Peter Gabriel; Yaratıcılıkta yeni bir rönesans bizi bekliyor!

Peter Gabriel ile müziğin geleceği üzerine “Yaratıcılıkta yeni bir rönesans bizi bekliyor!”

Johnny Evans (çeviren Okan DOĞU)

Dünyaca meşhur müzisyen, insan hakları savunucusu ve WOMAD dünya müzik festivalinin arkasındaki dinamo, Peter Gabriel albümlerinde yeni teknolojiler kullanarak kreatif sanatlarda ilerlemenin sağanabileceğini düşünenlerden. O gidişin kültürel rönesans`a neden olacağı inancında.

Müzik satışlarındaki düşüş, bir çok kişiye eğlence sektöründe yaratıcı sanatların ölümünü getireceğini düşündürüyor. Ödüllü şarkıcı/besteci Peter Gabriel`ise aksi görüşte. Yaratıcılığı yok etmek şöyle dursun, sanatçıları izleyicileriyle eskisinden çok daha etkin bir şekilde birbirine bağlayan internet ve teknolojinin yaratıcılığı körüklediği, patlattığı kanısında.

Gabriel`e göre müzik satışlarındaki düşüşe rağmen modern hayatın vazgeçilmez bir unsuru olarak kalacak. “Müzik ilaçtır. İnsanlar farklı tür müzikleri farklı durumlarda havalarını iyileştirmede hislerini düzeltmek için kullanır,” diyor.

Gabriel`in hayalci olduğunu söyleyemeyiz. PC`nin yaratıcılıkta kullanılabilen alet olduğu günden beri yeni teknolojiyle deneyler yapan biri.Kendine ait Real World Stüdyolarını tüm dünya müziklerinin batı dinleyicisine açılması için kullanıyor. Nusrat Fateh Ali Khan bunlardan sadece biri. 1993 yılında, Real World Multimedia şirketini kurarak, dünyanın ilk first interaktif CD-ROM’u, bir müzikal macera olan Xplora 1: Peter Gabriel’in Gizli Dünyasını satışa sundu. (Secret World isimli parçasından alıntı). Xplora, hayatı yollarda geçen bir müzisyenin yani Gabriel`in hayatıyla ilgili multimedyalar içeren bir gözlem gibiydi. O sıralarda Gabriel, çok başarılı olan albümü “US” vesilesiyle dünya turnesinde bulunuyor ve gittiği yerlerdeki batı aleminde bilinmeyen müzikleri inceleme fırsatı yakalıyordu.  CD-ROM`da kendi özel hayatına ait göndermeler de bulunuyordu.

Macintosh bilgisayarlarda yapılan ürünün daha sonra çıkan Windows versiyonu buglar içeriyordu. O dönem yaşanan Microsoft ile bilgisayar dünyasının güç çekişmesinin bedelini de bu vasıtayla yaratıcılar ve tüketiciler ödedi.

Teknolojik bariyerlere karşın Real World Media Xplora`nın ardından bir başka CD-ROM, EVE`i piyasaya sürdü. Konusu insan hayatındaki yalnızlık olan etkileyici, interaktif bir araştırmaydı. Müzikler tabi ki Gabriel`in albümlerinden alınmıştı.

Yeni teknoloji ve internet kaynaklarının klasik müzik üretim ve satışını ortadan kaldırdığını kabul eden Gabriel “Ancak çok sayıda harika imkanlar da doğrumuştur” diye ekliyor. “Daha önceleri hiçbir sanatçı kendine ait bir izleyici kitlesini plak şirketleri ve onların pazarlama departmanları olmadan böylesine kolayca oluşturamazdı. Aynı şekilde eskiden şimdi olduğu gibi tüm müzik çeşitlerine ve türlerine internetin imkan sağladığı ölçüde erişemezdiniz” diye de ekliyor.

Ancak Peter Gabriel sadece sözleri değil uygulamalarıyla da söylediklerini destekleyen birisi. 1999 yılında Amerikalı kolej öğrencisi Shawn Fanning orijinal Napster`i kurduğunda, Gabriel`de aynı zamanda dünyanın ilk yasal online download servisi On Demand Distribution (OD2)`yi kurdu. Gabriel 2004 yılında yaptığı açıklamada;”Ben OD2`yi dijital müzik dağıtımının geniş olanaklar sunan heyecan verici fırsatları nedeniyle Charles Grimsdale ile birlikte kurdum. Bir müzisyen olarak, tüm sanatçıların izleyicilerine bu yeni ve güçlü imkanı kullanabilmesi şansını kullanma hakkı olduğunu savunuyorum,” demişti.

Milyon`un üzerinde şarkıyı Avrupadaki farklı internet firmalarınca satan OD2, Finli telefon devi Nokia tarafından 2004 yılında 38.6 milyon dolara satın alındı. “Firmayı kurarken dijital müziğin müzik dağıtımında yeni bir mecra olacağı konusunda ikna oldum. Kısa sürede bu aşamaya gelmesi ise bana süpriz oldu,” diyor Gabriel.İnternet üzerinde yasal müzik satışının etkisi ise büyük oldu. İngiliz Fonogram Endüstrisi (BPI) yaptığı araştırmada satılan her parçanın %90`ının internet üzerinden olduğunu açıkladı. İnternet üzerinden albüm satışı ise yavaş bir artış gösteriyor. Plak şirketlerinin fiziksel albüm satışlarında yıllık toplamda gördükleri düşme ise devam ediyor.

Ancak internetteki dosya paylaşımının gösterdiği yan etki ise gençlerin her geçen gün yasal müzik alma alışkanlığının giderek azalması. Nadiren müzik satın alan bu yeni gençlikte artık bu alışkanlık kaybolmak üzere. Gençler müzikleri nereden olursa olsun herhangi birşey ödemeden ediniyorlar.

Firmalar, yarının tüketicilerinin bu durumundan rahatsızlar.Bazıları büyük firmaların müzik paylaşımcılarına karşı açtıkları savaşın yasal olmayan müzik download`ını politik hale dönüştüğüne inanıyor. Bu savaştan etkilenen gençler müzik hırsızlığını düzene karşı bir bir baş kaldırı olarak olarak düşünüyor. Fakat dosya paylaşımcıları sevdikleri sanatçıları ve şarkıları paylaşıyorlar.

“Bir çok genç yasal olarak müzik satın almasa da, genç ve yaşlı kuşaklardaki müzik kültürü ve cazibesi hiç bu kadar büyük olmamıştı” diyen sanatçı bunun internet sayesinde oluştuğunu söylüyor. “Müzik insanlar için artık bedava olması gereken bir eşya halini aldı ve bu fikir gidecek gibi de gözükmüyor.” “Endüstri firmaların satıştan daha çok turne ve sanat ve sanatçının ticareti olarak değişiyor” diye ekliyor Gabriel.

Prince yeni albümünü günlük İngiliz gazetesiyle birlikte verdiği zaman Londra`da 21 gece tam dolu salonda konser verebilmişti. Bruce Springsteen ve Paul McCartney de müziklerini bedava verenlerden. Nine Inch Nails`in lideri, Trent Reznor, müziklerini hayranları tarafından remix yapılabilinsin diye internete koyanlardan.

Araştırmaya devam eden Gabriel son olarak, reklamlı bedava müzik download servisi, We7`i kurdu. Buradaki mantık, şarkılardan önce kullanıcının yaş, bölge ve cinsiyet özelliklerine göre kısa bir reklamın dinlenmesi daha sonra parçanın bedava dinlenebilmesi esasına dayanıyor. Verilen ekstra bilgiler, tüketiciye daha uygun reklam ve reklamsız şarkılar olarak geri dönüyor.

Radyoda duyduklarından daha fazla reklam duymayacak olan dinleyiciler bu şekilde gittikçe azalan reklam ve gittikçe artan bedava müzik koleksiyonuna sahip olacaklar diyor. “Şuna inanıyorum ki” diyor Gabriel: “iyi filtrelenmiş reklamlar doğru dinleyiciye veya izleyiciye oldukça faydalı bilgiler verebilir. ”  Bu açıdan We7`da kullanıcılar kendi doğru ayarlarını yaptıklarında sistem onlara doğru ve aradıkları konularda reklamlar gönderirler.

Alışılmış müzik dağıtım kanalları bir boşluk yarattı. “Eskiden bazı insanlar gittikleri veya tanıdıkları dükkanlarda hiç bilmedikleri ve başka türlü haberdar olamayacakları  bir çok güzel müzikle tanışmışlardı. Şu an etrafımızda müzikal olarak çok seçenek var, dolayısıyla bizi heyecanlandıracak, şaşırtacak veya bize sevinç katacak yeni müzikleri bulabilmemiz için yeni araçlar üretmeliyiz.

Bu boşluğu doldurmak için Gabriel yeni bir servisin yatırımını yaptı, The Filter, bu program sizin digital müzik kataloğunuzu inceliyor ve sizin zevkinizi anlıyor. Bu yolla size seçtiğiniz parçalar üzerinden yeni seçenekler üretiyor.

İnsanların aradıkları veya istedikleri filmler, televizyon ve online literatür, önemli bir husus haline geldi. Sanatçılar bundan faydalanmalı. Kişiselleştirilmiş öneriler, onları izleyicileriyle direkt olarak kavuşturacaktır ki bu da popüler olmayan sanatlar için büyük bir fırsattır. “Bu filtreleme sistemi büyük marketleri tersine çevirip yaratıcılıkta bir rönesans yaratabilir veya yaratmalıdır, “ diyen Peter Gabriel, gelecekte üç aşamalı bir dijital medya erişiminden bahsetmekte; bedava, ödemeli ancak ekstra içerikli ve yüksek ücretli fiziksel ürün.

Daha sonra şu olabilir;”Bilgisayara konmuş küçük heykeller sanatçının eserlerinin kütüphanesini açabilir veya özellikle hayranlar için kişiye göre özelleştirilebilir hale getirilebilir, “diyor Gabriel.

Xplora 1 bu şekildeydi. Kullanıcı bulmacayı çözdükçe kilitli konser videoları ve daha fazlası gibi keşfedecek yeni bölümler açılıyordu. Bir sanatçı olarak, Gabriel deneylerine devam ediyor. “İnternette müziğimle yeni şeyler yapma ve araştırma konusunda çok heyecanlıyım. İnsanları parçalarımı yeniden mikslemeye davet ediyor yada kendime ait Full Moon klübünde tam ay olduğunda onlar için yeni şeyler deneyip, yaparak.“ 

Okan hakkında

PinkFloydTurk.Net admini, Floyd fanı, müziksever, eski ses mühendisi, yeni amatör astronom adayı.

23 Kasım 2007 tarihinde Prog Grupları, Rock & Prog içinde yayınlandı ve , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: