1973 – The Dark Side Of The Moon

1973 Mart’ında piyasaya sürüldü İngiltere Listelerinde: 2 Numara; ABD Listelerinde: 1 Numara oldu.
Hiç şüphesiz bütün albümler içinde en büyüğü budur. İstatistiklere bakılırsa, günün herhangi bir anında, gezegenin herhangi bir yerinde çalınıyor olabilir. İngiltere’deki her beş evden birinde de albümün bir kopyası vardır. Kayıt piyasaya sürüldüğünde bu, süitin ilk ortaya çıkışı değildi. Ilk olarak 1972 yılının başlarında “A Piece For Assorted Lunatics” adıyla çalındı. Ama “Money” sırasında ortaya çıkan bir güç kaybı nedeniyle birdenbire kesilmek zorunda kaldı. Albümün adı olan “Dark Side Of The Maan”, bilinçaltı için kullanılan gizemli bir sözdü. Ama 1971 yılının sonlarına doğru, Medicine Head; aynı adla bir albüm çıkardı. Böylelikle de planlanan bu adın yerine “Eclipse” konuldu. Medicine Head’in albümü ortadan kalktığında, Floyd bu adı yeniden kaymaya karar verdi ama onlar bile kendi yaptıkları bu yeni albüme hangi adı vereceklerinden emin değillerdi.

Albümün, ilk CD’sinin ön kapağında olduğu gibi asıl kopyalarında da adı “The Dark Side…” olarak yazıldı. Ama ilk ve son CD’lerin belkemiği olan daha sonraki kopyalardan “The” sözcüğü atıldı.

“Dark Side…”, sözlerinin tamamını Roger Waters’ın yazdıgı albümler zincirinin ilkiydi. Albüm kapağında şarkı sözlerinin yer aldıgı ilk Floyd albümü olması (aslında önceki albümlerin CDleri de şarkı sözleri eklenerek yeniden piyasaya sürülmüştür) Waters’ın anlatısının önemini vurgular. Delilik, yaşlanma, iş yaşamı ve ölümle ilgili herkesin aklını meşgul eden sorunlar şarkılar yapma düşüncesi grup üyelerinin aklına Mason’ın mutfağında yaptıkları bir toplantıda geldi.

Albümün kaydı 1972 yılında yapıldı ve ilk deneme Abbey Road’un çokkanallı yeni cihazlarında yapıldı. Albümün ses mühendisi Alan Parsons’tı ve haftada 35 pound alıyordu. Albümün kayıtları için yaptığı çalışmalar sonucunda bir Grammy adayı olduktan ve Pink Floyd’un ses düzenini yapmak için onlarla turnelere çıktıktan sonra, Gilmour’ı hayal kırıklığına uğratarak bütün kariyerini kendi yaptığı albümlerde Pink Floyd’un ses dalgalarıyla yarattığ1 manzaralara erişebilmek üzerine kurdu.

Grubun kariyerinin bu aşamasında bile Waters ile Gilmour arasındaki gerilim yükseliyordu. Son miksaj sırasında plak yapımcısı Chris Thomas ikisinin arasında hakemlik yapması için getirilmişti. En sonunda şöyle bir şey yapıldı; asıl vinilin iki yüzü arasında bulunan kesinti dışında, “Money”den önceki bütün parçalar birer geçişle birbirlerine bağlandı.

İngiltere’de yalnızca 2 numaraya ulaşıp, Amerika’da da yalnızca bir hafta boyunca 1 numarada kalabilmesine karşın albümün listelerde gösterdiği başarıya asla erişilemedi ve belki de asla erişilemeyecek. Arada gösterdiği düşüşler hesaba katıldığında bile 800 hafta bo yunca nerdeyse 15 yıldan fazla! Amerika listelerindeki ilk 200 albüm arasında yer aldı. (2011 Güncelleme: Albüm yeniden asıl listeye eklendi ve ara sıra düşmesine rağmen halen listede yer alarak 40. senesine ulaşacak gibi görünüyor)

Albümün saksofoncusu Dick Parry pek tanınmayan bir stüdyo müzisyeniydi ama grup üyeleri gibi Cambridge kökenli olduğu için tercih edilmişti. Parry çok da iyi bir seçim oldu ve önlerindeki iki yıl boyunca ve 1994 yılın daki turnelerinde onlara eşlik etti.
Clare Torry’nin unutulmaz vokal katkısından başka; geri vokaller tanınmış stüdyo şarkıcıları olan Liza Strike, Barry St. john, Leslie Duncan ve emektar gospel şarkıcısı Doris Troy tarafından yapıldı. Süitin albümden sonra çalındığı gösteriler sırasında gruba, The Blackberries olarak bilinen iki zenci kadın şarkıcı,Carlena Williams ve Vanetta Fields katıldılar. Grup süiti en azından 385 defa çaldı. 1975’teki Knebworth festivalinden sonraysa yaklaşık yirmi yıl boyunca çalınmadı.

Solo turnelerde “Speak To Me” ve “Any Colour You Like” dışında albümdeki bütün parçaları ya Gilmour ya da Waters söyledi. 1994’te ABD ve Avrupa’daki birkaç gösteri için Pink Floyd süiti yeniden gün ışığına çıkardı. Bunların sonucunda canlı kaydedilmiş bir albüm piyasaya sürülecekti.

Albümün kapağı rock tarihinde en iyi ve en çok bilinen kapaktır. Tasarımını Hipgnosis’in yaptığı ve George Hardie’nin çizdiği kapak bir yalınlık örneğidir. Hipgnosis gruba birkaç farklı tasarım gösterdi. Buluşma Thorgerson’a göre “yaklaşık üç saniye sürdü. Grup üyeleri tasarımların hepsine göz gezdirip. birbirlerine baktıktan sonra bir ağızdan “işte şurdaki” diyerek odayı terkettiler. Kapakta bilerek yapılmış iki hata vardır. Kapak resmine bakacak olursak normalde tayfta olmayan mor rengi görürüz. Ikinci hata, arka kapak
taki bir tartı tersine çeviren prizmadır. Bu fizik açısından imkansız bir olaydır ama kapaklar açılıp yan yana konulduğunda sürekli bir görüntü ya da mandala elde edilir ve bundan da albümün sergilendiği dükkanlarda yararlanılır.

Albümün vinil kopyaları ücretsiz iki çıkartma ve iki de posterle piyasaya sürüldü. Posterlerin bir tanesinde konserlerden fotoğraflar, ötekisinde de Gize’deki piramitlerin gece çekilmiş bir fotoğrafı vardı. Nedendir bilinmez Amerika’daki kopyalarda her ikisi de farklıdır. Japonya’daki kitapçıkta ise çok fazla şey vardır. Grup içinde her şeyin yer aldığı bir CD kutusu yapılmasını istedi ama EMI maddi olanaksızlıkları ile sürerek bu isteği geri çevirdi. Yirmi yıl sonra EMI yumuşadı ve dijital olarak yenilenen asıl bantın da kullanımıyla yapılan sayılı CD (EMI 7 81479 2). kutulanarak piyasaya sürüldü. Kutularda ayrıca yeni bir kitapçık, gözden geçirilmiş resimler ve beş tane de kart vardı. Bir yıl sonra bu yeni bant EMI’ın yeniden piyasaya sürdüğü albümlerden birisi oldu. Kısa bir süre sonra da albüm Pink Floyd’un ilk minidiski (EMI 8 29752 8) oldu.

Konuş Benimle  –  Speak To Me (Mason)
Rahatlatıcı kalp atışlarıyla başlayan. albümün girişindeki bu ses kolajı. süitin geri kalanı için bir üvertür gibidir. Içinde albümden alınan bazı sesler ve lakabı “Şapka Roger” olan bir turne menajerinin (Pink Floyd’un manajeri değildi) attığı delice kahkahalar ve konuşmaları vardır. Söylediği şeylerden birisi de ünlü “Uzun yıllardır deliyim” (I’ve been mad for fucking years) sözüdür ve grubun canlı olarak çaldığı gösterilerde çok fazla kullanılmıştır.

Roger Waters, o günden beri parçayı kendisinin planladığını, Mason’ın da yal nızca katkıda bulunduğunu (“Umma gumma” dışındaki tek solo katkısı) iddia etmektedir.
Albümde duyulan öteki insanların sesleri gibi “Şapka”nın söyledikleri de bir stüdyo çalışmasından alınmıştır. Bu çalışmada Waters, üzerlerine “en son ne zaman birisini yumrukladınız?” ya da “ölümle ilgili düşünceleriniz nelerdir” gibi sorular yazdığı kartonları insanlara gösterip, cevaplarını kaydetmişti. Çalışmaya katılanlardan bir tanesi de Paul Mc Cartney’di ama verdiği yanıtlar çok temkinli bulunduğu için kullanılmadı.

Nefes Al – Breath (In The Air) (Waters/Gilmour/Wright)
Bazen yenilenen CD’de olduğu gibi yalnızca “Breathe” olarak yazılan bu parçanın adıyla ilgili çok fazla sorun or taya çıkmıştır (“Shine On”da her iki adı da yazılmıştır). Daha uzun olan öteki adı belki de şarkıyı, Waters’ın 1970’te Ron Geesin’le birlikte kaydettiği “The Body” filminin müzikleri arasında yer alan “Breathe” adlı bir başka şarkıdan ayırmak içindir. Ilk satırları birbirinin aynıdır ve biraz hayal gücünüzü kullanırsanız hangisinin ötekine dönüşmüş olabileceğini bulmak çok kolaydır. Buna karşın ikinci kıtanın ilk satırı 1939 yılında “hit” olan bir şarkının adıdır. Şarkıyı The Crazy Gang’in The Little Dog Laughed adlı filminde Flanagan ve Alien söylemiştir.

Koşuda – On The Run (Gilmour/Waters)
Şarkının adı Waters’ın paranoyayı tanımlama biçimidir. Bu tema 1987’de verilen bir konserde bazı görüntülerle beslendi. Bunlar, yatağa bağlanmış bir adamın, gittikçe artan bir hızla hastane koridorlarında hareket edişinin ve bir piste açılan kapıdan fırlayıp havalanışının görüntüleridir. Konserin bu anında tele bağlı şişme bir yatak uçarak yere iner ve sahnede patlayıp alevler içinde kalır. Hem müzik hem de film o günden sonra Floyd’un canlı çaldığı parçalar arasında kullanıldı.
Parça büyük oranda bir VCS3 synthesi ser aracılığıyla yaratıldı. Waters “Live In Pompeii” filminde, Abbey Road’da parçanın eski bir versiyonunu çalarken görülür. Parçanın sonundaki ayak sesleri nin sorumlusunun ses mühendisi Alan Parsons olduğu söylenir.

Zaman – Time (Mason/Waters/Wright/Gilmour)
Saat çanlarının yarattığı kakafonisiyle ünlü bu parça Parsons tarafından EMI için quadrophonic bir deneme bantı olarak kaydedilmişti. Hifi cihazların de nenmesi ve karşılaştırılması sırasında çok işe yaradı.

Saatler Waters’ın yaşlan mayla ilgili endişelerini 28 yaşında yazdığı düşünülürse dikkate değerdir ve yaşamın ellerinden kayıp gitmesin den duyduğu korkuyu böylesine büyük bir başarıya ulaşmak üzere olan birisi için gerçekten de garip bir durum gösterir. Gilmour ve Wright şarkıyı aralarında paylaşmıştır.

Gilmour’ın gitar solosu eşsizdir ve tüm zamanlar içerisinde bir Gilmour klasiği olarak yerini alır.
Waters’ın “umutsuzluk içinde sesizce dolaşıp durmanın” “İngilizlere özgü” olduğunu söylediği sözler Amerikalı Henry David Thoreau’nun 1854’te yazdığı “Walden” adlı otobiyografik eserinden alınmıştır.
Amerika’da piyasaya sürülen bir 45’lik te. Mason’ın açılıştaki ‘Rototom’ları parçanın sonunda tekrarlanır.

Gökyüzündeki Büyük Konser – The Greatest Gig In The Sky (Wright)
Şüphesiz bu, ölüm üzerine yapılmış en çekici şarkıdır. Alan Parsons’ın önerisi üzerine Clare Torry, parçanın o kederli ve çok da güzel vokallerin kaydından yapılan bir derlemedir. Stüdyoda kendine ait olan kısmı doğaçlama olarak söylediyse de, Torry’ye bestecilere verilmesi gereken ücret ödenmedi. Şimdi bile pek çok insan bu ücreti hakettiğini düşünmektedir. Aldığı ücret standart ücretin iki katıydı yalnızca 30 pound! (Güncelleme: 2000li yıllarda Torry Plak şirketini mahkemeye vererek besteci olarak da hakkını elde etmeyi sağladı.)
Açıkçası Torry bu duruma pek içerIemişe benzemiyor. Çünkü hem 1987’de Roger Waters’ın Londrdaki gösterileri için, hem de 1990’da Knebworth’te Pink Floyd’la birlikte sahnede aynı vokalleri tekrarladı. Parça Neurofen adlı bir ağrı kesicinin televizyon reklamı için kullanıldığında Torry daha fazla para aldı. Böylelikle bir televizyon reklamında kullanılmasına izin verilen ilk Floyd parçası bu oldu. Wright’tan izin aldıktan sonra (ne de olsa şarkının bestecisi olarak evet ya da hayır demek onun elindeydi) ilgili reklam şirketi, parçanın aslını stüdyo müzisyenleriyle bir likte yeniden söylemesi için Torry’yi işe aldı. Reklamın her gösterilişinde de ona bir tekrar ücreti ödendi.
Parçanın canlı olarak çalınan ve ‘The Mortality Sequence’ olarak bilinen versiyonları gerçekten dehşet vericiydi. İçinde, bir gazeteci ve aynı zamanda da ahlaki vaazlar veren bir adam olan Malcolm Muggeridge’in yaptığı bir konuşma ve klavye eşliğinde incil’den okuduğu bölümlerin kaydı da yer alıyordu.

Para – Money (Waters)
Bu parçadaki hoparlörleri yerinden oynatan, ritmik kasa sesleri albümün en çok bilinen şarkısını müjdeler. Bu sesler, asıl kayıt dikkatlice işaretlenip, her biri 2,5 cm’lik parçalara ayrıldıktan sonra, parçaların stüdyo zemini üzerinde özenle yeniden biraraya getirilmesiyle elde edildi. Bu şekilde pek çok kasa ve bozuk paradan doğru vuruşlarda ses çıkartıldı. Eğer grubun modern bir sampleri ve zaman ayarlayıcısı olsaydı bu iş birkaç dakika içersinde bitebilirdi. Parry saldırgan saksafon partisyonunu büyük bir ustalıkla çaldı.
“Money”nin gözden geçirilmiş bir versiyonu ABD’de 45’lik olarak piyasaya sürüldü. :İngiltere’de yalnızca “Rock Legends” adlı vinil bir derlemede piyasaya sürüImesi de eşine az rastlanır bir durumdu. 45’liğin listelerde gösterdiği başarı 13 numaraya kadar çıktı grubun kaderini sonsuza dek değiştirdi. Aynı zamanda dinleyici kitlesini de değiştirdi. Bir daha asla, hayranlarının çığlıkları ve haykırışlarıyla boğulmayan sessiz pasajlar çalamadılar.
Grubun tarihinde en çok çalınan parça budur. 1977 yılındaki “Animals” turnesi boyunca bis parçası oldu. Hem Gilmour’ın hem de Waters’ın solo turnelerin de ve Pink Floyd’un sonraki bütün konserlerinde çalındı. Gilmour parçayı bu güne kadar 980’den fazla konserde çaldı. 1987 yılında Waters bir 45’Iiğin B yüzü için parçanın sözdecanlı bir yorumunu yaptı. 1992’nin Temmuz ayında Nicky Home’un Radio One’daki programına katıldığında Gilmour, Waters’ın bu parça için yaptığı, asıl demo kayıdın bir bölümünün yayınlanmasına izin verdi. Demoda Waters, akustik gitar eşliğin de kendi kendine şarkı söylemektedir.

Biz ve Onlar – Us And Them (Waters/Wright)
Wright bu şarkının melodisini aslında “Zabriskie Point” filminde kullanılacak olan basit bir piyano parçası olması için bestelemişti. O zamanki adı “The Violent Sequence”dı. “Dark Side…”dan önce yalnızca bir defa, 1970 yılında her zamanki aletleri olmadan yapmak zorun da kaldıkları bir gösteride çalındı. O zamanlar parça 21 dakika sürüyordu.

Aslında farklı olarak bu versiyona Parry’nin, “Money”deki keskin tarzını bırakıp, daha kaygısız bir havada çaldıklarında Waters söylüyordu ama albümde söyleyen Gilmour oldu. Daha kızgın olan ikinci ve son kıtaları ne tuhaftır ki Wright söyler. Savaş ve hiyerarşi karşıtı sözlere “The Wall”da da rastlanır.

1977 turnesinde ara sıra bis olarak çalınan “Us And Them” Pink Floyd’un “Waterssonrası” konserlerinde düzenli olarak çalındı.
Saksofon solosu çok farklı bir biçimde miks edildikten sonra, eski bir stüdyo versiyonunun korsan kaydı yapıldı.

Herhangi Bir Renk – Any Colour You Like (Gilmour/Mason/Wright)
İster inanın ister inanmayın, bir synthesiser ve gitar çatışması olan bu enstrumental parça ‘öteki üçlünün’, Waters olmadan, üstelik de o hala gruptayken yaptığı tek parçadır. Şarkının adı, dün yanın seri üretimi yapılan ilk arabası olan Ford Model T’nin sık sık yanlış aktarılan reklamından alınmadır.

Beyin Hasarı (Akla Zarar) – Brain Damage (Waters)
Waters albümde yalnızca, albümün adı na en yakın parça olan bu şarkıyı (için de ayın öteki yüzü sözleri geçen tek şarkı budur) ve bundan sonraki şarkıyı söyler. Waters’ın ’84 ve ’87deki solo turnelerinde bis olarak çalı nmaarı dadahil bu ikisi her zaman bir çift olarak çalınmıştır. Uve At Pompeii’de Waters vokallerini yeni tamamladığı bir bantın üstüne bas kaydını yaparken görülür. Daha sonra Gilmour bunların üstüne gitar eklerken görülür. 1972’de piyasa ya sürülen bir versiyon ’60 sonrası Pink Floyd’unun, gün ışığına çıkarılan az sayı daki “outtake”lerinden (beğenilmeyip kayıttan çıkarılan kısımlar) birisidir.

Tutulma – Eclipse (Waters)
“Eclipse”de Waters’ın en çok sevdiği yazma tekniklerinden birisi görülür ne zaman aklın karıştı bir liste yaz. Bu “listemanyaklığı” Pink Floyd’la birlikte daha sonra yaptığı albümlerde olduğu gibi, solo çalışmalarının bazılarında görülür. Canlı olarak yapılan birkaç gösteriden sonra, grup süitin bir şekilde bir sona ihtiyacı olduğu farkedene kadar şarkının sözleri yazılmamıştı.
Albüm bir kere daha kalp atışlarıyla ve ardından “Ayın karanlık yüzü yoktur aslına bakarsanız her tarafı karanlıktır”(There is no dar k side of the moon matter of fack, it’s all dark) diyen neşeli sesiyle kapanır.
Albüm gerçekten burada biter mi? 90’lı yılların başından başlayıp iki yıl süreyle, bağımsız Pink Floyd ve Roger Waters dergisi olan The Amazing Pudding’de, son kalp atışlarından sonra duyulan bis parça müzikle ilgili tartışmalar yer aldı. Bazıları bunun okurların çarpık hayal güçlerinin bir uydurması olduğunu iddia etti. Ama yenilenen CD’ler çalınırken ses sonuna kadar açıldığında Driscoll’un konuşmasından sonra sanki bir yaylı çalgılar orkestrası “Ticket To Ride”ı çalıyormuş gibi sesler duyuluyordu. Önceden Ingiltere’de piyasaya sürülen CD’lerde olmadığı gibi öteki kopyalarda da böyle bir şey yoktu. Ama “’41 “de fıslltıyla konuşulan bir ses duyuluyordu. Bu ses, bir Floyd şakasından ya da kayıt sırasında araya giren birisinden kaynaklanabileceği gibi, elden düşme bir bantın kullanılmasından ya da yandaki stüdyoda çalınanların kaydedilmesinden de kaynaklanıyor olabilirdi. Ama bu iddiaların hiçbiri olası görünmemektedir.

pftn hakkında

PinkFloydTurk.Net admini, Floyd fanı, müziksever, eski ses mühendisi.

28 Ekim 2007 tarihinde Albümleri, Roger Waters Dönemi, Stüdyo Albümleri içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: