Avustralyalı Pink Floyd Konseri İzlenimleri

Arkadaşımız Ozan Keskin her zaman olduğu gibi Avrupadaki konserlerde gözümüz kulağımız olmaya devam ediyor. Bu kez de 15 Nisan gecesi Londra`nın ünlü Royal Albert Hall salonunda dünyanın en iyi Pink Floyd tribute grubu kabul edilen Australian Pink Floyd Show konserini sizler için yorumladı. 

Su anda en iyi Pink Floyd tribute grubu sayılan ( hatta kimilerine göre en dunyanın en iyi tribute grubu) olan Australian Pink Floyd Show için son derece motive durumdaydım. Ingilterenin dolayisiyla Avrupanın en prestisli music hall´larinin baslarinda yer alan Royal Albert Hall´ a Londrada yasayan bir arkadasimla beraber konser baslamadan yarim saat oncesinde vardik. Burası gercekten son derece ihtisamlı bir salon, zaten RAH ´da konser verebilmek her babayiğidin harci degil. Nitekim şimdiye kadar burada yer alabilen tek tribute grubun APF oldugunu ogrendim. Ustelik bizim geldigimiz gece ayni mekanda 2.konserleri. Bir gece onceki konser tamamen sold-out idi.

Sahne konstruksiyonu aynı Pulse’daki gibi yarim daireydi – tabi daha kucugu- ve sahnenin ortasına asili PF konserlerinin trade mark´larından dairesel ekran ” Mr.Screen” uzerinde grubun internet sitesi adresi aussiefloyd.com yaziliydi. Konserin başlama saati olan 20:00´a 10 dakika vardi ama hala birsürü İngiliz hall´un barinda bira goturuyordu ama 5 dakika kala bir anda herkes yerlerini almaya basladı. Bizim memlekette maalesef sık rastladigimiz “ben sanatçı ciktiktan sonra ancak yerime gelirim arkadaş” şeklinde assolist izleyici muhabbeti yaşanamadı nihayetinde !

Konser flyer´larında “Tour 2008-Best of The Wall” yazıyordu. Daha onceki turnelerinde DSOTM, Wish you were here ve Animals komple calınmışken bu konserde The Wall “dan calınan parcalar 10 civarındaydi sanirim, tabi bunda sebep double albüm olmasi ve tamamının icrası için orkestra gerekliligi olsa gerek. Dolayisiyla setlist’in daha cok Best of Pink Floyd seklinde oldugunu soyleyemek mumkun. Time , Money, One of these days, Learning to fy, Shine On, Keep Talking, Pigs.. hepsi calındı.

3 sene evvel ilk Australian Pink Floyd konserime gitmistim, yine tam bu vakitler ama bence 3 sene sonra her açidan kendilerini asmis durumda olduklarıni soyleyebilirim ( genel performans ve grup içi uyum, virtiözite, ışık showları, ses kalitesi vb). Ozetle tek denilelebilecek sey, daha iyisi gerceğidir !. En önemli artılardan biri Ian Cattell adinda yeni bir vokalistin kendilerine eslik etmesi olmuş. Zira onceden Waters’ın vokallerini tamamen grubun basgitaristi Colin Wilson ustleniyordu ki bence vasattı. Bu konserde sadece tek bir parcada ( Set the Controls..) lead vocal ustlendi. Onun yerini alan Ian Cattell’in performansı ise gercekten harikaydi. Daha cok Roger Waters partisyonlarini soylemekle beraber genelde iki gitarist (Damian Darlington ve Steve Mac) arasında paylasılmış olan Gilmour vokallerine 3 . vokalist olarak katıldigi oldu. ( Ör: Goodbye Blue Sky). Nobody Home’u The Wall filmindeki sahneden uyarlanmis olarak gece lambasi altinda koltukta oturarak seslendiren Cattell resmen Roger Waters ‘tan farksiz yorumladi ve cok yogun alkis aldi. Gercekten super bir keşif olmuş.

Gitar performansı acısından her iki gitarist de tekniklerini inanilmaz gelistirmişler ve Gilmour’dan ayırt etmek cok güçleşmis bence. Gilmour´un kendisi fark eder muhtemelen :)) En iyi test de konserde çalinan Comfortably Numb ve Young Lust oldugunu farz edersek, her iki parcanın da Gilmour benzerliği acısından icrasına10 uzerinden 10 verebilirim rahatlikla. Hele Comfortably Numb resmen ruya gıbiydi.

Time’dan hemen sonra gelen The Great Gig In The Sky. 4 bayan back vokallerden 2 si kaldı sahnede. Aman allahım o ne yorumdu oyle ! Resmen tuylerim diken diken oldu, hatta gozlerimden yaş boşandıgını hissettim. Kesinlikle Gilmour + Waters’ın gecen seneki solo konserlerindeki vokalistlerin performanlarindan kat kat ustundu. Yine aynı şekilde dahi iyisi Clare Torry’dir diyebilirim. Parca bitiminde butun Royal Albert Hall dakikalarca ayakta alkışladı 2 bayan vokalisti.

One of these Days’ın bas ritimleri baslayınca de birkac saniye içinde dev bir kanguru şisti sahnede. Sarkı bitiminde de o hızla söndu. Parçadan sonra antrakt verildi. Biz de o sırada gozume kestirdiğim daha merkezi bir lokasyona gectik. Yaklasık 20 dk sonra konserin 2. yarisi giderek artan bas tonlarda Shine On you basladı. Yine harika performans.

Showlarında aradabir Avustralya’lıların meshur matrak yonlerini de vurgulamayi ihmal etmedi Aussie Floydlar. Mesela arka plandaki video goruntulerin cogunda sevimli kanguru kullanılmasi veya Wish you were başındaki radyo kanalı arama efektleri sirasinda Avustralyalı grup Men at Work’un “Down Under” parcası cıkması gibi..

Artik konserin yarısında grubun nasil bu kadar iyi performans sergilemekte olduklarina ve müzikal ve görsel açıdan her detayı nasıl uygulayabildiklerine şaşirmaktan vazgectim, kendimi resmen “hakiki” PF izliyormus gibi farz etmeye basladım. Ses kalitesi de gercekten üstündü ; son derece güçlü ama kesinlikle sağır edici degildi..

Şarkı aralarından birinde yer gosteren bayanlardan biri yanima geldi ve foto cekmememi istedi. Oysa bir suru kisi cekiyordu ama en ulasabilecegı yerde ben oldugumdam bana soylemeyi uygun gordu herhalde. Ben de kendisine şimdiye kadar gittigim düzinelerce konserlerin hepsinde kendi albümüm için fotograf cektiğimi, bu konserinde bir istisna olamayacagini, anlayis gostermesini rica ettim. Bir- iki homurdandı ama sonrada bir daha gelmedi zaten.

Ve tabi PF konserlerinin olmazsa olmaz encore’u “Run like Hell” ayni Pulse ve Delicate deki lazer efektleriyle basladı.(yaklasık 30’ar saniyelik 2 kısa goruntü cektim). Parcanın girisinde Ian Cattel aynı The Wall konserlerindeki R. Waters girişi gibi “Is there anyone in the audiance who is weak? This one is for you” diye çığlıklar attı. Konser filmini seyretmemis olan arkadasım haliyle “Ne diyo bu herif yahu” diye sordu.

Özetle benim gibi gercek bir PF konseri izleyememis olanlara “ah ah , tribute boyleyse gercegi nasıl olurdu kimbilir” diye buruk bir his veren, daha once seyretmis olanlara ise cok güzel bir nostalji yarattiğına emin oldugum, buyuleyici bir konserdi. Hatta simdiye kadar gittigim butun konserler arasında top 5 taki yerini aldi.

Ozan Keskin

Konsere ait resimleri http:www.pinkfloydturk.net/forum (kapandı) sayfamıza koyacağım.

pftn hakkında

PinkFloydTurk.Net admini, Floyd fanı, müziksever, eski ses mühendisi.

21 Ağustos 2007 tarihinde Pink Floyd Klasörü içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: