Roger Waters 3 Mayıs 2007 Paris

Waters`in 3 MayIs 2007 Paris Konser İzlenİmleri (Ozan Keskin)

Bu Roger Waters`in 2002 “In The Flesh”, “2006 Berlin”, “Magny-Cours” ve İstanbul konserlerinden sonra izleyecegim 5. ve bir dahaki turnesine kadar son konseri olacagindan oldukca heyacanliydim. Ancak geçen seneki Formula- 1 organizayonu ile beraber yapılan “Magny Cours” felaketinden sonra konserin Parisde olacağından daha rahatim. (Ozan o konserlerde büyük bir organizasyon bozukluğu ve trafik sorunu yaşamıştı) Ancak o ne ? Paris girişinde trafik iptal, milim milim gidiyoruz; “Ayvayi yedik, bu ne talih 2 keredir Waters konserlerinde trafik kurbanı oluyorum” diye ağlayacak durumda iken, sonunda daha fazla risk almamaya karar verip tabana kuvvet gitmeye karar verdim. Arabayi uzakça bir yere park ettikten sonra, yarı hızlı yürüme yarı koşma şeklinde Bercy`e ulaşabildim. Ancak konserin normal başlama saati olan 20.30. 20 dk kadar geçmişti ama kardeşim, başka gruplar en az bir saat sonra çikar, Roger yine dakik çikmiş. Ben içeri girerken ilk parça olan” In The Flesh” bitmek üzereydi.

Tam orta kısmından tahminimce güzel bir pozisyonu olan bir yerden biletimi aldım sanıyordum ama yer gösteren kız ne hikmetse bir türlü yeri bulamıyordu en öne kadar 3 kez gittik; kız bir tane boşluk bulsa beni kesin oturtacaktı en önlere ama ne mümkün! Sonra bana en ön tarafın kenarında bekleyin sarki bitene kadar dedi. O sıralarda konser “Motherın ortalarına gelmişti. Roger sanki bana bir kötü bakiş attiğini hissettim lan p..venk bir oturamadin..  gibisinden ama bahaneyle en önde Rogerdan bir kaç metre ötede şarkıyı izleme şansim oldu. Kız geldi sonunda buldum dedi böylece  Set the controls.. dan itibaren yerimden izledim. Tabi biraz daha gerilerden ama yinede oldukça merkezi bir yerdi.

Konser öncesi üzerinde çalıştiği albümlerden birşeyler çitlatırmı diye düsünüyordum ancak setlist geçen senekilerle birebir ayniydi. Tabi şikayetci olmak mümkün değil ama yine de insan biraz sürpiz istiyor.

Have a Cigar çalınırken Nick Mason`un kitabında yazdıkları aklıma geldi. Onun dedigine göre, albüm kayıtları sırasında Roger, bu parçayı kendisinin söylemesi gerektinde uzun süre ısrar etmiş ama diğerleri, başta Gilmour olmak üzere, Roy Harperìn yorumunun çok daha başarılı olduğu konusunda baskın çıkmışlar. Bence de isabetli olmuş zira çok başarılı olmadiği gibi lip-sync yaptığı en bariz olan şarkılardan.

“Leaving Beirut” başında Waters yine When I was 17, I travelled to Middle East hikayesini anlatti. Herhalde diğer grup üyelerine de 2 senedir aynı hikayeyi dinlemekten gına gelmiştir. Bana 4. kerede geldi biraz valla ! . Amerikaya bariz garezi olan Fransizlardan en büyük alkışı sanki bu parça aldı gibime geldi. Bu şarkıyı dinlerken bu ayki İngiliz Uncut dergisinde okuduğum ropörtajinda Waters`n söyledikleri aklıma geldi. Bu turnenin Amerika ayağından sonra bazı dinleyicilerden tepki aldığını hatta bir çiftin ona uzun bir mektup döşeyip Biz buraya eğlenmeye geldik ülkemize ve başkanımıza küfür etmeni dinlemek için değil, ayrica sen Amerikalı bile değilsin , ne hakla… gibisinden. O da bu mentaliteye şaştığını anlatıyordu söyleşisinde.

Bu arada etrafta epey bir kamera ile çekim yapıldığını gördüm acaba bir dvd olabilir mi artık bekleyip göreceğiz. Zira genel olarak bir çok müzisyen Paris konserlerini dvd olarak yayınlamayı seviyor gözlemime göre.

Volume sanki bana gecen seneki açık hava konserlerine göre daha biraz daha düşük geldi. Özellikle “Magny Cours” dakine göre kesin. Zira orada ses gerçekten inanılmazdı. Ancak bu konserde dev ekran + 2 ekrandaki görseller ve ışık düzeni çok daha belirgindi ve biraz daha zenginleştirilmişti. Perfect Sense`deki bence komik olan şişme astronot`n yaninda Sheep başladığında dev şişme domuz bütün arena da gezindi.

İkinci yarı dev ekranda giderek büyüyen dolunay görüntüsü ile DSOTM başladi. Great Gig.. de vokalistlerden sanırım Carole u ismi, bence Clare Torry den sonra en harika performansa sahip yorumcu oldugunu düsünüyorum bu parçayi seslendiren.

Jon Carin`e “Us and Them” de gayet iyiydi. Son 20 senedir hem Roger Waters ile hem de Pink Floyd ve David Gilmour ile çalan Jon Carin herhalde herkesin içini dışını biliyordur. Bazen Gilmour Waters, Waters Gilmour çekiştiriyormudur diye düşünmüşümdür hep .!! Geçen seneki Gilmour`n iptal olan Venedik konserleri sonrası, Fırat ile beraber uzun hafiyelik maceramız sonrasi kaldıkları oteli bulmamızın akabinde koskoca Gilmour yanimiza kadar gelip bizimle yarim saat konuşmuşken, Jon Carin 2 kere tüymüstü yanimizdan. O zamandan beri biraz gicigim var kendisine !

Sonlara doğru görsel olarak en büyük sürpriz arenanin tepesinde asili olan ve o dakikaya kadar karanlıkta olduğu için gözükmeyen dev üçgen prizmanin işiklarla beraber dönmeye başlamasi ve tam ortasindan giren bir lazerin öbür tarafindan inanilmaz renklerle çikması birebir albüm kapağının enfes bir canlandırmasını yaşattı.

Encore`larda artik biraz kaşarlandiğimdan öne doğru koştum ve son 4 parçayı oradan izledim ve çok keyifli oldu.

Gerçekten süper bir konserdi diyebilirim hiçbir teknik aksaklik yaşanmadı, “Bercy” zaten çok iyi bir salon, eh artık en azından 2008 için hem Gilmour hem Waters cephesinde turne adına bir şey olmayacağı kesin olduğundan biraz hüzünle ama büyük bir tatmin ile ayrıldım.

Konserden resimleri PinkFloydTurk.Net Picasa Resim Galerisi`de bulabilirsiniz.

Ozan Keskin`e teşekkürlerimizle.

pftn hakkında

PinkFloydTurk.Net admini, Floyd fanı, müziksever, eski ses mühendisi.

21 Ağustos 2006 tarihinde Roger Waters içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: