret ettim. Chelsea
Cloisters de oturduğu zamanlardı birlikte dolaşmıştık. Onun hakkında
konuşmak istemedi dolayısıyla hiç girmek istemediğimiz bir konu oldu.

Soru: Olanlardan dolayı üzüntüleri var mıydı yoksa kendini iyi hissediyor
muydu?
Cevap: Üzülmediğine çok eminim çünkü çok hoşlanmadığı çok şey olmuştu. O
sadece arkadaşlarıyla müzik yapan birisiydi ve elinden alındı. Şöhretin ne
anlama geldiğini anlayamadı ve bundan da hoşlanmadı. O sadece eğlenmek
istiyordu. Turneler eğlenceli değildi. İstemediği zaman çalmaktan hiç
hoşlanmıyordu.

Soru: Bu çok bilinen bir konu, şöhret için müzik yapanlarla publar da
zevkine müzik yapanlar arasında.
Cevap: Ve Syd eğer publar`da çalıyor olsalardı çok daha mutlu olacaktı.
Şöhret olmanın anlamını hiç kavrayamadı ve hiç hoşlanmadı. Ayrılmak bir
çeşit çareydi.

Soru: Özellikle Pink Floyd`dan ayrılıp, Cambridge`ye yerleştikten sonra Syd
hakkında oluşan genel düşünce onun köşesine çekildiği şeklinde yorumlandı.
Bu medyanın ona uydurduğu bir tanım mıydı yoksa hakikaten kişisel olarak
önemli ölçüde değişmiş miydi?
Cevap: İçinde bir miktar doğruluk barındırıyor. Floyd`dan sonra çok daha
asosyal oldu ancak buna köşesine çekilme demek doğru sayılmaz. Çünkü
genellikle çekingen bir yapısı yoktu. Fakat çok daha seçici oldu. Gençken
herkes onun arkadaşıydı fakat Floyd`dan sonra bir çok konu onu insan
ilişkileri konusunda şüpheci yaptı. Herkes ona iyi yaklaşmadı dolayısıyla o
da insanlara daha dikkatli yaklaşmaya başladı.

Soru: İçinde bulunduğu grubun daha sonraki başarıları nedeniyle onun kim
olduğunu düşünecek olursak artan ilgiye karşı gösterdiği reaksiyonu anlamak
ve doğal karşılamamız gerekiyor.
Cevap: Hala bir çok kişi onu övüyor ancak o bunu hiç istemedi. Eve
döndüğünde o Roger olmak istiyordu. Sanırım Syd olmak ona iyi şeyler
hissettirmiyordu. Dolayısıyla Roger oldu ve oradan devam etmek istedi.

Soru: Çünkü Roger onun çocukluğuydu ve bundan dolayı mı iyi hatıraları
vardı?
Cevap: Ondan olabilir veya sıradan biri olmak istiyor da olabilir. Syd
karakterinin ne kadar özgün olduğundan emin değilim.

Soru: Ve yazık ki eğer basın istediğini elde edemezse istedikleri başka bir
şeyi yazarlar. Sonuç olarak da bizim bir çok yanlış bilgimiz olur. Syd
Barrett Fonunu kurarak mı bu yanlış izlenimleri düzeltmek istediniz?
Cevap: Şimdi o gitti ve onlar (izlenimler) hakkında endişelenmem
gerekmiyor. Yaşadığı zaman hakkındaki düşüncelerden yıpranacağını görseydim
tabi ki birşeyler yapardım ancak şu anda bu konuda yapılacak çok şey
olduğunu sanmıyorum.

Soru: Syd hakkında yazılan bunca kitap hakkında ne düşünüyorsunuz? Eğer
varsa hangisi sizce en doğrusu?
Cevap: Biliyor musunuz, hiçbir fikrim yok. Hiçbirini okumadım ve Syd de
öyle. Umarım doğrudurlar fakat hiçbir zaman okumadım ve okumayacağım. Zaten
Syd varlıklarından bile haberdar olmadı.

Soru: Peki nasıl oldu da “Psychedelic Renegades” kitabını imzaladı?
Cevap: Çünkü Mick Rock onun eski arkadaşıydı. Görmek istemedi sadece
kağıtları imzaladı.

Soru: Onun çok büyük bir Jimi Hendrix hayranı olduğu biliniyor. Büyük bir
plak arşivi var mıydı?
Cevap: Yo çok değil aslında. Evet Hendrix düşkünüydü ama onun tüm albümleri
yoktu. Gitar tarzını severdi ve tabi onunla turne yapmışlardı sanırım
birlikte geçen zamanların etkisiydi. Bir kaç CDsi vardı hemen tümü caz olan
Charlie Parker, Miles Davis tarzı… Rolling Stones`in daha sonra yaptığı
çalışmaları severdi ama eski tarzlarını da öyle. Ama sanıyorum yaklaşık on
tane CDsi vardı ve hepsi caz idi. Cumartesi öğleden sonra radyoda caz
dinlerdi. Ama hiçbir zaman pop müzikle ilgilenmedi.

Soru: Cambridge`ye döndükten sonra çok gitar çaldı mı yoksa resim ve
fotografla mı ilgilendi?
Cevap: Çok fazla müzik çalmadı. Çok ucuz bir gitarı vardı sanırım 15 – 20
pound`a aldığı. Ancak son yıllarında çaldığını hiç görmedim.

Soru: Son yılları derken hangi dönemini kastediyorsunuz?
Cevap: 90lar boyunca. O da bir kaç akordur. Öyle uzun boylu değil.
Gerçekten de ilgisini müzikten resim`e çevirmiştir.

Soru: Hiç onunla ilgilendiği sanat tarihi ve hoşlandığı ressamlar,
sanatçılar hakkında konuştunuz mu?
Cevap: Bizans dönemini sevdiğini biliyorum. Ne kadar eskiyse o kadar iyiydi
onun için. Modern sanatçılardan çok mağara resimlerine ve eski sanat
yapıtlarına ilgi duyardı. Picasso sevmezdi. Çok olağanüstü ve ekstrem
olmasına karşın onun resimlerinde bağlanacak birşey bulamazdı. Çocukken
ailedekilerin büyük kafalı ve komik çok değişik karikatürlerini yapmıştı.

Soru: O öldükten sonra yazdığı Sanat Tarihi kitabını okumadığınızı söylemiştiniz, o günden beri okuyabildiniz mi?at it since?
Cevap: Hayır henüz değil ama bir gün yapacağım.

Soru: Yaptığı resimlerin resimlerini çektikten sonra yaktığı doğru mu? Doğruysa nedenini hiç söyledi mi?
Cevap: Bununla ilgili konuştuk. Yaratıcı fikir kafasından çıkıp kağıda döküldükten sonra onunla ilişkisi biterdi. Bu sizin veya benim kahvaltıda yumurta yememiz gibi,

yedikten sonra bütün gün görmek istemezsiniz. Gerekliyken istersiniz sonra biter. Resmi de öyle görürdü. Yapması gerektiğinde yapardı kağıda döküldükten sonra

kafasından çıkmış demekti.

Soru: O zaman niye resimlerini çekiyordu ki madem onlara ihtiyacı yoksa?
Cevap: Benim için esasen. Onlar ortadan kaybolduktan sonra çok üzülüyordum.

Soru: Hangi film veya kitaplardan hoşlanırdı?
Cevap: Filmlerden hiçbir zaman hoşlanmadı. Alice Harikalar Diyarında gibi çocuksu fantastik filmleri severdi. İnanır ve onu heyecanlandırırdı. Harita kitaplarından

hoşlanırdı, sayısız atlas almıştı. Hatta sözlükler, sözlerden hoşlanırdı ama kitap, roman okumazdı. Çocuk hikaye kitapları almıştı ama ben sorduğumda da hiç

okumadığını sadece kendinde olmasını istediğini söyledi.

Soru: Sanırım kapaklarındaki ilustrasyonlardan etkilenirdi ve onlar onda hikayeyi çıkartma isteği uyandırır.
Cevap: Evet, haklısınız. Sinema ve televizyonu hiç sevmedi.

Soru: Şunu okudum ki gençliğinde Hindistan`a karşı bir ilgisi vardı ve o konuda ne sorulsa bilirmiş, doğru mu?
Cevap: Yo o kadar değil. 60ların gençliği zaten herşeye karşı meraklıydı. Dinler hakkında da çok düşünceleri vardı. Onunla Londraya trenle dönerken Hindistan ve dinler

hakkında uzun bir sohbetimiz olduğunu hatırlıyorum. Fakat bunlar tamamen gençlik merakıyla yapılan konuşmalardı daha ileri düzeyde değildi.

Soru: Pink Floyd`un 2005 yılındaki Live 8 birleşmesi hakkındaki hisleri nelerdi?
Cevap: Televizyonu yoktu ve bundan hiç bahsetmedi. Hatta bildiğini bile zannetmiyorum. Fakat eğer bilseydi bile geçmiş bir olay diye düşünürdü sanırım.

Soru: Daha önce çocuklarla arasının iyi olduğunu söylemiştiniz, hiç çocuk sahibi olmak istediğine şahit oldunuz mu?
Cevap: Eminim istemiştir ve bence harika bir baba olurdu çünkü çok eğleniyordu. Çocuklarla arası iyiydi çünkü kendisi de bir çocuktu. Hemen onların seviyesine inerdi.

Zaten hiç büyümedi büyümeyi de sevmedi.

Soru: Cambridge veya başka bir yerde gitmeyi en sevdiği yer neresiydi?
Cevap: Çocukken babamızla Byron`un yüzmehavuzuna gitmeyi severdik Grantchester`da. Çok büyük bir havuz ve ormandı. Oraya çok sık giderdik. Ülkedeki her türlü sakin

yerden hoşlanırdı. Yılda bir gün Londraya gidip Harrods halinde alışveriş yapmayı severdi. Londrayı severdi çünkü o yoğunluğun içinde kaybolmayı severdi.

Soru: Hiçbir zaman yarattığı müziğe karşı bi gurur duydu mu? Yoksa çok mu eskiye aitti?
Cevap: Hayır onları hoşlandığı geçmişine ait bir eğlence gibi görürdü. Hiçbir zaman para için müzik yapmadı. Sadece kafasındakileri çaldı çünkü ondan hoşlanıyordu.

Hiçbir zaman yaptıklarıyla övünmedi böbürlenmedi. Ona göre çok doğal bi süreçti.

Soru: O zaman sanıyorum rock tarihindeki yeri aklından hiçbir zaman geçmedi.
Cevap: Kesinlikle hiçbir fikri yoktu. O neler olup bittiğini taa ki ölümüne dek hiçbir zaman anlayamadı.

Soru: Gerçi daha önce söylediniz yaptıklarının iyi amaçlar uğruna para toplamasından memnun oluyordu değil mi?
Cevap: Çok doğru, fakat bu o onun yapılması için çaba gösterdiği anlamına gelmesin. Çok iyi biriydi ve insanlara yardım anlamına gelecek herşeyden mutlu olurdu. Küçük

gruplarla çalarken çok memnundu halinden ve şarkılar söylerdi eğlenirdi. Ama Floyd yüzünden onunla tanışmaya çalışan kızları hiç anlayamadı.

Soru: İnsanlar onu kişiliğinden çok başarıları dolayısıyla tanımaya çalışıyorlardı.
Cevap: Evet bunu inanılmaz buluyordu. Çötü bir dünya değil mi? Sadece gitar çaldığı için insanlar onunla arkadaş olmak istiyordu, bunu hiç anlayamadı. Bu ilgiye rağmen

Cambridge`deki insanlara minnet duyuyorum ki onun bu özel hayatına geçtiğimiz yirmi otuz senede saygı duydular. Bir çok insanın onunla konuşmak istediğini biliyorum

ama çoğunluğu çok naziktiler ve onun bunu istememesine karşı saygı gösterdiler. Bundan dolayı onlara müteşekkirim. Çok fazla ilgi gösterilmesi onu rahatsız ediyordu.

Soru: Biz onun pozisyonu ve durumunun ona çok az şey ifade ettiğini konuştuk peki sizin için ne ifade ediyor?
Cevap: Bu zor bi soru. Eğer tamamen dürüst olmak gerekirse hiçbir şeyin yaşanmamış olmasını tercih ederdim. Onun mutlu bir hayatı olmasını örneğin resim yapmasını isterdim. Müzik dünyasına hiç girmemiş olmasını dilerdim. Belki şimdi öyle deildir ama çok zor bir dünya idi. Ama 60larda çok sayıda insan gruptaki elemanlara karşı iyi duygular beslemiyorlardı. Çok fazla köpek balığı vardı etrafta. Sanırım biz daha mutlu bir hayat yaşıyor olurduk eğer o camiaya girmeseydi.

The Syd Barrett Fund 2008 yılında kız kardeşi Rosemary Breen tarafından Escape Artists çalışmalarını desteklemek amacıyla kuruldu. Bu fon zihinsel sorunlular için daha iyi sanat çalışmaları yapılabilmesi amacıyla oluşturuldu.

Bu yazıyı okuyarak ve desteğinizi göstermek istiyorsanız, www.syd-barrett-trust.org.uk i tıklayarak oradan ‘Support the Fund ‘ ve ‘About the

Fund’ linkini tıklayınız.

Escape Artists sitesi www.escapeartists.co.uk.

pftn hakkında

PinkFloydTurk.Net admini, Floyd fanı, müziksever, eski ses mühendisi.

8 Eylül 2009 tarihinde Syd Barrett içinde yayınlandı ve , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 2 Yorum.

  1. Ali kuruüzüm

    Çeviri için çok teşekkürler.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: